Başvuru, idari eylemden doğan manevi zararın tazmini istemiyle açılan tam yargı davasında aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkı ile davanın hatalı değerlendirme sonucu reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari eylemden doğan manevi zararın tazmini istemiyle açılan tam yargı davasında aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkı ile davanın hatalı değerlendirme sonucu reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 27/7/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) emrinde sözleşmeli piyade uzman çavuş olarak görev yapmaktayken bağlı olduğu birlik tarafından terörle mücadele faaliyetleri kapsamında Hakkari Çukurca'da yürütülen operasyona katılmış ve 27/9/2012 tarihinde teröristlerle girdiği çatışma esnasında karın boşluğuna şarapnel parçası isabet etmesi sonucunda yaralanmıştır. Hakkari Asker Hastanesinde ameliyat edilen başvurucu, ameliyatının akabinde verilen otuz günlük istirahat raporunun bitiminde Kayseri'de bulunan birliğine katılmış ve görevine başlamıştır. 31/12/2012 tarihi itibarıyla sözleşme süresi bitecek olan başvurucu, sözleşmesinin yenilenmesi amacıyla sağlık kurulu raporu alması için görev yaptığı birlik komutanlığı tarafından6/12/2012 tarihinde hastaneye sevk edilmiştir. Etimesgut Asker Hastanesi tarafından düzenlenen 19/12/2012 tarihli sağlık kurulu raporu ile başvurucu hakkında piyade uzman çavuş görevine devam eder, komando olur, paraşütle atlayamaz kararı verilmiştir. Başvurucu 31/12/2012 tarihinde kendi isteği ile sözleşmesini feshetmiştir. Başvurucu 6/5/2013 tarihinde Millî Savunma Bakanlığına başvurmuş ve 27/9/2012 tarihinde teröristlerle girdiği çatışma sırasında yaralanması nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. Söz konusu başvurusunun cevap verilmemek suretiyle reddi üzerine 8/7/2013 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) tam yargı davası açan başvurucu, dava dilekçesinde olay nedeniyle uğradığı zarara karşılık 000 TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. AYİM'deki dava süreci devam ederken Jandarma Genel Komutanlığı Nakdî Tazminat Komisyonu (Komisyon) 17/1/2014 tarihinde, olay nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlara karşılık başvurucuya 629,62 TL nakdî tazminat ödenmesine karar vermiştir. Söz konusu nakdî tazminat tutarı 20/2/2014 tarihinde başvurucuya ödenmiştir. AYİM İkinci Dairesi (Mahkeme), en son sağlık durumunun tespiti için başvurucuyu Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına sevk etmiştir. GATA Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 17/11/2014 tarihli raporda özetle başvurucunun yaralanmasının yaşamını tehlikeye düşüren bir durum olmadığı, vücutta kemik kırığı ve çıkığına neden olmadığı, yüzde sabit ize ya da yüzün sürekli değişimine sebebiyet vermediği, duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesine neden olmadığı, konuşmasında sürekli zorluğa neden olmadığı tespitlerine yer verilmiştir. Aynı raporda başvurucunun çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespitine mahal arızasının bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucunun anılan rapora itiraz etmesi üzerine Mahkeme tarafından yapılan ara karara cevaben GATA Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19/1/2015 tarihli ek raporda; kişinin paraşütle atlayamama durumunun TSK Sağlık Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenen bir husus olduğu, olayın başvurucunun yaşamını tehlikeye düşüren bir durum olmakla birlikte oganlardan birinin işlevini zayıflatan veya yitirilmesine neden olabilecek herhangi bir anatomik/fonksiyonel kayıp saptanmadığı, ilgili mevzuata göre meslekte kazanma gücü kayıp oranı tespitine mahal arızasının olmadığı açıklamalarına yer verilmiştir. Mahkeme 4/2/2015 tarihinde oybirliğiyle verdiği kararla davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde öncelikle GATA Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 17/11/2014 ve 19/1/2015 tarihli raporlardaki tespitler aktarılmış; bu raporlara göre başvurucuda maddi zarar oluşturacak iş gücü kaybı bulunmadığına, gerekli tedavisi yapıldığından başvurucunun maddi zararının olmadığına dikkat çekilmiştir. 17/1/2014 tarihli Komisyon kararına istinaden başvurucuya 629,62 TL nakdî tazminat ödemesi yapıldığı, ilgili yasa hükmüne göre bu ödemenin tazminat hesabında gözönünde bulundurulması gerektiği hatırlatılan kararda; söz konusu miktarın emsal olaylarda Mahkeme tarafından takdir edilen manevi tazminat miktarından fazla olduğu, bu itibarla tazminata hükmedilemeyeceği belirtilerek ret hükmü oluşturulmuştur. Kararda ayrıca, davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine (500 TL) hükmedilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi aynı Mahkemenin 10/6/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar 29/6/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 27/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un Nakdi tazminat ve aylığın etkisi kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığıdır.Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar gözönünde tutulur."