5. Hukuk Dairesi 2024/9865 E. , 2025/4208 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2680 Esas, 2024/370 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) 5177 sayılı Kanun'la eklenen 19/son maddesi uyarınca köy boşluğu niteliğindeki taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaş
**5. Hukuk Dairesi 2024/9865 E. , 2025/4208 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2680 Esas, 2024/370 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) 5177 sayılı Kanun'la eklenen 19/son maddesi uyarınca köy boşluğu niteliğindeki taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyeti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mardin ili, Derik ilçesi, ... Mahallesi boşluğunda bulunan muhdesatın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idare adına aidiyetini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2017 tarihli ve 2016/211 Esas, 2017/205 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, muhdesatların davacı idare adına terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ve 2021/1434 Esas, 2022/1560 Karar sayılı kararı ile taşınmaz üzerinde bulunan yapılara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca değer belirlenmesinde ve ağaçlara maktu değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak bedelin derhal ödenmesi, muhdesatın aidiyeti, faiz, vekâlet ücreti ve harç yönünden taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ve 2021/1434 Esas, 2022/1560 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; köy boşluğu niteliğindeki taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın değerinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Dava konusu muhdesatın yüzölçümünün tespiti için alınan 28.10.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda muhdesat alanının 106,88 m² olarak belirlendiği; 12.08.2017 havale tarihli fen bilirkişi raporunda muhdesat alanının 171,00 m² olarak tespit edildiği; 06.09.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda ise muhdesat alanının 178,00 m² olarak belirlenerek taşınmaz bedelinin hesaplandığı anlaşılmakla fen bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin yapılan hesaplama sonucunun hükme esas alınması, 2942 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesine 5177 sayılı Kanun ile eklenen fıkrasında "Başkası adına tapulu, sahipsiz veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırmasında binaların asgari levazım bedeli, ağaçların ise 11 inci madde çerçevesinde takdir olunan bedeli zilyedine ödenir." hükmü düzenlenmiştir. Davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan yapının resmî birim fiyatları nazara alınıp yıpranma payı, müteahhit kârı ve işçilik ücreti düşülerek, 2942 sayılı Kanun'un 19/son maddesi uyarınca asgari levazım bedeline hükmedilmesi gerekirken, anılan yasa hükmüne aykırı, denetime elverişsiz bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu muhdesatların toplam yüzölçümünün 171 m² olarak tespit edildiği, 28.12.2023 tarihli ek raporda ise dava konusu 2942 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesine 5177 sayılı Kanun ile eklenen fıkra uyarınca davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan yapının resmî birim fiyatları nazara alınıp yıpranma payı, müteahhit kârı ve işçilik ücreti düşülerek, 2942 sayılı Kanun'un 19/son maddesi uyarınca asgari levazım bedelinin 13.818,00 TL, ağaç bedeli 1.145,00 TL olmak üzere toplam 14.963,00 TL olarak belirlendiği, Yargıtay bozma ilamında belirtilen esaslar gözetilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin fahiş olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespit edilerek kamulaştırma bedelinin belirlenmesi gerektiğini, tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesat kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Köy boşluğu niteliğindeki taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlara 2942 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesine 5177 sayılı Kanun'la eklenen 19/son maddesi uyarınca değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz hacının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.