8. Hukuk Dairesi 2022/7436 E. , 2023/4978 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tescil ve elatmanın önlenmesi davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar veri…
**8. Hukuk Dairesi 2022/7436 E. , 2023/4978 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tescil ve elatmanın önlenmesi davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine, ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 24.07.1981 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu, 28.06.1991 tarihinde ilan edilen 6831 ... Orman Kanunu'nla (6831 ... Kanun) değişik 2/B madde uygulama çalışması bulunmaktadır. Arazi kadastrosu 1972 yılında yapılmıştır. 2. Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği yaklaşık 13.500 m2 yerin 1985 yılına kadar dedesi, 1985-1992 yılları arasında babası ve sonrasında müvekkili tarafından önceleri tarla, son 10 yıldır narenciye, erik bahçesi olarak kullanıldığını ve üzerinde 4-5 yaşlarında 324 adet portakal, 300 adet erik vs. ağacı bulunduğunu belirterek, dava konusu yere davalı Hazine’nin müdahalesinin önlenmesine ve dava konusu yerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. 3. Davalı Hazine vekili 07.09.2018 tarihli dilekçesi ile davanın reddine dava konusu taşınmazın 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesine istinaden müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2013 tarihli ve 2013/85 Esas, 2013/46 Karar ... kararı ile, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik davalarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.11.2013 tarihli ve 2013/10540 Esas, 2013/10238 Karar ... kararıyla, davanın tescil harici bırakılan taşınmazın tescili ve davalıların müdahalesinin önlenmesi istemi ile mülkiyete ilişkin olduğu, mahkemenin nitelendirdiği gibi zilyetliğin korunmasına ilişkin olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının ... ili ... ilçesi Iğdır Köyü 80 parsel ... taşınmazın batısında bulunan ve Fen Bilirkişisi A.Y’nin 3. Ek 22.11.2019 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen yeşil renk taralı 8.477,47 m2 lik alana yönelik tescil talebinin kabulü ile; davacı ... oğlu ... adına bulunduğu adanın son parsel numarası verilerek tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline; aynı yer ve aynı krokide kırmızı renk taralı (B) harfi ile gösterilen 6.204,47 m2 lik ve (C) harfi ile gösterilen 6.639,68 alanlara yönelik tescil talebinin reddi ile bulundukları adanın son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; davacının Hazine yönünden müdahalenin önlenmesi davasının bilirkişi raporundaki (A) harfi ile gösterilen alan yönünden kabulüne, bilirkişi raporundaki (B) ve (C) harfleri ile gösterilen alanlar yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine, ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı lehine zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleşmediğini belirterek, kısmen kabulüne yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı lehine zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleşmediğini, 4721 ... Kanun'un 715. maddesinde belirtilenen taşınmazların tapuya tescillerinin mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporların yetersiz olduğunu, zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleşmediğini ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı lehine zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve davalı Hazinenin müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14, 17 nci maddeleri, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1. maddesi. 3. Değerlendirme Dava tapusuz taşınmazın tescili ve müdahalenin önlenmesi istemlerine ilişkin olup, davalı Hazine vekilinin karşı tescil istemi bulunmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde 80 parselin batısında bulunan yaklaşık 16.500 m2 lik taşınmazın müvekkili tarafından kullanılan 13.500 m2 lik kısmında 4-5 yaşlarında yaklaşık 600-700 adet meyve ağacı bulunduğunu, önceleri tarla son 10 yıldır bahçe olarak kullanılan 13.500 m2 miktarındaki kısmın 4721 ... Kanun'un 713/1. maddesi gereğince müvekkili adına tesciline, dava konusu taşınmaza davalı Hazinenin müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir. 07.07.2015 ve 19.06.2018 tarihlerinde yapılan keşifler sonrası düzenlenen raporlarda davacının talepte bulunduğu alanın 8.477,47 m2 olduğu belirtilmiş ve hükme esas alınan 22.11.2019 tarihli fen raporunda yapılan inceleme ve ölçüm neticesinde davacının zilyetliği olduğunu iddia ettiği alanın 8.477,47 m2 olarak hesaplandığı ve davalı Hazinenin tescil talebinde bulunacağı alanların B (6.207,47 m2) ve C (6.639,68 m2) olduğu belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın komşu parsellerine ilişkin tespit tutanakları eksiksiz şekilde getirtilmemiş ve dayanak tapuların dava konusu yeri ne okuduğu üzerinde durulmamıştır. Ayrıca davacı tarafından dava dilekçesi ekinde ecrimisil tahakkuku ve ödendiğine ilişkin belgelere yer verildiği ve davacının 1991 yılından beri ecrimisil ödediğini belirttiği halde ilgili yerden ecrimisile ilişkin tüm belgeler getirtilip incelenmemiştir. Eldeki dava tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup; 19.06.2018 tarihinde yapılan keşif sonrası hazırlanan raporlarda dava konusu taşınmazın 1973 yılında ilan edilen tapulama paftasında 766 ... Kanun'un 2. maddesine göre orman olarak tapulama harici bırakıldığı, 24.07.1981 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında bırakıldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, eğiminin %11 ve fiili durumunun 8-10 yaşlarında kapama portakal ve erik bahçesi olduğu, 1973 tarihli hava fotoğrafında maki formasyonuna ait bitki örtüsü bulunduğu, 1992 tarihli hava fotoğrafı ve 2010 tarihli ortofotoda dağınık çalılık ve taşlık-kayalık olduğu, lokal topraklı alanların bulunduğu, 1960 ve 1975 memleket haritalarında çalılık simgeli yeşile boyalı alanda, 1995 memleket haritasında çalılıklar dağınık olduğundan açıklık alanda gösterildiği belirtilmiştir. Ayrıca 07.07.2015 tarihinde yapılan keşifte dinlenen ve davacının aralarında husumet olduğu gerekçesiyle itirazda bulunduğu ve sonraki keşifte dinlenmeyen mahalli bilirkişi ..., davacının ve daha önce murislerinin kullandığı taşınmazın yaklaşık 3 dönüm olduğunu, daha sonra açma yapılarak bugünkü haline getirildiğini, 3 dönümün üzerindeki taşınmaz kısmının yakın zamanda yaklaşık 5 yıllık süreçte açma yapılarak bugünkü haline getirildiğini, buranın daha önceden çalılık, taşlık ve kullanılmayan arazi olduğunu, kendisinin de yakınlarda zeytinliği olduğunu beyan etmiştir. Her ne kadar 8.477,47 m2'lik kısmın davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, yukarıda açıklanan raporlar, özellikle hava fotoğrafları ve memleket haritalarının incelenmesinde dava konusu taşınmazın bütününde 1992 ve 2010 yıllarında dahi imar ihyanın tam olarak tamamlanmadığı açıktır. O halde İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri, ecrimisile ilişkin tüm belgeler ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı; imar ihya taşınmazın bir kısımında tamamlanmış ise hangi kısımda hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 03.07.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak; getirtilen ecrimisile ilişkin tüm belgeler incelenerek davacının zilyetliğinin ilk nasıl başladığı, zilyetliğinin asli mi feri mi olduğu hususu üzerinde durularak, zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği bir kısım yer varsa bu kısım belirlenip toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi