12. Ceza Dairesi 2021/1638 E. , 2025/866 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/903 Esas, 2020/104 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. H…
**12. Ceza Dairesi 2021/1638 E. , 2025/866 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/903 Esas, 2020/104 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, beraatine karar verilmiş, katılanlar vekilinin ve mahalli cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Dairemizin 03.12.2019 tarihli bozma kararı üzerine, Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl 13 ay süreyle sürücü belgesinin geri bırakılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; tanık beyanları ile olayın oluş şekline göre sanığın durduktan sonra kapıyı açtığı esnada yolcunun düşerek ölmesi sonucu kazanın meydana geldiği, sanığın kusurunun bulunmadığına, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine, mesleği sürücü olan sanığın ehliyetinin geri alınmasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 03/08/2014 günü saat 10.18 sıralarında, gündüz vakti, meskun mahal sınırları içerisinde, sanık sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı ticari minibüs ile Yaka Caddesini takiben seyir halindeyken olay mahalli durak cebine geldiğinde, aracında bulunan yolcu ...'un açılan yolcu kapısından düşmesi sonucu ölümüyle gerçekleşen trafik kazasının meydana gelmesinde kaza tespit tutanağında; bu kazanın oluşumunda sürücünün araç durmadan kapıları açarak 2918 sayılı KTK’nın 58. maddesine aykırı inme, binme kurallarına uymama kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, mahkemesince keşfe binaen alınan bilirkişi raporunda; sanık sürücü ...'ın tam kusurlu olduğu, yolcu ...'un ise kusursuz olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi 17/06/2015 tarihli adli raporda: iki durumuna göre değerlendirme yapılarak 1.) Minibüsün durarak daha sonra kapıyı açtığı esnada yolcunun düşmesi durumunda; sanık sürücü ...'ın idaresindeki minibüs ile durak cebine gelerek aracını durdurduktan sonra kapıyı açtığı esnada açık olan kapıdan yolcunun düşmesi olayında atfı kabil bir kusuru bulunmadığının, 2.) Minibüsün daha durmadan hareket halindeyken kapıyı açtığı esnada yolcunun düşmesi durumunda; sanık sürücü ...'ın idaresindeki minibüs ile olay mahalline geldiğinde yolcu indirmek amacıyla araç henüz tam olarak durmadan aracın kapılarını açtığı, ölen yolcunun araç henüz hareket halindeyken açık olan kapıdan düşmesi ile meydana gelen kazada dikkat ve özenyükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, olaydan hemen sonra beyanına başvurulan tanık Gülece’nin “şoför yavaşladı durmak üzereyken bayan acele ederek dolmuştan atladı yere düştü” şeklindeki beyanı ile olay yerinin fotoğraflarının incelenmesi sonucu mağdurun düştüğü yer olan kan izlerinin bulunduğu nokta ile minübüs arasında iki metre mesafe bulunması dolayısıyla sanığın henüz durmadan açtığı kapıdan inmek için acele eden mağdurun atlayarak düşmesi sonucu kazanın meydana geldiğinin kabulü ile bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.5237 sayılı Kanun'un 50/4. maddesi gereğince, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin, sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında "Sanığa verilen hapis cezasının süresi itibarıyla yasal imkan bulunmadığından," şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile TCK'nın 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi, 2.Sanık hakkında belirlenen 2 yıl 6 ay ... cezadan TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılırken 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine uygulama hatası ile 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilmesi, 3.5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi, 4.Sanığın yaşamını şoförlük yaparak icra etmesi ve başka bir geçim vasıtası olmadığından sürücü belgesininasgari hadden çok fazla uzaklaşmak suretiyle ceza süresi ile aynı süre ile geri alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Konya 12.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihinde karar verildi.