Başvuru, istinaf dilekçesine karşı cevap hakkının kullanılmasına imkân tanınmaması nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, istinaf dilekçesine karşı cevap hakkının kullanılmasına imkân tanınmaması nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 8/3/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Olay tarihinde başvurucu ile A., Ö.Ş., İ.K. aynı işletmede çalışmaktadırlar. Başvurucu, söz konusu kişilerin kendisi hakkında işletmenin bağlı olduğu Müdürlük veya Kurum Müfettişliğine ya da Cumhuriyet Savcılığına haksız ve asılsız şikâyetlerde bulunduklarını iddia etmiştir. Başvurucu, bu kişilerin haksız eylemleri nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunduklarını belirterek Salihli Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) ayrı ayrı manevi tazminat davası açmıştır. Yargılama sırasında tazminat dosyaları birleştirilmiş, Mahkemece 1/12/2016 tarihinde verilen kararla haksız şikâyet, soruşturma sırasında asılsız beyan ve iddialar ile başvurucunun kişilik haklarına zarar verildiği belirtilerek asıl ve birleşen davalarda başvurucu lehine kısmen manevi tazminata hükmedilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararı 5/1/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, davalılar istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. Davalılar 18/1/2017 tarihinde dosyaya istinaf dilekçelerini sunmuşlardır. A. ve Ö.Ş.nin istinaf dilekçeleri 23/1/2017 tarihinde, İ.K.nın ki ise 1/2/2017 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş; başvurucu 3/2/2017 tarihinde istinaf dilekçelerine karşı cevap dilekçesini dosyaya sunmuştur. Mahkemece 26/1/2017 tarihinde istinaf formu ekinde dava dosyası İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine (Dairenin) gönderilmiştir. Dairenin 2/2/2017 tarihli kararıyla derece mahkemesi kararı bozularak kaldırılmış ve davanın esastan reddine kesin olarak hükmedilmiştir. Daire kararında; davalıların görevleri kapsamında vâkıf oldukları bilgileri soruşturma makamına bildirdikleri, bu beyanlarının bir kısmının ise haklarındaki disiplin işlemi savunması şeklinde gerçekleştiği, davalıların eylemlerin yasal hak arama niteliğinde olması yanında görgü ve bilgilerini soruşturma makamına savunma amaçlı olarak bildirmelerinde hukuka aykırılık olduğu söylenemeyeceğinden davacının kişilik haklarına zarar vermiş oldukları kabul edilemeyeceği için manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarının usul ve yasaya uygun olmadığı belirtilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 20/2/2017 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 8/3/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''İstinaf dilekçesine cevap'' kenar başlıklı maddesi şöyledir:" (1) İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur. (2) Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir. (3) Kararı veren mahkeme, dilekçeler verildikten veya bunun için belli süreler geçtikten sonra, dosyayı dizi listesine bağlı olarak ilgili bölge adliye mahkemesine gönderir." 6100 sayılı Kanun'un ''Katılma yolu ile başvurma"kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir. (2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ... konusunda karar verecek olan,... bir mahkeme tarafından ... görülmesini isteme hakkına sahiptir..." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı AİHM'e göre kural olarak başvurucular, davanın karşı tarafına tanınan bir avantajın kendilerine zarar vermiş olduğunu veya bu durumdan olumsuz etkilendiklerini ispat etmek zorunda değildir. Taraflardan birine tanınan, diğerine tanınmayan avantajın fiilen olumsuz bir sonuç doğurduğuna dair delil bulunmasa da silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmiş sayılır (Zagorodnikov/Rusya, B. No: 66941/01, 7/6/2007, § 30). Hakkaniyete uygun yargılanmanın temel unsuru, yargılamanın çelişmeli olması ve taraflar arasında silahların eşitliğinin sağlanmasıdır (Rowe ve Davis/Birleşik Krallık [BD], B. No: 28901/95, 16/2/2000, § 60). Adil yargılanma hakkının unsurlarından olan çelişmeli yargılama ilkesi taraflara, dava dosyasındaki belgeler hakkında bilgi sahibi olma ve yorum yapma hakkını tanımayı, bu nedenle tarafların yargılamanın bütününe aktif olarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda mahkemece tarafların dinlenmemesi, taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesi yargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hâle gelmesine neden olabilecektir (Feldbrugge/Hollanda, B. No: 8562/79, 29/5/1986, § 44).