(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/5493 E. , 2012/11459 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan 452 ada 25 parsel sayılı 1.368,46 m² yüzölçüm…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/5493 E. , 2012/11459 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan 452 ada 25 parsel sayılı 1.368,46 m² yüzölçümündeki taşınmaz tutanağının edinme sütununda, taşınmazın ... oğlu ... zilyet ve kullanımında olmasına karşın, zilyetlik koşullarının tam ve kesin olarak oluşmadığı belirlemesi yapıldıktan sonra beyanlar hanesine "Taşınmaz ... oğlu ... kullanımında olup üzerindeki zeytin ağaçları kendisine aittir." şerhi verilmek suretiyle, tarla vasfı ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmaz üzerindeki imar ve ihya işlemlerinin tamamlandığı ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile tespite süresinde itiraz etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucu dava reddedilmekle, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Yörede 766 sayılı Kanuna göre yapılıp 1969 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosu, 6831 sayılı Kanuna göre yapılıp 1998 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 5841 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununa eklenen geçici 8. maddesine göre yapılan ek kadastro çalışmaları bulunmaktadır. İncelenen dosya kapsamına, dosyadaki bilirkişi raporlarına göre, yörede 1969 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresi paftasında "çalılık" belirtmesi yapılarak tesbit dışı bırakılmış, 1998 yılında yapılan orman kadastrosu çalışmalarında ise orman sınırları dışında gösterilmiş ve bu işlemler itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu, arazi kadastrosu sırasında çalılık olarak tespit dışı bırakılan bir yer üzerindeki zilyetliğe, yörede yapılacak orman kadastrosu sonucu tahdit dışında bırakılma tarihinden itibaren değer verilebileceği, tahditten önce sürdürülen zilyetliğin değerlendirilemeyeceği, somut olayda ise, orman kadastrosu işleminin 1998 yılında kesinleştiği belirtilerek bu tarihten dava tarihine kadar kanunda belirtilen 20 yıllık olağanüstü kazandırıcı zamaşımı zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesine göre toprak muhafaza karakteri taşımayan makilik - fundalık ile örtülü yerler orman sayılmazlar. Bu nedenle, 3402 sayılı Kanunun 17. maddesine göre orman sayılmayan bu gibi yerlerin imar ve ihya ile zilyetlikle kazanılması mümkündür.