12. Ceza Dairesi 2025/4362 E. , 2026/626 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/89 E., 2025/272 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği d…
12. Ceza Dairesi 2025/4362 E. , 2026/626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/89 E., 2025/272 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62, 53... . maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 16.05.20 22... /6611 Esas ve 2022/8582 Karar sayılı ilamı ile " Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçesi ile bozma kararı verildiği, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 62, 53... . maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, karar verilmiş, karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 19.12.20 24... /3656 Esas ve 2024/16102 Karar sayılı ilamı ile "Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 353/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 3 59... . maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi," gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/a-2, 359/4 maddeleri, 5237 sayılı Kanunun 62, 50... /2 maddeleri uyarınca 11.250,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; "defterleri teslim et ihbarı"nın müvekkiline teslim edilmediğine, müvekkilinin ikamet adresinin Antalya olduğuna, usulsüz tebligat nedeniyle kanuni bildirimin kanuna uygun şekilde yapılmadığına, kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın ... Ltd. Şti'nin ortağı ve sorumlu müdür olduğu, bu şirketin 31/12/2011 tarihi itibariyle re'sen terkin edildiği, şirket hakkında yapılacak vergi incelemesi için 2010 yılına ait defter ve belgelerin ibrazı için sanık hakkında çıkartılan tebligatın sanığın o anda evde olmaması nedeniyle aynı konutta ikamet eden ehil ve reşit olan ... isimli sanığın yeğeni olan kişiye tebliğ edildiği, sanığın süresi içerisinde defter ve belgeleri ibraz etmemesi nedeniyle üzerine atılı suç oluştuğu gerekçesiyle hakkında iddianame düzenlendiği, sanığın bozma öncesi alınan savunmasında 2007-2008 yıllarında mali olarak zor günler geçirdiklerini ve iflas ettiklerini, vergi dairesinin istediği belgelerden 2010 yılına ilişkin defter ve belgeleri bulamadığını, yeğeni olan ... 'a yapılan tebliğden haberinin olduğunu, ancak defter ve belgeleri bulamadığı için ibraz edemediğini, şirketin 2008 yılından beri faal olmadığını söylediği, bu hususlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede öncelikle sanığın yeğeni adına yapılan tebliğin usule uygun olduğu, aksi düşünülse dahi sanığın savunmasında yapılan tebliğden haberi olduğunu açıkça söylediği, bu nedenle yapılan tebliğin usulsüz olduğunun ileri sürelemeyeceği, sanığın şirketini kendi beyanına göre 2008 yılından beri faal olmadığı, 2011 yılı itibariyle de re'sen terk ettirilmiş olduğu, defter ve belge isteme yazısının gönderildiği tarihte işin terk edilmesi nedeniyle incelemenin bizzat işyerinde yapılmasına ilişkin 213 sayılı Kanun'un 139/1 maddesindeki emredici düzenlemenin de somut olayda uygulanamayacağı, bu doğrultuda sanığın defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebliğden haberinin olmasına rağmen 2010 yılına ilişkin defter ve belgeleri herhangi bir mücbir sebep söz konusu olmaksızın süresi içerisinde inceleme için vergi dairesine teslim etmeyerek üzerine atılı suçu işlediği gerekçesi ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozmaya uyularak yapılan yargılamanın hukuka uygun olduğu, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.