2. Ceza Dairesi 2022/4659 E. , 2025/3873 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4271 E., 2020/274 K. SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçlarından kurulan hükümler…
**2. Ceza Dairesi 2022/4659 E. , 2025/3873 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4271 E., 2020/274 K. SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek bahsi geçen hükümlere hasren yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." ve yine aynı Kanun'un 295. maddesinde yer alan "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.'' şeklindeki düzenlemeler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen 22.01.2020 tarihli karara yönelik, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 27.01.2020 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu, ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmış ise de; kararın kanun yolu bildiriminde temyiz süresinin bitmesinden itibaren 7 gün içinde temyiz sebeplerini bildirmesi gerektiğine dair ihtaratın yer almadığı, tebliğ edilen tebligat evrakında da tebliğden itibaren 15 gün içerisinde kararın temyiz edilebileceğinin belirtildiği anlaşılmaka; sanık müdafiinin 7 günlük süreden sonra 03.03.2020 tarihinde sunduğu gerekçeli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; I) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca REDDİNE, II) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, hatalı değerlendirme sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, şikâyetçinin sanık ile arasında husumet bulunduğuna, tanık beyanı ve delillerin sanık aleyhine yorumlandığına, mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın adli sicil kaydında yer alan; Gaziosmanpaşa (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 02.04.2013 tarihli ve 2012/1294 Esas, 2013/562 Karar sayılı kararındaki 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesinde düzenlenen suçun, 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu önödeme kapsamına alınması nedeniyle, anılan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında şikâyetçilere yönelik eylemleri sebebiyle iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince kurulan hükümler kaldırılarak verilen mahkûmiyet kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.