T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2762 KARAR NO : 2025/3023 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/01/2019 NUMARASI : 2018/129 E - 2019/79 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2762 KARAR NO : 2025/3023 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/01/2019 NUMARASI : 2018/129 E - 2019/79 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı borçlu ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmeyle davalıya ... abonelik numarasıyla elektrik kullandırıldığını ancak davalının ödemelerini tam ve zamanında yapmaması nedeniyle borçlu durumda bulunduğunu, bunun üzerine İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasıyla haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını davalının itirazda bulunması nedeniyle takibi durdurulduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı hakkında asıl alacağın 21.589,07-TL olduğu belirtilerek 52.345,79-TL tutarında icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın müvekkili hakkında başlattığı icra takibindeki asıl alacak tutarının gerçeği yansıtmadığını, söz konusu icra takibine dayanak faturalara yansıtılan tutarlarla müvekkilin elektrik kullanımı arasında büyük eşitsizliğin bulunduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davanın itirazın iptali davası olduğu, davalının icra dosyasına süresi dahilinde usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunduğu görülmüş, dava dilekçesi ekinde sunulan evrak ve sözleşme suretleri incelendiğinde taraflar arasında akdedilmiş olan yazılı bir sözleşme bulunmadığı, bunun yanında davalının kira sözleşme sureti ibraz edilmekle birlikte mecurda kiracı sıfatını haiz olduğu anlaşıldığı, bu surette davalının adres kaydı itibariyle HMK 6. maddesince mahkememizin (İİK 50. maddesince icra dairesinin) genel yetkili icra dairesi olmadığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmamakla da HMK 10. ve TBK 89. maddesi kapsamında borcun ifa edileceği yerin alacaklının ikametgahında ifa edilebileceği kuralının işletilemeyeceği takdir olunmakla takibin yetkisiz yer icra müdürlüğünde başlatıldığından davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu faturalar bakımından abonelik sözleşmesi BEDAŞ döneminde yapılmış olmakla birlikte bu alacaklar sözleşme hükümleri gereği davacı şirkete devredildiğinden davanın davacısı ve icra dosyasının alacaklısının ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş,, olduğu Mahkemece tesis edilen gerekçeli kararda icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı kararının isabetsiz olduğu, taraflar arasında elektrik aboneliği sözleşmesi tanzim ve imza edildiği, sözleşmenin ifa edileceği yer Mahkemesi para borçlarında sözleşmenin ifa edileceği yer alacaklının yerleşim yeri olduğu, davacı Şirket'in Davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri "Hürriyet Mh. Abide-i Hürriyet Cd. ... Kağıthane İstanbul" olduğundan sözleşmenin ifa edileceği yer Mahkemeleri olan İstanbul Adliyesi Mahkemelerinin somut dava bakımından yetkili şeklindeki olduğu istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul 14.İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasında 21.589,07-TL asıl alacak, 26.065,02-TL faiz ve faizin KDV tutarı 4.691,70-TL olmak üzere toplamda 52.345,79- TL'nin tahsili için ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Davalı tarafın takibe ilişkin yapmış olduğu borca itiraz ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itiraz ettiği görülmüş; yetkili icra dairesinin davalının adresinin bulunduğu, Küçükçekmece İcra Dairesi olduğunu belirtmiştir. UYAP sistemi üzerinden yapılan sorguda davalı ... Plastik İnş. Yapı Malz. San. Tic. Ltd. Şti'nin sicilden terkin edildiği görülmüştür. Bu itibarla, elde ki davada öncelikli olarak taraf teşkili incelenmelidir. Davada husumet ve sıfat kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılamaz, hüküm verilemez.Şirketlere ait alacağın veya borcun varlığı ya da malvarlığı ile ilgili olmasa da taraf sıfatını gerektiren, devam eden hukukî ilişkilerinin söz konusu olduğu hâllerde ticaret sicilinden silinme şirketin gerçekten ve kesin olarak ortadan kalkmış olması sonucunu doğurmaz; bu hukukî ilişkilerin sonlandırılabilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin devamının sağlanması gerekir.Bu sebeplerle ,davacı tarafa sicilden terkin edilen davalı şirketin ihyası için dava açması hususunda süre ve gerektiğinde yetki verilerek dava sonucunun beklenmesi,şirketin ihyası kesinleşmiş karar ile sağlandığı takdirde,mahkemece gerekçeli kararın davalı şirkete usulüne uygun şekilde tebliğinin sağlanarak,kararın istinaf edilmesi halinde gerekli usuli işlemlerin tamamlanması ile istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine yönelik kanaat oluşmuştur.İcra dairesinin yetkisine ilişkin istinaf sebebi incelendiğinde;Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mah- kemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. İtirazın iptali da- vasının görülebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış, geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada, geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde, bu itiraz usulünce incelenerek sonuç- landırılmadığı sürece, açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı açıktır. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. (Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-1520 Esas- 2014/524 Karar nolu ilamı ve Yargıtay 3.HD 2017/1129 E., 2018/11651 K. Kararları da bu yöndedir.)6100 sayılı HMK'nun "Yetki itirazının ileri sürülmesi " başlıklı 19.maddesinde;"MADDE 19- (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.(2)Yetkinin kesin olmadığı davalarda,yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir.Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki iti- razında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." hükmüne yer verilmiş olup icra daire- sindeki yetki yönünden de bu hüküm kıyasen uygulanacaktır.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Usulüne uygun bu itiraz dilekçesi ile davalı borçlu yetkili icra dairesinin yerleşim yerinin tabi olduğu Küçükçekmece İcra Müdürlükleri olduğunu öne sürmektedir. Takip talebine göre davalı/borçlunun ... Plastik Ltd. Şti. Olduğu yerleşim yerinin Küçükçekmece/İstanbul olduğu anlaşılmaktadır. Davacı alacaklının yerleşim yeri ise dosya kapsamına göre Kağıthane -İstanbuldur.İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi İİK 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirlenecektir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki "yerleşim yeri" icra dairesidir. Aynı Kanunun 10.maddesine göre ise sözleşmeden doğan takiplerde, "sözleşmenin ifa edileceği yer" icra dairesi de yetkilidir. Bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Takip davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili icra daire- sinde açılabilir. Takibin konusu para borcu olduğunda ise, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 89. maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. Somut olayda dosyanın incelenmesi neticesinde; dava dilekçesi ekindeki mevcut ... abone numarasına ait Güneşli mah., Mahmutbey cd., ... adresine ait bulunan abonelik sözleşmesinin davanın tarafları arasında yapılan bir sözleşme olmadığı, abone bilgisinin .... ait olduğu, ancak ekteki müşteri bilgilerini içerir belgede ise abone bilgilerinin davacı ... PLASTİK'e ait olduğu, sözleşme numarasının 6366006, tesisat numarasının ..., ades bilgisinin ise Tevfikbey Mah., Emrullah Efendi Cad., Akaylar Sitesi, ..., Küçükçekmece/İstanbul olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacı ile davalı taraf arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı tespit edilememiş olup mahkemece öncelikle sözleşmenin var olup olmadığı araştırılarak yetki hususunun yeniden incelenmesi ve yetkili icra dairesi ve mahkemenin bu şartlarda tespitinin yapılması gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/11/2025