DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2289 E. , 2024/3077 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2289 Karar No : 2024/3077 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2-... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen inc…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2289 E. , 2024/3077 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2289 Karar No : 2024/3077 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2-... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporun birlikte değerlendirilmesinden, davacıların 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin planlama tekniklerine ve şehircilik ilkelerine, belde ihtiyaçlarına ve kamu yararına uygun olarak yapılmadığı konusunda iddiaların olmadığı, daha önceki planlarda da dava konusu parselin imar yolunda kaldığı ve planda değişiklik yapılmadığı, davacıların iddialarının uygulamaya yönelik olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 18/10/2023 tarih ve E:2019/20812, K:2023/7611 sayılı kararıyla; Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceğinin açık olduğu, Talep sonucunun belirlenmesinde, dava dilekçesinin bir bütün olarak ele alınıp değerlendirilmesinin gerektiği, Uyuşmazlıkta, dava dilekçesinin bir bütün olarak incelenmesinden; davacının hem kendi parselinin yol alanı olarak belirlenmesine ilişkin işlemin hem de komşu ... parsel sayılı taşınmazın ticaret alanı olarak belirlenmesi işlemin iptalini istediğinin anlaşıldığı, İdare Mahkemesince ise, sadece davacıya ait yol alanı olarak belirlenen ... parsel sayılı taşınmaza yönelik hüküm kurulduğu, hükmün gerekçesinde de yol alanının planlama ilkelerine (plandaki ulaşım ağına) uygun olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan salt yapılacak parselasyon işlemiyle mağduriyetin giderileceğinin belirtildiği ve ticaret alanı olarak belirlenen komşu ... parsel sayılı taşınmaza yönelik ise herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmayarak hüküm kurulmadığının anlaşıldığı, İdari yargılama usulünde, idare mahkemelerinin her çeşit incelemeyi kendiliğinden yapabileceğine ilişkin resen araştırma ilkesinin benimsendiği, bunun sonucu olarak, dava konusu edilen işlemlerin açık ve tereddüte yer vermeyecek kesinlikte belirtilmesi gerekmekle birlikte talebi aşan nitelikte hüküm kurulamayacağı, ancak talep sonucuyla bağlı hüküm kurulması zorunluluğu bulunmakta olup resen araştırma ilkesi gereği olarak davacının ileri sürdüğü hukuka aykırılık sebepleriyle sınırlı inceleme yapılacağı, Bu nedenle, davacının iddiaları doğrultusunda yol alanının ve ticaret alanının planlama esaslarına uygun olup olmadığı, ayrıca iptali istenilen planlama kararlarının çevresi ile imar bütünlüğünü sağlayıp sağlamadığı hususlarına ilişkin gerekli incelemenin yapılmasının gerektiği, Bu durumda, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak davanın reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmediği, Öte yandan, ... parsel sayılı taşınmazın malikine davanın ihbar edilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, Belirtilen gerekçelerle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 426 m2 alanlı olan ... sayılı parsel ...'a aitken, ...'ın 29/09/2011 tarihinde vefatı sonrasında parselin davacılara miras kaldığı, davacıların ... sayılı parselin miras nedeniyle hissedarı haline geldiklerinin görüldüğü, Parselin ≈%98'inin imar yolunda kaldığı; ≈%2'lik kısmının ise Pazar Alanında kaldığının anlaşıldığı, bu parselin 2003 yılından bu yana aynı şekilde planlı olduğu ve çevre yapılaşmanın da 2003 yılı imar planına göre teşekkül ettiğinin anlaşıldığı, mevcut durum itibarıyla davacılara ait parselin boş olduğunun, üzerinde yapılaşma olmadığının anlaşıldığı, 2016 yılında parselin kâin olduğu bölgede 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonun yapıldığı; ancak bu revizyonda davacılara ait parsel bakımından herhangi bir arazi kullanım kararı değişikliği olmadığı, davacıların, ... sayılı parselin neredeyse tamamının yolda kalmasının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bu davayı açtıklarının anlaşıldığı, => İlk olarak; Danıştay Altıncı Dairesinin 18/10/2023 tarih ve E:2019/20812, K: 2023/7611 sayılı kararında özetle, "davacıların kendi parsellerinin yolda kalmasını dava ettikleri gibi, ... sayılı parselin ticaret alanı olarak planlanmasını da dava ettiklerini; Dairemiz'in davacılara ait ... sayılı parsel yönünden bir inceleme ve değerlendirme yapıp hüküm kurarken ... sayılı parsel bakımından bir inceleme ve değerlendirme yapıp hüküm kurmadığı; bu durumun usule uygun olmadığı" gerekçesine yer verildiği görülmüş ise de, Evvelâ ifade etmek gerekir ki; dava dilekçesi (02/09/2019 kayıt tarihli temyiz dilekçesi ile birlikte) bir bütün olarak okunduğunda, bu davanın konusunun esas olarak ... sayılı parsele ilişkin plan kararı olduğu; ... sayılı parsele yönelik açıklamaların, ... sayılı parselin planının hukuka aykırı olduğuna yönelik beyanların gerekçelendirilmesini ihtiva ettiği; bu yönüyle yapılan incelemede usûlî bir eksikliğin bulunmadığı sonucuna varıldığı, => İkinci olarak; Bir an için bu davanın konusunun aynı zamanda ... sayılı parseli de ihtiva ettiği; bu davanın hem 2758 sayılı parselin yol olarak planlanmasının hem de ... sayılı parselin ticaret alanı olarak planlanmasının bu davanın konusu olduğu kabul edilse dahi, davacılar parselini ilgilendiren yönüyle sonucun değişmeyeceği kanaatine varıldığı, => Üçüncü olarak; İlâveten, davacılar parselinden geçen yolun 2016 yılı plan revizyonunda, yine 2003 yılı planındaki gibi çizildiği; bunun nedeninin ise, 2003 yılından bu yana çevrede plan kararlarına göre yapılaşmanın oluştuğu ve yol çiziminde mevcut teşekkülatın da göz önünde bulundurulduğunun anlaşıldığı, Mevcut teşekkülât göz önünde bulundurulmadan davacılar parseli dışından geçirilecek şekilde yolun çizilmesi durumunda, 2003 yılından 2016 yılına kadar yapılaşmış olan muhtelif binaların yolda kalacağı, bu binaların kamulaştırılmasının ve ardından yıkılmasının gündeme geleceği, bu durumun mülkiyet sorunlara yol açacağı, bu nedenle yol çiziminde 2003 yılından bu yana plana göre oluşan mevcut teşekkülâtın dikkate alındığı; bu yönden de yol çiziminde planlama tekniklerine aykırılığın bulunmadığı sonucuna varıldığı, => Dördüncü olarak; Davacıların arazi kullanımına yönelik probleminin İmar Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında yapılacak arazi ve arsa düzenlemesiyle çözüleceği, arazi ve arsa düzenlemesi sonucunda üretilecek yapılaşmaya müsait imar parseline gerçekleştirilecek hak ediş tahsisiyle davacılara yapılaşmaya uygun parsel tahsis edileceğinin; bu durumun ise 1/5000 ölçekli nazım imar planı bakımından bir hukuka aykırılık hali olmadığının anlaşıldığı, => Sonuç olarak; ... sayılı parselin ticaret alanı olarak planlanmasının veya konut alanı olarak planlanmasının yahut park alanı olarak planlanmasının davacılar parselinin yol olarak planlanması sonucunu değiştirmeyeceği; gerek 2003 yılından bu yana plana göre oluşan mevcut teşekkülât gerekse hat, doğrultu ve güzergâh bakımından davacılar parselinin yine yol olarak planlanacağının anlaşıldığı, bu bakımlardan da, davacılar parselinden geçen yolun güzergahının bu kesimde değiştirilerek ... sayılı parselin bir kısmının ticaret alanından yola çevrilmesinin teknik yönden uygun olmayacağı gerekçesi eklenerek, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, temyize konu ısrar kararının usuli olarak verilmiş bir direnme kararı olmadığı, ısrar kararı verilirken yeni bir gerekçe eklenmesinin yasal olanağının bulunmadığı, ... sayılı parsele avantaj sağlanması için taraflarına ait parselin yolda kaldığı, yapılan planların kamu menfaatine uygun olmadığı bilirkişi raporunda açıkça belirtilmişken, henüz parselasyon planlarının ortaya konulmadığı ve parselasyonun da işbu planlar dahilinde yapılması gerektiği gözetilmeden davanın reddi yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, yine bilirkişi raporunda planın uygulanmasındaki zorluklar ve kamusal alt yapı alanlarının temininde gereksiz kamulaştırmalara neden olacağından, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı açısından planların uygun bulunmadığı açıkça belirlenmişken, aksinin kabul edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı Alanya Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Mülkiyeti davacıya ait Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz 2003 yılında onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında yol alanı olarak, komşu ... parsel sayılı taşınmaz da kısmen yol, kısmen park alanı, kısmen de ticaret alanı olarak belirlenmiş, 2003 ve 2016 yılları arasında yapılan plan değişikliklerinde ... parsel sayılı taşınmazın yol alanı fonksiyonu devam etmiş, komşu ... parsel sayılı taşınmazda ise yol alanı ve park alanı küçültülerek ticaret alanı arttırılmıştır. Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında dava konusu parsellerde fonksiyon değişikliğine gidilmemiş, uyuşmazlık konusu parsellerin yol, ticaret ve kısmen park alanı olarak belirlenmesi üzerine davacı tarafından taşınmazının yol alanında bırakılmasının planlama tekniklerine uygun olmadığı, komşu ... parsel sayılı taşınmazda bulunan park ve yol alanının küçültülerek ticaret alanının büyütülmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddiaları ile temyizen bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, “Nazım İmar Planı", varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemleri ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen plan olarak tanımlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dosyaların incelenmesi" başlıklı 20.maddesinde; Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapacağı, Mahkemelerin belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebileceği, bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesinin mecburi olduğu, haklı sebeplerin bulunması halinde bu sürenin, bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabileceği, taraflardan biri ara kararının icaplarını yerine getirmediği takdirde, bu durumun verilecek karar üzerindeki etkisinin mahkemece önceden takdir edileceği ve ara kararında bu hususun ayrıca belirtileceği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemeleri, davacının istemi ile bağlı olup, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremez. Talep sonucunun belirlenmesinde, dava dilekçesinin bir bütün olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, dava dilekçesinin bir bütün olarak incelenmesinden; davacıların hem kendi parselinin yol alanı olarak belirlenmesine ilişkin işlemin hem de komşu ... parsel sayılı taşınmazın ticaret alanı olarak belirlenmesi işleminin iptalini istediği anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesince ise sadece davacılara ait yol alanı olarak belirlenen ... parsel sayılı taşınmaza yönelik hüküm kurulduğu, hükmün gerekçesinde de yol alanının planlama ilkelerine (plandaki ulaşım ağına) uygun olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan salt yapılacak parselasyon işlemiyle mağduriyetin giderileceğinin belirtildiği ve ticaret alanı olarak belirlenen komşu ... parsel sayılı taşınmaza yönelik ise herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmayarak hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu uyuşmazlıkta davacıların iddiaları doğrultusunda yol alanının ve ticaret alanının planlama esaslarına uygun olup olmadığı, ayrıca iptali istenilen planlama kararlarının çevresi ile imar bütünlüğünü sağlayıp sağlamadığı hususlarına ilişkin gerekli incelemenin yapılması gerekmektedir. Bu itibarla, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak davanın reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacıların temyiz isteminin kabulüne; 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun ek gerekçe ile reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.