8. Hukuk Dairesi 2023/1727 E. , 2024/7000 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1081 E., 2023/222 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/545 E., 2022/74 K. Taraflar arasındaki galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararın
**8. Hukuk Dairesi 2023/1727 E. , 2024/7000 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1081 E., 2023/222 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/545 E., 2022/74 K. Taraflar arasındaki galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin vakıf evladı olduğunu iddia ettikleri üst soyları ... oğlu ...'den dolayı .../...'te kurulu ve tescilli bulunan Mazbut Rakka Valisi ... Paşa Vakfı'nın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; vakfın vakfiyesinde kız erkek ayrımı yapılmadığı, vakfın utekasından olup aynı zamanda mütevellisi olan ve 1929 yılında vefat eden binbaşı ... Bey ile davacının murisi ...'in kimlik bilgilerinin uyumlu olduğu, davacının murisi ... ...'nın kız evlat olması rağmen galleye müstehak vakıf evladı olarak kabul edildiği gerekçesiyle davacının galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiş; hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nce esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Mazbut vakıf; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinde, bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun'un 6 ve 7 nci maddelerinde ise mazbut vakıfların ... tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanunun (5737 sayılı Kanun) yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır. Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir. Galle fazlası evlada şart kılınan vakıflarda, galle fazlasının alınabilmesi için açılan davada öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacı ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır. Davacı ile vakfeden arasında soybağı kuruluyor ise davacının vakfın evladı olduğu, vakfiyede öngörülen galle fazlası için öngörülen şartların davacı yönünden mevcut olması halinde ise galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğuna karar verilmesi gerektiği, başka bir deyişle vakfiyede galle fazlası için öngörülen şartların davacı yönünden mevcut olmaması halinde sadece vakıf evladı olduğunun tespiti ile yetinilmesi gerekecektir. Bir vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soy bağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kanbağı ilişkisinin kurulması yeterlidir. Dolayısı ile idarenin (... veya Mülhak Vakıf Yönetiminin) tek taraflı olarak evlat listesine yaptığı dayanaksız bir kayıt yeterli olmayıp, açıkça galle fazlasını almaya hak kazanıldığını gösterir bir mahkeme ilamına dayalı olarak vakıf evlat listesine eklenen kişiler, daha sonra açılacak vakıf evlatlığı davalarında kesin hüküm olmasa da güçlü delil olarak değerlendirilebilecektir. Bu genel açıklamalar sonrası eldeki davada; vakfiyede, "Hayatda olduğumca vakf-ı mezkurun gallesini kendim tasarruf ve tamir ve termim ve bi-iradetillahi Teala dâr-ı bevâri terk ve dar-ı karara rıhlet ve intikal eyledikden sonra evladı ve evlad-ı evladı batnen ba'de batnin ve karnen ba'de karnin tasarruf ve müddet-i tasarruflarında evladımın aslahı mütevelli ve gailesinden ta'mir ve termim ve fazlasını zükur inası âkil ve baliğ ve fevt olanlarının hisseleri hayatda olanlarına intikal ve mutasarrıf olub el-iyazu billahi Teala evlad ve evladım ba'de'l-inkıraz utekamdan halen hazinedarım ... Bey ... ve silahdarım ... bin ... ve ... ve ... ve ... ve ... ve ... ve yirmi neferden mütecaviz ma'lumu'z-zat ve mahsuru'l-aded-i sair utekamdan eyledikleri inde'l-iktiza vech-i şer'î üzre müsbet olanlar tasarruf ve malik olub i'tak eylediklerim dahi vakf-ı mezburede dahil olub nevbet-i tasarruflarında utekamdan aslahı mütevelli olub gallesinden ta'mir ve termim ve fazlasını ekil ve tasarruf eyleyeler ve asıl utekalarım fevt ve münkariz oldukdan sonra oğulları ve oğullarının oğulları batnen ba'de batnin ve karnen ba'de karnin tasarruf edüb kezalik aslahı mütevelli ola el-iyazu billahi ... oğulları dahi ba'del-inkıraz zikr olunan vakf zevcem ...-zat ... merhum ... hazretlerinin medine-i mezburede bina ve vakf eyledikleri mekteb-i şerifin evvelen ta'mir ve termim ve fazlasından mekteb-i mezburda ta'allüm üzre olan sibyana beher sene yüzer akçe mütevellisi yedi ile verilüb fazlasını muallim-i sıbyan olanlar mutasarrıf olub her gün ba'de'l-asr gerek sıbyan gerek muallim üçer İhlas-ı ... tilavet ve sevabını ruh-ı Resulullah aleyhü's-selama ihda eyleyeler" şeklinde ifade edilerek galle fazlasına yönelik vâkıfın evladları açısından kız erkek ayrımının yapılmadığı ne var ki utekaların fürûsu yönünden oğul kavramının kullanılarak kız çocuklarının kapsam dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan idari karar ile vakfedenin iradesine aykırı karar alınması da vakfedenin iradesini ortadan kaldıramayacağından, davacının galle fazlasına hak edemeyeceği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesince, davacının galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğu yönündeki istemin reddi ile sadece vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerledirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi