4. Hukuk Dairesi 2018/728 E. , 2018/8117 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 26/10/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat, kınama kararı verilmesi ve bu kararın yayınlanmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair veril…
**4. Hukuk Dairesi 2018/728 E. , 2018/8117 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 26/10/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat, kınama kararı verilmesi ve bu kararın yayınlanmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/03/2017 günlü karara karşı davacı ve davalıların istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/501-2017/147 sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-B.2 maddesi uyarınca düzeltilerek; davacının davasının kısmen kabulüne dair verilen 25/12/2017 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı vekili, ... Gazetesi'nin 13/05/2015 tarihli nüshasında davalılardan ... tarafından kaleme alınan ve ''Eşini, anasını, babasını, çocuklarını ..'a feda eden iş adamı'' başlığıyla yayınlanan yazı içeriğinde, müvekkilinin Cumhurbaşkanı hakkında ''Ona anam, babam, eşim, çocuklarım feda olsun'' şeklinde sözler söylediği yazılarak toplumsal saygınlığının rencide edildiğini, oysa ki müvekkili tarafından ''eşim'' kelimesi kullanılmadığı halde bu sözün de eklenerek müvekkili tarafından söylenilmiş gibi gösterildiğini ve bu durumun kişilik haklarına zarar verdiğini belirterek manevi zararının tazmini ile kınama kararı verilmesi ve bu kararın ilan edilmesi isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, yorum ve eleştirilerin diğer haber ve yazılara göre daha sert ve kırıcı olabileceği ancak gerçek dışı ifadelerin gerçekmiş gibi kullanılmasının bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, üçüncü kişilerden duyulan rivayete dayalı bilgilerin gerçekmiş gibi aktarılmasının mümkün olmadığı, yazının tümü birlikte değerlendirildiğinde yazarın bu sözleri bizzat duymadığı, bunu doğrulama ihtiyacı da hissetmediği, bu hali ile de doğrulanmayan haber üzerinden davacının küçük düşürülmesinin ve alay edilmesinin kabul edilemeyeceği, bu durumun davacının kişisel haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davacının söz konusu haber nedeniyle toplum nezdinde rencide olduğu, kişilik haklarının zarara uğradığı ayrıca haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilerek, davalıların istinaf başvurusunun reddine,