10. Hukuk Dairesi 2015/14331 E. , 2015/14210 K. "" Mahkemesi : Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edi…
**10. Hukuk Dairesi 2015/14331 E. , 2015/14210 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- 5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, “iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. ve 87. maddeleridir. Somut olayda, ceza dosyasında vinç operatörünün asli, diğer gerçek kişilerin tali, sigortalının ise kusursuz bulunduğu, dosyada alınan ilk kusur raporunda asıl işveren ...'nin % 50 kusurlu bulunduğu, ( bu kusur oranının % 35'inin şirketin direkt kusuru , % 15'inin gerçek kişilere ait bulunduğunun) , taşeron ...'ın % 25, işveren vekili ...'in % 5, vinç operatörünün ise % 20 oranında kusurlu bulunduğunun belirtildiği, hükme esas kusur raporunda ise; ...'nin % 70, alt işveren ...'ın ise % 30 kusurlu bulunduğu, kusura ilişkin tüm bu tespitler incelendiğinde açık çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, ceza davasında kusurlu bulunarak mahkum olanlara, zararlandırıcı sigorta olayının meydana gelmesinde az da olsa bir miktar kusur verilmesi gereği gözetilmeli, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın mahkumiyet niteliğinde bulunmadığı gözönünde bulundurulmalıdır.