Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/404 E. , 2024/4346 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/404 Karar No : 2024/4346 DAVACI : ... Başkanlığı DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : 05/08/2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin, 31/12/2019 tarih ve 30995 (4. mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik; 1- 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “v
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/404 E. , 2024/4346 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/404 Karar No : 2024/4346 DAVACI : ... Başkanlığı DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : 05/08/2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin, 31/12/2019 tarih ve 30995 (4. mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik; 1- 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak.” ibaresinin, 2- 55. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinin, 3- 59. maddesinin, 4- 62. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Yönetmelik’in 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendi bakımından, anılan bentte yer alan “veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat veya maliye alanlarında” ibaresinin iptali istemiyle açılan davanın Danıştay Onuncu Dairesinin E:2017/2168 sayılı dosyasında görülmeye devam ettiği, bu sefer de anılan bende "polis akademisi" ibaresinin getirildiği, 5271 sayılı Kanun’da “hukuk öğrenimi görmüş kişiler” ibaresi ile hukuk fakültesi mezunlarının kastedildiği, kolluk görevi ifa eden polis akademisi mezuniyetinin, uzlaştırmacılığın niteliği ve tarafsızlığı ile bağdaşmadığı, Devlet memurluğunun uzlaştırmacılıkla birleşemeyeceği; Yönetmelik’in 55. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi bakımından, sınavın Adalet Bakanlığınca yapılacağına dair yasal düzenleme olmaksızın davalı Bakanlığın yönetmelikle sınav yapma yetkisini almasının, üstelik sınav yapılıp yapılmamanın sınırsız ve denetlenemez bir takdir yetkisi ile devralınmasının hukuka aykırı olduğu; Yönetmelik’in 59. maddesi bakımından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda verilmeyen bir yetkinin kullanımına olanak tanıyan, ayrıca bu ihtiyaç sayısını objektif kriterler olmaksızın sınırsız takdir yetkisi ile davalı idareye veren düzenlemenin hukuka aykırı olduğu; Yönetmelik’in 62. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi bakımından, Yönetmelik’in 59. maddesine bağlı olarak bu maddedeki ilgili düzenlemenin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI : 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün görevlerini düzenleyen 41. maddesinin 1. fıkrasının (g) ve (ğ) bentleri uyarınca ceza muhakemesinde uzlaştırma kurumuna ilişkin düzenlemeler yapmanın Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayıldığı, ayrıca 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinde uzlaştırma konusuna yönelik olarak Yönetmelik çıkarılabileceği düzenlemesine yer verildiği, Yönetmelik’in 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendi bakımından, 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 24. fıkrasına göre avukatların veya hukuk öğrenimi görmüş kişilerin uzlaştırmacı olabileceklerinin düzenlendiği; ancak Kanun’da hukuk öğrenimi görmüş kişilerin kimler olduğu hususunun açıklanmadığı, Yönetmelik'teki bu düzenleme ile hukuk öğrenimi görmüş kişilerin kimler olduğunun belirtildiği, uzlaştırmacının, tarafların menfaatlerini ortak bir noktada buluşturarak aralarında yaşanan cezai uyuşmazlığın çözümlenmesine yardımcı olan kişi olduğu, polislerin de görevleri gereği mağdur, fail ve diğer vatandaşlar, ayrıca yargı kurumlarıyla sürekli etkileşim içerisinde olan görevliler oldukları, toplumun farklı kesimleriyle iletişim içerisinde olan ve bir anlamda toplumsal sorunlara ayna tutan polis akademisi mezunlarının da en az 4 yıllık yüksek öğrenim yapmış olmaları şartıyla hukuk öğrenimi görmüş kişiler arasında yer almalarının kuruma katkı sağlayacağı; Yönetmelik’in 55. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi, 59. maddesi ve 62. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi bakımından, uzlaştırma kurumunun etkin, verimli ve faydalı bir şekilde uygulanmasını sağlama görevi kapsamında; uzlaştırma bürosuna yıl içinde gelen toplam dosya sayısı, uzlaştırmacı sayısı, ileriki dönemlerde uzlaştırmacı sicilinden çıkarılacak yahut kendi isteğiyle ayrılacak tahmini uzlaştırmacı sayısı gibi hususlar göz önünde bulundurularak, sınavın Bakanlık tarafından belirlenen uzlaştırmacı ihtiyaç sayısına göre yapılacağının düzenlendiği, ayrıca sınavda yer alan yetmiş puan sınırının, adayın uzlaştırmacı eğitiminde verilen konulara ilişkin bilgisi, dikkati ve muhakemesinde aranan asgari yeterliliği belirleyen bir alt sınır olup ön koşul niteliğinde olduğu, sınava ilişkin usûl ve esasların net, anlaşılabilir, uygulanabilir ve kuşkuya yer vermeyecek derecede sarih bir şekilde düzenlendiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Davacı İstanbul Barosu Başkanlığı vekili tarafından, davalı Adalet Bakanlığı'na karşı açılan davada: 31/12/2019 tarih ve 30995 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinde yapılan değişiklikte yer alan "veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak," ibaresinin; değişiklik yapan Yönetmeliğin 5. maddesi ile Ana Yönetmeliğin 55. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinde yapılan değişikliğin; değişiklik yapan Yönetmeliğin 6. maddesi ile Ana Yönetmeliğin 59. maddesinde yapılan değişikliğin ve değişiklik yapan Yönetmeliğin 7. maddesi ile Ana Yönetmeliğin 62. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yapılan değişikliğin iptali istenilmektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 24. fıkrasında, uzlaştırmacıların, "avukatların veya hukuk öğrenimi görmüş kişilerin yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden" görevlendirileceği, kuralına yer verilmiştir. Kanun'daki "hukuk öğrenimi görmüş" ifadesinden, hukuk alanında lisans veya lisansüstü öğrenim görmüş olmanın anlaşılması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Zira belli bir alanda "yüksek öğrenim görme" ile kastedilen, o alan ile bağlantılı bir alanda yüksek öğrenim görme değil, bizzat o alanda lisans veya lisansüstü öğrenim görerek diploma almaktır. Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesi ile Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinde yapılan değişiklikte yer alan "veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak," ibaresinde yasaya ve hukuka aykırılık bulunmaktadır. Diğer maddeler yönünden değerlendirmede ise; değişiklik yapan Yönetmeliğin 5. Maddesi ile, Ana Yönetmeliğin 55/2. Maddesinin ilk ibaresi olan "sınav yılda en fazla iki kez yapılır" hükmü, "sınav bakanlık tarafından belirlenen uzlaştırmacı ihtiyaç sayısına göre yapılır" şeklinde değiştirildiğinden, değişiklik yapan Yönetmeliğin 5. Maddesinin iptali istenmekte ise de, Adalet Bakanlığınca Türkiye genelinde uzlaştırmacı sayısı ve ihtiyacı takip edilip belirleneceğinden; yılda iki kez sınav yapılması koşulunun kaldırılmasında ve ihtiyaca göre sınavın yapılması düzenlemesinde, hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Yine, Yönetmelik değişikliğinin 6. Maddesi ile, Ana Yönetmeliğin 59. Maddesinde yer alan "yazılı sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan alanlar başarılı sayılırlar" hükmü; yazılı sınavda yüz tam puan üzerinden, en az yetmiş puan alması koşuluyla en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen uzlaştırmacı ihtiyaç sayısı kadar aday, sınavda başarılı sayılır." şeklinde değiştirilmiş olup; söz konusu düzenlemeyle, Türkiye genelindeki uzlaştırmacı ihtiyacı sayısının belirlenerek bu doğrultuda tespit edilen sayıda uzlaştırmacı alımında, hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Son olarak, Ana Yönetmeliğin 62. Maddesinin 1. Fıkrasının (a) bendinde değişiklik yapan Yönetmeliğin 7. Maddesindeki, "59. Maddedeki sınav başarı koşulunu sağlamayanlar" ibaresi, söz konusu değişikliklere yönelik uyumun sağlanması için getirildiğinden, hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacının davasının kısmen KABULU ve kısmen REDDİ ile; Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. Maddesinin İPTALİ gerektiği, anılan Yönetmeliğin 5., 6., 7. Maddelerinin İPTAL İSTEMİNİN REDDİ gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Dava; 05/08/2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin, 31/12/2019 tarih ve 30995 (4. mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak.” ibaresinin, 55. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinin, 59. maddesinin, 62. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 17/12/2004 tarih ve 25673 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun; "Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinin, dava konusu Yönetmelik'in yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan hâlinde, "(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar. b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88), 2. Taksirle yaralama (madde 89), 3. Tehdit (madde 106, birinci fıkra), 4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116), 5. İş ve çalışma hürriyetinin ihlali (madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi), 6. Hırsızlık (madde 141), 7. Güveni kötüye kullanma (madde 155), 8. Dolandırıcılık (madde 157), 9. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (madde 165), 10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234), 11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239), suçları. ... (4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. . ... (10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde bulundurulur. ... (24) Her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, avukatların veya hukuk öğrenimi görmüş kişilerin yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları, uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır. (25) Uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almıştır. 2992 sayılı (mülga) Adalet Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un "Ceza İşleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, "Ceza muhakemesinde alternatif uyuşmazlık çözüm usullerinin geliştirilmesi ve etkin uygulanması amacıyla çalışmalar yapmak" Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasında sayıldıktan sonra, aynı maddenin 2. fıkrasında, "Birinci fıkranın (ı) bendindeki görevleri yerine getirmek amacıyla Genel Müdürlük bünyesinde Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı kurulur. Bu Başkanlık; a) Önödeme, uzlaştırma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi alternatif usullerin etkin şekilde uygulanmasını sağlamak, b) Görev alanıyla ilgili olarak uygulamayı takip etmek ve ortaya çıkan sorunların nedenlerini araştırarak çözüm önerilerini Bakanlığa sunmak, c) Uzlaştırmacı temel eğitimine ilişkin usul ve esaslar ile eğitim verecek kurum ve kuruluşların niteliklerini belirlemek ve bunlara izin verilmesini Bakanlığın onayına sunmak, bu kurum ve kuruluşları listelemek ve elektronik ortamda yayımlamak, d) Uzlaştırmacı eğitimi sonunda yapılacak sınavın usul ve esaslarını belirlemek ve sınavları yapmak, e) Uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar vermek, sicile kayıtlı uzlaştırmacıları, görev yapmak istedikleri Cumhuriyet başsavcılıklarına göre listelemek, f) Uzlaştırmacılara verilecek dosyaların tevzi esasları ile aylık olarak verilebilecek azami dosya sayısını belirlemek, g) Uzlaştırmacıların denetimine ve performansına ilişkin usul ve esasları belirlemek, h) Alternatif usuller konusunda kamuoyunu bilgilendirici çalışmalar yapmak, ı) Ulusal veya uluslararası düzeyde bilimsel toplantılar düzenlemek, bu nitelikteki çalışmaları teşvik etmek ve desteklemek, i) Görev alanına giren istatistiklerin derlenmesi ve yayımı konusunda Bakanlığın ilgili birimleriyle iş birliği hâlinde çalışmak, j) Görev alanıyla ilgili kamu ya da özel kurum veya kuruluşlarla iş birliği yapmak, k) Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesini hazırlamak, görevlerini yerine getirir." kuralına yer verilmiş iken; anılan Kanun, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesi ile 09/07/2018 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmış; bilahare 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Ceza İşleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 41. maddesinin, dava konusu Yönetmelik'in yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan hâlinde, "(1) Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: ... ğ) Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırmacıların eğitimi, sınavı, sicile kaydı, çalışma usul ve esasları, denetim ve performansları ile uzlaştırma kurumuna ilişkin gerekli diğer iş ve işlemleri yürütmek, Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesini hazırlamak, ..." hükmüne yer verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile 29/03/1984 tarih ve 2992 sayılı (mülga) Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 9. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253, 254 ve 255 inci maddelerinde düzenlenen uzlaştırmanın uygulama alanı, uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, uymak zorunda oldukları etik ilkeler, uzlaştırmacı eğitimi verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri, uzlaştırmacı sicilinin düzenlenmesi, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin oluşturulması, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaşma teklifi ile müzakere usulü, uzlaşma belgesi ve uzlaştırma raporunda yer alacak konular, uygulamaya dair diğer hususlar ile Alternatif Çözümler Daire Başkanlığının çalışma usul ve esaslarını kapsar." kuralına yer verilmiş; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, "... b) Büro: Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürosu, c) Daire Başkanlığı: Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı, ... h) Sicil: Uzlaştırmacı sicilini, ... j) Uzlaşma: Uzlaştırma kapsamına giren bir suç nedeniyle, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin Kanun ve bu Yönetmelikteki usul ve esaslara uygun olarak anlaşmış olmaları, k) Uzlaştırma: Uzlaştırma kapsamına giren bir suç nedeniyle şüpheli veya sanık ile mağdur, suçtan zarar gören veya kanuni temsilcisinin, Kanun ve bu Yönetmelikteki usul ve esaslara uygun olarak uzlaştırmacı tarafından anlaştırılmaları suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi süreci, l) Uzlaştırmacı: Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören arasındaki uzlaştırma müzakerelerini yöneten, Cumhuriyet savcısının onayıyla görevlendirilen avukat veya hukuk öğrenimi görmüş kişi, ... o) Yazılı sınav: Uzlaştırma eğitiminin bitiminde yapılan sınavı, ..." şeklinde tanımlanmış; "Temel ilkeler" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin özgür iradeleri ile kabul etmeleri ve karar vermeleri hâlinde gerçekleştirilir. Bu kişiler anlaşma yapılana kadar iradelerinden vazgeçebilirler. (2) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin temel hak ve hürriyetlerine uygun olarak, menfaatlerinin korunması esası gözetilerek yürütülür. ... (8) Uzlaştırmacı müzakerelere başlamadan önce taraflara; uzlaştırmanın temel ilkelerini, kendisinin tarafsızlığını, uzlaştırma süreci ve sonuçlarını, uzlaştırmacı ile tarafların uzlaştırmadaki işlevlerini, gizlilik yükümlülüğünü açıklar ve onların süreci anlamalarını sağlar. (9) Uzlaştırmacı tarafların, hüküm ve sonuçlarını bilerek ve özgür iradeleriyle uzlaşmalarını sağlayacak uygun tedbirleri alır." düzenlemesine; "Uzlaştırmacının çekinmesi ve reddi" başlıklı 28. maddesinde, "(1) Kanunda belirlenen hakimin davaya bakamayacağı hâller ile reddi sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak dikkate alınır." düzenlemesine; Uzlaştırmacı siciline kayıt şartlarının sayıldığı 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinde, "Hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak" kuralına; 55. maddesinin 2. fıkrasının ilk cümlesinde, "Sınav yılda en fazla iki kez yapılır." kuralına; 59. maddesinde, "Yazılı sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan alanlar başarılı sayılırlar." kuralına; 62. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "(1) Sınava girenlerden; ... a) Yapılan sınavda yetmiş puandan daha düşük puan alanlar, ... başarısız kabul edilirler." kuralına yer verilmiş iken, anılan kurallar, 31/12/2019 tarih ve 30995 (4. mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yapılan değişiklik ile; aşağıdaki son hâlini almıştır. "Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları" 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinde, "Hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak"; "Sınav, yeri, şekli, günü ve konusu" başlıklı 55. maddesinde, "(1) Uzlaştırmacı eğitimini tamamlayanların sicile kayıt olabilmeleri için yazılı sınavda başarılı olmaları zorunludur. (2) Sınav Bakanlık tarafından belirlenen uzlaştırmacı ihtiyaç sayısına göre yapılır. Sınavın yapılacağı yer, tarih ile saati Daire Başkanlığınca belirlenir ve Genel Müdürlüğün internet sayfasından yayımlanmak suretiyle duyurulur. (3) Sınav, uzlaştırmacı eğitimi sırasında verilen konuları kapsar."; "Sınavda başarı koşulu" başlıklı 59. maddesinde, "(1) Yazılı sınavda yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması koşuluyla en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen uzlaştırmacı ihtiyaç sayısı kadar aday, sınavda başarılı sayılır. Başarılı sayılan en düşük puanlı adayla aynı puanı alan adaylar da başarılı sayılır."; "Sınavda başarısız kabul edilme" başlıklı 62. maddesinde, "(1) Sınava başvuranlardan; a) 59 uncu maddedeki sınav başarı koşulunu sağlamayanlar, b) Sınavı geçersiz sayılanlar, c) Sınava katılmayanlar, başarısız kabul edilirler." HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1-Yönetmelik'in Dava Konusu 48. Maddesinin 3. Fıkrasının (ç) Bendinde Yer Alan “veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak.” İbaresinin İncelenmesi: Dava konusu bentte, uzlaştırmacı siciline, hukuk fakültesinden mezun olan kişilerin yanı sıra; hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olan kişilerin de kaydolabileceğinin düzenlendiği; davacı tarafından, anılan bendin, hukuk fakültesi dışında kalan diğer alanlar ile polis akademisi mezuniyetinin yeterli görülmesine ilişkin kısmının iptalinin istenildiği; öte yandan, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile bende yalnızca "veya polis akademisinde" ibaresinin eklendiği anlaşılmaktadır. 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 24. fıkrasında, uzlaştırmacıların, avukatların veya hukuk öğrenimi görmüş kişilerin yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirilecekleri kurala bağlanmıştır. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, kanun koyucu tarafından sadece 'hukuk fakültesi mezunları'nın uzlaştırmacı olarak görevlendirebileceğinin kabul edilmesi hâlinde bu hususun açıkça Kanun'da belirtilebileceği; ancak Kanun'da bu şekilde bir sınırlandırmaya yer verilmeksizin 'hukuk öğrenimi görme' şartının yeterli olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu hâliyle hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat veya maliye alanlarında ya da polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olanların uzlaştırmacı olarak görevlendirilmesine olanak tanıyan düzenlemede Kanun'a aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, dava konusu Yönetmelik'in 72. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 26/07/2007 tarih ve 26594 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren en az dört yıllık yüksek öğrenim programlarını bitirenlerin uzlaştırmacı olarak görevlendirilmelerine yönelik düzenlemeler içeren 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentlerinin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki Danıştay Onuncu Dairesinin 20/06/2011 tarih ve E:2007/6843, K:2011/2365 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/11/2014 tarih ve E:2011/2421, K:2014/3364 sayılı kararıyla onandığı görülmektedir. Yine, dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi üzerine, Yönetmelik'in 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinin, "polis akademisi" ibaresinin eklenmeden önceki hâlinin de iptali istemini içeren başka bir davada da, Danıştay Onuncu Dairesinin 22/06/2022 tarih ve E:2017/2168, K:2022/3443 sayılı kararı ile bu bent bakımından davanın reddine karar verilmiştir. Ayrıca, polis akademisi mezunu olan bir davacının uzlaştırmacı olabilmek için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan dava konusu Yönetmelik'in 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinin -ilk halinin- eksik düzenleme nedeniyle iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Onuncu Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2019/8703, K:2023/3867 sayılı kararı ile söz konusu bent yönünden bakılan davadaki Yönetmelik değişikliği nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de işlem bakımından yapılan incelemede, ders ve not dökümünün incelenmesinden, belirli seviyede hukuk öğrenimi gördüğü anlaşılan, polis akademisi mezunu olan davacının da -mezuniyeti itibarıyla- uzlaştırmacı olarak görev yapmasına hukuki bir engel bulunmadığı kanaatine varılarak ilgili işlemin iptaline karar verilmiştir. Belirtilen sebepler uyarınca dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir. 2-Yönetmelik’in 55. Maddesinin 2. Fıkrasının 1. Cümlesinin, 59. Maddesinin ve 62. Maddesinin 1. Fıkrasının (a) Bendinin İncelenmesi: Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. "Normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu itibarla, kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir. Yukarıda yer verilen 5271 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; uzlaştırmacıların, avukatların veya hukuk öğrenimi görmüş kişilerin yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirileceği; nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usûl ve esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usûlü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usûl ve esasların ise Adalet Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelik ile düzenleneceği görülmekte olup bu hâliyle yazılı sınavın ilke ve kurallarına ilişkin dava konusu Yönetmelik ile yapılan düzenlemelerin, anılan Kanun'un verdiği yetki kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, anılan yetkiye istinaden davalı idarenin, yapılacak sınavda başarı şartını objektif bir şekilde belirleyerek yeterlilik sınavı esasına göre asgari puan kriteri (70 puan) yanında, ihtiyaç duyulan sayıda uzlaştırmacının sisteme giriş yapmasını teminen kontenjan (sınav ilanında belirtilen uzlaştırmacı ihtiyaç sayısı kadar aday) kriteri getirmesinde ve adaylar içinde en başarılı olanların yarışma sınavı esasına göre tespit edilmesi amacıyla puan sıralaması öngörmesinde Kanun'a, hizmet gereklerine ve kamu yararına aykırılık bulunmamaktadır. Belirtilen sebepler uyarınca dava konusu düzenlemelerde de hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Yönetmelik'in 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendindeki ibarenin iptali istemi yönünden oy birliğiyle DAVANIN REDDİNE, 2. Yönetmelik’in 55. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinin, 59. maddesinin ve 62. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali istemi yönünden oy çokluğuyla DAVANIN REDDİNE, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/10/2024 tarihinde karar verildi. (X)-KARŞI OY: Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. Anayasal hükümde de yer alan "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir. Ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihadı hâline gelmiş hukuk devleti tanımına göre hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devletinin unsurları, doktrin ve yargı kararlarıyla belirlenmiş olup, bunlardan konuyla ilgili iki tanesi “hukuki güvenlik” ve “belirlilik” ilkeleridir. Belirlilik ilkesi, hukuki güvenlikle bağlantılı olup bireyin hangi somut eylem ve olguya hangi hukuki müeyyidenin veya neticenin bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmesi anlamına gelir. Yönetmelik'in davaya konu 55. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinde, sınavın Bakanlık tarafından belirlenen uzlaştırmacı ihtiyaç sayısına göre yapılacağı düzenlenmiş ise de söz konusu ihtiyaç belirlemesinin hangi kriterler dikkate alınarak yapılacağının açık ve belirli olmadığı; ayrıca Yönetmelik'in 59. maddesinde yer alan, sınavda yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması koşuluyla en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen uzlaştırmacı ihtiyaç sayısı kadar adayın sınavda başarılı sayılacağına ve bu ihtiyaç sayısına göre başarılı sayılan en düşük puanlı adayla aynı puanı alan adayların da başarılı sayılacağına yönelik düzenleme ve bu maddeyle ilişkili olan 62. maddenin 1. fıkrasının (a) bendindeki düzenleme ile Kanun'da yer almayan bir kontenjan kısıtlaması getirildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu düzenlemelerin bu hâlleriyle normlar hiyerarşisi ve hukuki güvenlik ilkelerini ihlal ettiği görülmektedir. Bu durumda, Yönetmelik’in 55. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinin, 59. maddesinin ve 62. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile Daire kararının bu düzenlemelere yönelik kısmına katılmıyorum.