Başvurucu, 2007 yılında katıldığı Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sonuç belgesindeki bilgi ve puanların yeniden değerlendirilmesi yolunda yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın makul sürede sonuçlandırılmadığını ileri sürerek Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, 2007 yılında katıldığı Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sonuç belgesindeki bilgi ve puanların yeniden değerlendirilmesi yolunda yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın makul sürede sonuçlandırılmadığını ileri sürerek Anayasa’nın maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 11/9/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 19/2/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 6/3/2014 tarihinde yapılan toplantıda kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığınca 1/4/2014 tarihli yazı ile benzer şikâyetlere ilişkin başvurularda sunulan görüşlere atıf yapılarak ayrıca görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, öğretmen kadrolarına yapılacak atamalar için 30/6/2007-1/7/2007 tarihleri arasında düzenlenen KPSS’ye katılmıştır. Sınav sonuç belgesine göre kendisinin tahmini olarak hesapladığı puandan daha düşük bir puan alan başvurucu, 22/8/2007 tarihinde Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurarak sınav sonucunun yeniden değerlendirilmesi ve hatanın giderilmesi talebinde bulunmuştur. Başvurucunun anılan talebi, herhangi bir hata olmadığı belirtilerek 11/9/2007 tarihli işlemle reddedilmiştir. Başvurucunun söz konusu işlemin iptali istemiyle açtığı dava, Ankara İdare Mahkemesinin 26/12/2008 tarih ve E.2007/1296, K.2008/2322 sayılı kararıyla, “ÖSYM tarafından yapılan sınav değerlendirme işlemine esas davacının doldurduğu sınav cevap kağıdında işaretlenen soru cevaplarında bir hata bulunmaması karşısında optik okuyucu ile yapılan değerlendirme sonucu tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Danıştay Dairesinin 25/4/2012 tarih ve E.2009/4835, K.2012/2599 sayılı kararıyla onanmış, karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 12/6/2013 tarih ve E.2012/9259, K.2013/5194 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Karar, başvurucu vekiline 13/8/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk 3/5/2002 tarih ve 24744 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanan 2007 Yılı KPSS Kılavuzu’nun 21 maddesinin ilgili kısmı şöyledir:“Sınav sonuçlarının incelenmesini isteyen adaylar, bu sonuçların internet yoluyla açıklanmasından itibaren en geç 30 gün içinde yazılı olarak ÖSYM’ye başvurabilirler. …” Aynı Kılavuz’un 1 maddesi şöyledir:“Sınavda yer alan test kendi içinde değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Her testte, örneğin Genel Yetenekte, doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının dörtte biri çıkarılarak ham puanlar bulunacak, bu puanların ortalama ve standart sapmaları kullanılarak standart puanlar hesaplanacaktır.” 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kapsam ve nitelik” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinde yazılı yargılama usulü uygulanır ve inceleme evrak üzerinde yapılır.” 2577 sayılı Kanun’un “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” kenar başlıklı maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları şöyledir:“(3) Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki,b) İdari merci tecavüzü,c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı,f) Husumet, g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları,Yönlerinden sırasıyla incelenir.(4) Dilekçeler bu yönlerden kanuna aykırı görülürse durum; görevli daire veya mahkemeye bir rapor ile bildirilir. Tek hakimle çözümlenecek dava dilekçeleri için rapor düzenlenmez ve 15 inci madde hükümleri ilgili hakim tarafından uygulanır. 3 üncü fıkraya göre yapılacak inceleme ve bu fıkra ile 5 inci fıkraya göre yapılacak işlemler dilekçenin alındığı tarihten itibaren en geç onbeş gün içinde sonuçlandırılır.” 2577 sayılı Kanun’un “Tebligat ve cevap verme” kenar başlıklı maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir: “(1) Dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının vereceği savunma davacıya tebliğ olunur. (2) Davacının ikinci dilekçesi davalıya, davalının vereceği ikinci savunma da davacıya tebliğ edilir. Buna karşı davacı cevap veremez. Ancak, davalının ikinci savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğu, davanın görülmesi sırasında anlaşılırsa, davacıya cevap vermesi için bir süre verilir. (3) Taraflar, yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilirler. Bu süre, ancak haklı sebeplerin bulunması halinde, taraflardan birinin isteği üzerine görevli mahkeme kararı ile otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. Sürenin geçmesinden sonra yapılan uzatma talepleri kabul edilmez. …” 2577 sayılı Kanun’un “Dosyaların incelenmesi” kenar başlıklı maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir: “Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dosyalar, bu Kanun ve diğer kanunlarda belirtilen öncelik veya ivedilik durumları ile Danıştay için Başkanlar Kurulunca; diğer mahkemeler için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca konu itibariyle tespit edilip Resmi Gazete'de ilan edilecek öncelikli işler gözönünde bulundurulmak suretiyle geliş tarihlerine göre incelenir ve tekemmül ettikleri sıra dahilinde bir karara bağlanır. Bunların dışında kalan dosyalar ise tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.” 2577 sayılı Kanun’un “Tebliğ işleri ve ücretler” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işleri, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır. Bu suretle yapılacak tebliğlere ait ücretler ilgililer tarafından peşin olarak ödenir.”