17. Hukuk Dairesi 2012/7395 E. , 2013/8428 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Karamürsel İcra Müdürlüğü'nün 2011/407 sayılı takip dosyasından 7.6.2011 tarihinde haczedilen makinaların müvekkiline ait …
**17. Hukuk Dairesi 2012/7395 E. , 2013/8428 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Karamürsel İcra Müdürlüğü'nün 2011/407 sayılı takip dosyasından 7.6.2011 tarihinde haczedilen makinaların müvekkiline ait oludğunu, mahcuzların borca mahsuben borçludan satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlu arasında alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunarak davanın redidni istemiştir. Mahkemece dava konusu mahcuzların davacı 3.kişiye ait olduğunun bilirkişi raporu ve dosya kapsamı ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmaına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin İİK'nun 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Davacı 3.kişi vekili, 7.6.2011 tarihinde haczedilen makinaların borçlu şirketten satın alınıdğını ileri sürmüş ve 18.5.2011 tarihli faturaya dayanmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak faturadaki malların haczedilenlerle aynı olduğu tespit edilmiş ise de istenilen kişi adına er zaman düzenlenmesi mümkün bulunan faturarın borcun kaynağı olan çeklerle aynı tarihlerde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki, günlük ticari hayatta çeklerin vadeli olarak düzenlendikleri sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Davacı ile borçlu aynı sektörde faaliyet göstermekte olup, davacının borcun doğumundan sonraki bir tarihde borçlunun işletmesine dahil emtiayı satın alması, İİK'nun 280/3 maddesi gereğince, borçlunun alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bildiğinin kabulü gerekir. Keyfiyet alacaklıya süresinde bildirilmediğine ve gerekli duyurular da yapılmadığına göre devir yani borçlu ile davacı arasındaki görünürdeki satış alacaklıların haklarını etkilemez. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacı 3.kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 6.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.