T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/430 - 2025/1649 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/430 KARAR NO : 2025/1649 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/12/2023 NUMARASI : 2023/378 Esas 2023/756 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 19.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13.01…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/430 - 2025/1649 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/430 KARAR NO : 2025/1649 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/12/2023 NUMARASI : 2023/378 Esas 2023/756 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 19.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13.01.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili, 18.11.2017 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakala araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davacıya atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, davadan önce davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuru neticesinde, davacı asile bilgileri haricinde sigorta şirketi tarafından bir miktar tazminat ödemesi yapıldığı bilgisine eriştiklerini, ancak yapılan ödeme miktarının davacının zararını karşılamaktan uzak olduğunu belirterek HMK'nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik ve 29.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında bakıcı gideri talebini 5.725,62 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 12.798,76 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 272.575,44 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının dava açmadan önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesine göre usûlüne uygun olarak davalı sigorta şirketine başvuru yapmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar verilmesi gerektiğini, meydana gelen kazada davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu ve hatır taşımasının söz konusu olduğunu, davalı sigorta şirketinin kusurunun bulunmadığını, davacıya yapılan ödemeler nedeniyle davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumluluğunun kalmadığını, davacı tarafça sunulan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, maluliyetin tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; davanın, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkin olduğu, kaza tespit tutanağına göre, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği ve davacının araçta yolcu olması ve kendisine atfedilecek kusur bulunmaması nedeniyle kusur raporu alınmasına yer olmadığına karar verildiği, davadan önce Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 05.01.2023 tarihli rapora göre, dava konusu kaza nedeniyle davacıda meydana gelen özür oranının %24 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve 3 ay bakıcı ihtiyacının olduğunun belirtildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılan aktüer hesaplamasına göre, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya toplam 34.132,70 TL ödendiği, yapılan ödemeler nazara alınarak davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararının 295.867,30 TL, bakıcı giderinin 5.725,62 TL olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulü ile, 272.575,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.798,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 5.725,62 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 291.099,82 TL'nin 25.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/171 Esas sayılı dosyası ile açtığı davanın yargılama sırasında İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 03.07.2019 tarihli raporda davacının vücut engelilik oranının %5, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay, bakıcı ihtiyaç süresinin de 1 ay olduğunun belirtilmesine rağmen, davacı tarafından alınan ve hükme esas kabul edilen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 05.01.2023 tarihli raporda davacının vücut engellilik oranının %24, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, bakıcı ihtiyaç süresinin 9 ay olarak kabul edilmesinin ve maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması taleplerinin reddedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyası üzerinden 25.12.2019 tarihinde ... ... hesabına 3.663,00 TL, 29.03.2021 tarihinde ... ... hesabına 4.831,00 TL, 23.08.2021 tarihinde ... ... hesabına 4.452,00 TL, 30.07.2019 tarihinde ... hesabına 127.000,00 TL, 29.12.2020 tarihinde ... hesabına 31.847,00 TL, 09.02.2021 tarihinde ... hesabına 97.640,00 TL, 24.10.2022 tarihinde ... hesabına 2.914,29 TL, 29.06.2021 tarihinde ... hesabına 66.000,00 TL, 25.12.2019 tarihinde ... ... hesabına 24.172,00 TL, 29.03.2021 tarihinde ... ... hesabına 9.960,70 TL, 06.04.2021 tarihinde ... hesabına 54.471,48 TL, 03.11.2022 tarihinde ... hesabına 6.820,16 TL, 05.06.2018 tarihinde ... hesabına 32.174,00 TL, 12.02.2019 tarihinde ... hesabına 145.922,00 TL, 20.01.2020 tarihinde ... hesabına 39.950,00 TL, 20.12.2018 tarihinde ... hesabına 36.374,00 TL, 02.08.2022 tarihinde ... hesabına 46.477,88 TL, 29.12.2021 tarihinde ... hesabına 40.000,00 TL, 06.03.2020 tarihinde ... ... hesabına 16.687,00 TL, 05.08.2021 tarihinde ... ... hesabına 2.872,40 TL, 23.05.2022 tarihinde ... ... hesabına 77.942,30 TL, 02.11.2022 tarihinde ... hesabına 110.000,00 TL, 27.03.2023 tarihinde ... hesabına 55.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, meydana gelen kaza nedeniyle birden fazla mağdur bulunduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından zarar görenlere yapılan ödemelerin zarar görenlerin çokluğu nedeniyle garameten paylaştırılarak oranlama yapılarak hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer raporunda, ödemelerin toplanarak limitten düşülmesine dair hesaplamanın ve hesaplamada teknik faiz uygulanması gerekirken iskonto uygulanmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden poliçe Genel Şartları uyarınca davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece kusur raporu alınmaksızın karar verildiğini, faiz türünün de yanlış belirlendiğini, zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı ... sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını, davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacı asile bilgileri haricinde bir miktar tazminat ödemesi yapıldığı bilgisine eriştiklerini, ancak yapılan ödeme miktarının davacının zararını karşılamaktan uzak olduğunu belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri isteminde bulunmuş, mahkemece, kaza tespit tutanağına göre, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği ve davacının araçta yolcu olması ve kendisine atfedilecek kusur bulunmaması nedeniyle kusur raporu alınmasına yer olmadığına karar verildiği, davadan önce Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 05.01.2023 tarihli rapora göre, dava konusu kaza nedeniyle davacıda meydana gelen özür oranının %24 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve 3 ay bakıcı ihtiyacının olduğunun belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya toplam 34.132,70 TL ödendiği, yapılan ödemeler nazara alınarak yapılan hesaplama neticesinde davanın kabulü ile, 272.575,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.798,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 5.725,62 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 291.099,82 TL'nin 25.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Davalı sigorta şirketi kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup araç sürücünün kazanın meydana gelmesindeki kusur oranı ve davacının gerçek zarardan sorumludur. 6098 sayılı TBK'nın Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinde “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” düzenlemesi yapılmış, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Bu durumda, TBK'nın 50. TMK'nın 6 ve HMK'nın190. maddeleri gereğince davacının davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu iddia ederek dava açtığı, mahkemece kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranları belirlenmeksizin ve davalı tarafın kusura ilişkin itirazları gözetilmeden kaza tespit tutanağına göre davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kusursuz olduğu kabul edilerek karar verilmiş ise de; davalı sigorta şirketinin kusura ilişkin itirazlarının da bulunduğu gözetilerek tazminatın belirlenmesi ilkeleri çerçevesinde, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün ve davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusur tespiti yapılmaksızın ve tarafların kusur oranlarına yönelik denetim ve itiraz hakkını kullanmasına engel olacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece dava konusu olaya ilişkin Cumhuriyet savcılığı soruşturma dosyası ve dava açılmış ise ceza mahkemesi dosyası getirilerek konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden kazanın meydana gelmesine etkili olan davranışları değerlendirilerek, kusur oranının belirlenmesi için rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. 2-Haksız fiil sonucu maddi tazminat talebinin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi ve tazminatın somutlaştırılması için maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre yürürlükte olan mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Bu bakımdan Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan rapor alınması gerekirken, davacının dava tarihinden önce başvurusu üzerine düzenlenen ve dosyaya sunduğu 05.01.2023 tarihli maluliyet raporu esas alınarak mahkemece hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu hâle göre, davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin tüm tedavi evrakları getirilerek davacının kazaya bağlı maluliyetinin bulunup bulunmadığı, tedavi süreci, iyileşme süresi ve kaza nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak heyete ortopedi ve fizik tedavi uzmanı doktor bilirkişi de heyete dahil edilerek ATK veya üniversite hastanelerinin adli tıp kürsüsünden Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre davacının kaza sonucu yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığı, var ise oranı, geçici iş göremezlik süresi, bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı ve bakıcı süresinin belirlenmesi için rapor alınarak tazminatın belirlenmesi gerekirken davacının tedavi evrakları getirilmeden, davadan önce yapılan başvuru üzerine düzenlenen raporun hükme esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir. 3-Davalı vekili, davacı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/171E.sayılı dosyası ile maddi tazminat davası açıldığı ve sonuçlandığı belirtildiğinden bahse konu mahkeme dosyasının getirtilerek talep sonuçlarının ayrı ayrı değerlendirilerek eldeki davadaki talepler ile aynı olup olmadığının, taleplerin aynı olması hâlinde kesin hüküm teşkil edip etmediğinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlarda deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Dosyanın yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi davalıya iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden kurulacak hükümde dikkate alınmasına, 4-Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 2024/12292 Esas sayılı dosyasına yatırılan 540.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.