3. Hukuk Dairesi 2011/21990 E. , 2012/5356 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 550 TL (ıslah ile 4.725 TL) alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacının aracının 20.04.20
**3. Hukuk Dairesi 2011/21990 E. , 2012/5356 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 550 TL (ıslah ile 4.725 TL) alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacının aracının 20.04.2010 tarihinde ... Adliyesi otopark tarafı, ... Köprüsü altında biriken su içerisinde kalarak tam hasara uğradığını, yağmur sularının yetersiz ve bakımsız bulunan kanalizasyon sistemiyle tahliye edilmemesi ve suyun otoyolda birikmesi nedeniyle meydana gelen olay nedeniyle aracının tam zayi olduğunu, aracın gerçek değeri 21.500 TL olduğu halde, kasko şirketince 16.875 TL ödendiğini belirterek 550 TL (ıslah ile 4.725 TL) alacağın tahsilini istemiştir.Davalı cevabında; zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, yetki ve husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının aracını parkettiği yerin, park yeri olmadığını, davacının tam kusurlu davalı idarenin ise kusursuz olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davalının bilirkişi raporunda belirtildiği gibi yağmur sularının tahliyesinden ve kapakların her türlü bakımından, yapımından sorumlu bulunması ve hizmet eksikliği nedeniyle tam kusurlu olduğu gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, olay yerinin köprü altı cadde olduğu ve park yasağına dair levha bulunmadığı, park yasağına bağlı 2918 Sayılı Yasanın 61.maddesine göre kusur izafesinin yapılmaması yanında, park yasağı olduğu kabul edilse dahi uyarıcı levha olmadığından park etmenin idari para cezası niteliğinde olmasına bağlı yine de davacıya kusur yüklenemeyeceği, davalı idarenin tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.Somut olayda; davacının aracını alt geçide parkettiği konusunda ihtilaf yoktur.2918 Sayılı Yasanın 61.maddesinde, hangi hallerde park yasağı olduğu belirtilmiştir. Maddenin (k) bendinde; "park için yer ayrılmamış veya trafik işaretleri ile belirlenmemiş alt geçit, üst geçit, üst geçit ve köprüler üzerinde veya bunlara on metrelik mesafe içinde ...park etmenin yasak olduğuna ilişkin hüküm mevcuttur." Bu durum karşısında, davacının araç park etmenin yasak olduğu yere aracını parketmek suretiyle, park yasağı konusundaki kuralı ihlal ettiği gözönüne alınarak davacıya kusur yüklenip yüklenmeyeceği incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.