18. Hukuk Dairesi 2008/2626 E., 2008/4558 K. 18. Hukuk Dairesi 2008/2626 E., 2008/4558 K. - ESKİ HALE GETİRME - TEMYİZ TALEBİNİN REDDİ- 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 167 ] "İçtihat Metni" Dava dilekçesinde, kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, 04.07.2007 tarihinde tebliğ edilen kararı 25.07.2007 t
18. Hukuk Dairesi 2008/2626 E., 2008/4558 K. **18. Hukuk Dairesi 2008/2626 E., 2008/4558 K.** **- ESKİ HALE GETİRME - TEMYİZ TALEBİNİN REDDİ**- 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 167 ] **"İçtihat Metni"** Dava dilekçesinde, kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, 04.07.2007 tarihinde tebliğ edilen kararı 25.07.2007 tarihinde temyiz etmiş, HUMK'nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük temyiz süresini geçirmiş olmasına dayanak olarak 18.07.2007 günlü Dr. Nurettin imzalı 10 gün yatak istirahatini öngören raporu temyiz dilekçesine eklemiştir. HUMK'nın 167. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre; sakıt olan bir hakkın eski hale getirilmesine karar verilebilmesi için belli mühlet içinde işlem yapmaya mecbur olan kimsenin veya vekilinin, arzu ve ihtiyacı dışında o işlemi yapmaktan aciz bulunduğu kanıtlanmış olmalıdır. Somut olayda, temyiz dilekçesi ekinde sunulan doktor raporunda davacı vekili Av. Osman'ın yapılan muayenesinde "bronko-pneumoni" tanısı ile 10 gün yatak istirahatinin uygun olduğu yazılıdır. Hastalık özrüne dayanarak yasal süre içinde hükmü temyiz etmeyen davacı vekilinin geçirdiği sürenin eski hale getirilebilmesi için salt doktor raporunun varlığı yeterli olmayıp, anılan yasa hükmü uyarınca raporda belirtilen hastalığın kişiyi yapması gereken işlerden alıkoyacak derecede acze düşürmüş olması gerekir. Raporda belirtilen rahatsızlık gözönünde tutulduğunda, bunun vekilin aynı kentteki müvekkiline haber verip onun temyiz yoluna başvurmasını veya başka bir vekil ile kendisini tevkil ettirmesini ya da temyiz süresi içerisinde sözü edilen mazeretini bir dilekçe ekinde mahkemeye göndermesini engelleyecek nitelikte görülmemiştir. Saptanan bu duruma göre, temyiz süresi içerisinde değil de bu süre geçtikten sonra temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan serbest çalışan doktor raporuna dayanılarak temyiz süresinin eski hale ircası da olanaklı bulunmadığından, davacı vekilinin süresinde olmayan temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.