6. Hukuk Dairesi 2010/12366 E. , 2011/5095 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mahkemesi Sıf.) Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının toplam değeri olan 5.000 TL’nin davalıdan tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından …
**6. Hukuk Dairesi 2010/12366 E. , 2011/5095 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mahkemesi Sıf.) Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının toplam değeri olan 5.000 TL’nin davalıdan tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davaya konu ziynet eşyalarının tarafların evlenmesinden kısa bir süre sonra davalı tarafından bozdurularak tarla alındığını sonraki aşamalarda iade edilmediğini, müvekkilinin ziynet eşyaları olmadan evden ayrılmak durumunda kaldığını belirterek bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalı tarafından bozdurulup tarla alındığını ileri sürmüş, davalı ise ziynet eşyalarının davacı tarafından kendi babasına verildiğini, tarlanın satılan traktörün parası ile alındığını savunmuştur. Ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Olayda, davacı kadın ziynet eşyalarının evlilik birliğinin devamı sırasında davalı tarafından elinden alınarak bozdurulduğunu sunduğu deliller ve dinlettiği tanıkların beyanı ile ispat edememiştir. Bununla birlikte davacı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmış olduğundan, davacıya, ziynet eşyalarının elinden alındığı, davalı tarafta kaldığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.