Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4058 E. , 2024/4094 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/4058 Karar No : 2024/4094 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adlarına asaleten ... ve ...'ya velayeten ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6-... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ola…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4058 E. , 2024/4094 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/4058 Karar No : 2024/4094 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adlarına asaleten ... ve ...'ya velayeten ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6-... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ... ve ...'nın 08/04/2017 tarihinde Siirt ili, Şirvan ilçesi, ... köyünde hurda topladıkları esnada bulmuş oldukları mühimmat ile oynarken gerçekleşen patlama sonucu hayatlarını kaybetmelerinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık anne ... için 30.000,00 TL (miktar artırımı ile 179,330,58 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi; baba ... için 30.000,00 TL (miktar artırımı ile 153.923,70 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi; kardeşler ... ve ...'nın her biri için ayrı ayrı olmak üzere 20.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, büyükbaba ve büyükanneler ..., ..., ..., ...'nın her biri için ayrı ayrı olmak üzere 12.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu olayın gerçekleştiği yer olan Siirt ili, Şirvan ilçesi, ... köyü ile ... köyü arasında bulunan Şehit ... Jandarma Karakol Komutanlığının 2007 yılında Maden köyüne taşınması sonrasında karakolun konuşlu bulunduğu alanda 15/06/2009 tarihi ile 18/08/2009 tarihleri arasında mayın temizliği yapıldığı ancak tüm aramalara rağmen beş adet mayının bulunamadığı, konuyla ilgili olarak ... (...) Jandarma Karakol Komutanlığı yakınlarında bulunan yerleşim yerleri olan ... köyü ve .... köyü halkına belirtilen bölgelere yaklaşmamaları, belirtilen yerlerde hayvan otlatmamaları, bölgeye yöresel ot, çalı, çırpı toplamaya gitmemeleri, çocuklarını yaklaştırmamaları, bölgede görülen herhangi bir maddeye dokunulmamasını, derhal güvenlik ve kolluk kuvvetlerine bildirilmesi gerektiği konusunda Köy Camisinden ilan yaptırıldığı, yöre halkına ve köy muhtarlarına tebliğ edildiği, ancak aradan geçen uzun zaman dilimi sebebiyle mayınlı arazilerin kontrolünün zorlaştığı, uzun zamandır mayınlı olduğu değerlendirilen arazide herhangi bir mayın bulunması gibi bir durumun meydana gelmemesi sebebiyle mayınlı alanın sıradanlaştığı, meşe ağaçlarının bölgede bol bulunmasından dolayı farkındalığın azalmasına rağmen davalı idarece anılan alanda farkındalık oluşturmak maksadıyla mayınlı arazinin etrafının tel örgü, çit, uyarıcı levha vs. bulundurarak gerekli önlemlerin alınmadığı ve bu durumun 12/04/2017 tarihli Jandarma personelince tutulan tutanak ile ortaya konulduğu anlaşıldığından davacıların uğradıklarını iddia ettikleri zararların kusur sorumluluğu ilkesi uyarınca tazmin edilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda özetle; müteveffa ... açısından davacı anne ...'nın 94.360,15 TL, davacı baba ...'nın 81.470,72 TL olmak üzere toplam 175.830,87 TL destekten yoksun kalma tazminatının meydana geldiği, müteveffa ... açısından ise davacı anne ...'nın 84.970,43 TL, davacı baba ...'nın 72.452,98 TL olmak üzere toplam 157.432,41 TL destekten yoksun kalma tazminatının meydana geldiği şeklinde görüş bildirildiği, raporun hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu, öte yandan, müteveffa ... ve ...'nın kardeşleri olan davacılar ... ve ... için ortada tazmini gereken bir maddi zararı bulunmaması sebebiyle anılan davacıların maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, davacıların manevi tazminat istemine yönelik kısmın incelenmesinden, davacıların duyduğu elem ve ızdırabın kısmen de olsa giderilmesi amacıyla takdiren davacı anne ... ve davacı baba ...'nın her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL, davacı kardeşler ... ve ...'nın her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL ve davacı büyükbaba ve büyükanneler ..., ..., ..., ...'nın her biri için ayrı ayrı 12.500,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın, maddi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine, manevi tazminat istemi yönünden ise kabulüne, davacı anne ... tarafından talep edilen 179,330,58 TL maddi tazminat ile davacı baba ... tarafından talep edilen 153.923,70 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı kardeşler ... ve ...'nın her biri için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL'lik maddi tazminat isteminin ise reddine, davacı anne ... ve davacı baba ...'nın her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL, davacı kardeşler ... ve ...'nın her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL ve davacı büyükbaba ve büyükanneler ..., ..., ..., ...'nın her biri için ayrı ayrı 12.500,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, dava dilekçesinde talep edilen toplam 60.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 19/04/2017 tarihinden itibaren, davacı anne ...'nın uğradığı maddi zararın 179.330,58 TL, davacı baba ...'nın uğradığı maddi zararın ise 153.923,70 TL olduğundan bahisle davacı anne ve baba için toplam 273,254,28 TL miktar arttırımında bulunulduğundan miktar artırım dilekçesiyle arttırılan miktar yönünden ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 29/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin faiz istemlerinin ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; manevi tazminatın isteminin kabulüne ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun incelenmesinden, kararın anılan kısmının kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı, istinafa konu kararın, maddi tazminatın istemlerinin kabul edilen kısımları için davalı idarenin istinaf başvurusunun incelenmesinden; davacıların uğradıklarını iddia ettikleri zararların kusur sorumluluğu ilkesi uyarınca tazmin edilmesi gerektiği, bununla birlikte, olayda davalı idarenin alması gereken tedbirleri tam olarak almaması ve mayınların temizlenememesi nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğu, diğer yandan vefat eden çocukların yaşları dikkate alındığında davacı anne ve babanın ise Medeni Kanun hükümlerine göre velayet yetkisinden kaynaklı bakım ve gözetim görevlerini/yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle %50 oranında müterafik kusurlu oldukları sonucuna varıldığı, dava dosyasından alınan hesap bilirkişisi raporunun davacı anne ...'nın ve baba ...'nın müterafik kusuru ile birlikte değerlendirildiğinde, vefat eden çocuklarının desteği yönünden davacı anne ...'nın maddi zararının 89.665,29 TL olduğu, davacı baba ...'nın maddi zararının 76.961,85 TL olduğu gerekçesiyle karara karşı yapılan, manevi tazminatın isteminin kabulüne ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, maddi tazminatın istemlerinin kabul edilen kısımları için davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacı anne ...'nın 89.665,29 TL maddi zararının; 30.000,00 TL'lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 19/04/2017 tarihinden itibaren ve kalan kısmının miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 29/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davacı baba ...'nın 76.961,85 TL maddi zararının; 30.000,00 TL'lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 19/04/2017 tarihinden itibaren ve kalan kısmının miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 29/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine ve bu yönden İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, kusur oranının hangi kritere göre belirlendiğine yönelik değerlendirme yapılmadığı, iki evladını yitiren aileye kusur yüklenmesinin üzüntülerini artırdığı, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, idarenin tek başına kusuru olduğunun açık olduğu, karakol taşındıktan sonra bölgede arama tarama faaliyeti yapılmadığı, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı, olay yerinin köy olduğu, köyün sosyal yaşantısı dahilinde olayın değerlendirilmesi gerektiği, kusurun derecesinin de hakkaniyetsiz olduğu iddialarıyla; davalı idare tarafından, maddi ve manevi tazminata hükmetme koşullarının oluşmadığı, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olmaması gerektiği, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kabulü, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın maddi tazminata yönelik kısmının bozulması manevi tazminata yönelik kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava, davacılar tarafından, yakınları ... ve ...'nın 08/04/2017 tarihinde Siirt ili, Şirvan ilçesi, ... köyünde hurda topladıkları esnada bulmuş oldukları mühimmat ile oynarken gerçekleşen patlama sonucu hayatlarını kaybetmelerinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 08/04/2017 tarihli olay yeri inceleme raporunda, olayın ... Jandarma Karakol Komutanlığı sorumluluk bölgesi olan Siirt ili, Şirvan ilçesi, ... köyünün güneydoğu istikametinde bulunan Arapdağı mevkindeki açıklık alan içerisinde meydana gelmiş olduğu, olay yerinin yaklaşık 10 yıl önce kapatılmış ... Jandarma Karakol komutanlığının üs bölgesinin doğu istikametinde üs bölgesine yaklaşık 200 metre, etrafı telle çevrili köy mezarlığının güneyinde, mezarlığa yaklaşık 30 metre mesafede olduğunun görüldüğü belirtilmiştir. 12/04/2017 tarihli jandarma tutanağında, dava konusu olayın gerçekleştiği yer olan Siirt ili, Şirvan ilçesi, ... köyü ile ... köyü arasında bulunan ... Jandarma Karakol Komutanlığının 2007 yılında ... köyüne taşınması sonrasında Karakolun konuşlu bulunduğu alanda 15/06/2009 tarihi ile 18/08/2009 tarihleri arasında mayın temizliği yapıldığı ancak tüm aramalara rağmen beş adet mayının bulunamadığı, konuyla ilgili olarak ... (...) Jandarma Karakol Komutanlığı yakınlarında bulunan yerleşim yerleri olan ... köyü ve ... köyü halkına belirtilen bölgelere yaklaşmamaları, belirtilen yerlerde hayvan otlatmamaları, bölgeye yöresel ot, çalı, çırpı toplamaya gitmemeleri, çocuklarını yaklaştırmamaları, bölgede görülen herhangi bir maddeye dokunmamaları, varsa durumun derhal güvenlik ve kolluk kuvvetlerine bildirilmesi gerektiği konusunda Köy Camisinden ilan yaptırıldığı, yöre halkına ve köy muhtarlarına tebliğ edildiği belirtilmiş, ancak aradan geçen uzun zaman dilimi sebebiyle mayınlı arazilerin kontrolünün zorlaştığı, uzun zamandır mayınlı olduğu değerlendirilen arazide mayın bulunması gibi bir durumun meydana gelmemesi sebebiyle mayınlı alanın sıradanlaştığı, meşe ağaçlarının bölgede bol bulunmasından dolayı farkındalığın azalmasına rağmen davalı idarece anılan alanda farkındalık oluşturmak maksadıyla mayınlı arazinin etrafının tel örgü, çit, uyarıcı levha vs. bulundurularak gerekli önlemlerin alınmadığı 12/04/2017 tarihli tutanak ile ortaya konulmuştur. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin; toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu; 5. maddesinde, devletin temel amaç ve görevlerinin; Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olduğu; 125. maddesinde ise, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Temyize Konu Kararın Davacıların Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize Konu Kararın Davacı ... ve ...'nın Maddi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Dosyadaki bilgi ve belgeler bir bütün halinde incelendiğinde davalı idarenin karakolun taşınmasından sonra güvenliğin sağlanması adına mayınlı bölge çevresinde gerekli ve yeterli önlemi almadığı görüldüğünden köy çevresinin köyde yaşayanlar için güvenli halde bulundurulmasına yönelik hizmetin gereği gibi yerine getirilmediği, bu sebeple meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu noktasında duraksama bulunmamaktadır. Bununla birlikte Bölge İdare Mahkemesince davacılar ... ve ...'nın olayda bakım ve gözetim yükümlüklüğünü gereği gibi yerine getirmediğinden bahisle müterafik kusuru bulunduğu belirtilerek hükmedilen tazminat miktarı yarıya indirildiğinden bu konuya yönelik değerlendirmeye geçilmelidir. Vefat edenlerin olay tarihinde 10 ve 12 yaşında olduğu, olayın köye yaklaşık 200 metre, köy mezarlığına ise 30 metre mesafede meydana geldiği, köyün sosyal hayatı içerisinde olay değerlendirildiğinde müteveffa ... ve ...'nın anılan mesafelerde oyun oynaması, hayvan otlatması, hurda toplaması gibi etkinliklerinin sıradan olduğu, hayatın olağan akışına ters düşen bir yanı bulunmadığı, müteveffaların anne ve babalarına müterafik kusur yüklemeyi gerektirecek bir bakım ve gözetim eksikliğinden söz edilemeyeceği sonucuna varıldığından Bölge İdare Mahkemesince yapılan müterafik kusur değerlendirmesi hukuka uygun bulunmamıştır. Bu itibarla, davacılar ... ve ...'nın maddi tazminat isteminin kabulüne yönelik davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken davalı idarenin istinaf isteminin kabulü ile müterafik kusur değerlendirmesi yapılarak maddi tazminatın yarı oranında indirilerek hüküm kurulmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan işbu bozma kararı üzerine davacılar ... ve ...'nın maddi tazminat istemi hakkında yeniden karar verilirken Dairemizin yerleşik içtihadı uyarınca hükmedilen tüm tazminat miktarı için idareye başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği de açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıların manevi tazminat istemine yönelik kısmının ONANMASINA, davacılar ... ile ...'nın maddi tazminat istemine yönelik kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.