Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, denetçilerin, şirketin kuruluşundan ve sermaye artırımından doğan sorumlulukları, şirketin tescili tarihinden itibaren dört yıl geçmedikçe sulh ve ibra yoluyla kaldırılamaz. Bu sürenin geçmesinden sonra da sulh ve ibra ancak genel kurulun onayıyla geçerlilik kazanır. Bununla beraber, esas sermayenin onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri sulh ve ibranın onaylanmasına karşı iseler, sulh ve ibra genel kurulca onaylanmaz.
davacının davalı ... Ltd. Şti.'ne borçlu olmadığının tespitine, davalı ... Şti. yönünden 24.11. 2009 tarihli ... nolu ve 30.11.2009 tarihli ... nolu ve her biri 51.000,00 TL tutarlı çekler dışında kalan diğer dava konusu çekler yönünden davalı ... şirketleri yönünden davanın kabulüne, bu iki çek yönünden davalı ... Şti. yönünden davanın reddine; birleşen Bakırköy 4. ATM 2011/519 E sayılı ve Birleşen Kadıköy 5. ATM 2010/393 E sayılı dosyalarda davanın reddine karar verilmiş olup bu karara karşı, asıl davada davalı ... ... Şirketi vekili, birleşen davaların davacısı ... Şirketi vekili tarafından istinaf, asıl ve birleşen Kadıköy 5. Ticaret 2010/393 Esas sayılı dosyasında davalı ... ( ... ) ... Şirketi vekili tarafından katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİASIL DAVADA; Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılardan ... Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğunu; 01/08/2009 tarihli sözleşme ile sözleşmede belirlenen malların 01/09/2009 tarihine kadar davalının temin ve teslimi taahhüt ettiğini; müvekkilinin ise bir kısmı kendisi tarafından keşide edilen bir kısmı ise müşteri çeki olan 8 adet ve toplamı 363.552,36 TL olan çeki davalı şirkete verdiğini davalı şirketin malları teslim edemediğini, bir süre şirket sahibi ...'ın müvekkilini oyaladığını, nihayet bir müddet sonra artık malları teslim edemeyeceğini, zira piyasadan mal temin edemediğini, çekleri ise davalı ... Şirketlerine kırdırdığını beyan ettiğini, çeklerin mal bedeli olarak verilmesi nedeniyle karşılıksız kaldıklarını, kendilerinin her an icra tehditi altında olduklarını, Factoring Şirketleri yönünden durumun ''alacağın temliki'' hükmünde bulunduğunu, bu nedenle bedelsizlik defini onlara karşıda ileriye sürebileceğini, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/111 D.İş sayılı dosyasında çeklerin tahsili ve icraya konmaması için ihtiyati tedbir kararı aldıklarını, süresi içinde bu davayı açtıklarını belirterek; dava konusu olan 8 adet çekten dolayı davalılara borçlu olmadıklarının tesbitine, çeklerin hükümsüzlüğüne ve istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili savunmasında özetle; müvekkilinin Factoring işi yaptığını, davalı ...Ltd. Şti. ile genel kredi sözleşmesi imzaladığını, çekleri bu şirketten aldıklarını, çekleri alırken çekin alacak nedeninin dayanağı olan mal alım satımına ilişkin sözleşme ve faturayı da alarak işlemi gerçekleştirdiklerini, bu yönüyle müvekkilinin factoring şirketlerinin kuruluş ve çalışma esaslarının belirlendiği mevzuata uygun olarak işlem yaptığını, çekleri ciro yoluyla kendisine veren davalı ...'den alacağın konusuna dair mal ve hizmete ilişkin evrakın alındığını, alacağın kaynağını tespit eden ve genel ilişkiyi gösteren faturaya rağmen, çeki keşide eden davacı şirketin de arandığını ve teyidin alındığını, müvekkilinin üçüncü kişi konumunda olduğunu, TTK'nın 599. maddesi gereğince davacının ilk cirantaya karşı sürebileceği defileri iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunan müvekkiline ileriye süremeyeceği belirterek, müvekkil yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili savunmasında özetle; yetki itirazında bulunarak müvekkilinin ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğunu, davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davada zorunlu dava arkadaşlığının da bulunmadığını, kaldı ki müvekkilinin bir factoring firması olarak mevzuata uygun hareket ettiğini, davalı ...Ltd. Şti.'nden ciro yoluyla aldığı çekle ilgili olarak temlik alınan alacağı tespit eden faturalar ve bu faturaların karşılığı olan çekin temlik alındığını, temlik alınan alacağın faturaya veya mal/ hizmet satışından doğduğunu tevsik eden belgeye bağlanması koşuluna riayet ettiklerini, bu nedenle müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu, davacı ile davalı ... arasındaki diğer ilişkilerin müvekkilince bilinmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili savunmasında özetle; müvekkilinin 2 adet çekin davalı ... Ltd. Şti.'nden ciro yoluyla aldığını, haklı hamil konumunda olduklarını, mevzuata uygun olarak gerekli tüm faturaları görmek suretiyle çekleri edindiklerini; müvekkilinin iyi niyetli üçüncü şahıs konumunda olduğunu, davacı tarafın ... ile arasında olan defileri kendilerine karşı ileriye süremeyeceklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4. ATM'NİN 2011/519 ESAS SAYILI DOSYASINDA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; , Davalı ... Ltd. Şti.’ne toplam dört adet çek verdiğini, çekleri alan davalı şirketin bir süre sonra davacıyı arayarak aldığı çekleri ticari ilişki içinde bulunduğu ... Ltd. Şti.’ ne verdiğini, fakat ... Şti’nin yükümlülüklerini yerine getirmeyerek bedelsiz kalan çekleri çeşitli factoring şirketlerine devrettiğini ve bunun üzerine ...Şti.’ne ve factoring şirketlerine karşı ihtiyati tedbir kararı aldığını belirterek çeklerin kendisine ödenmesini talep ettiğini, davacı ile davalı arasında 16.09.2009 tarihli bir protokol imzalandığını, müvekkilinin protokole uygun olarak 15.09.2009 keşide tarihli 60.500 TL bedelli çeki banka havalesi yoluyla 16.09.2009 tarihinde ... Ltd. Şti.’nc ödediğini, ... A.Ş.’nin davacı ... A.Ş. Aleyhine bu çekle ilgili 01.10.2009 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını (Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası) ve müvekili ... A.Ş.’nin ... Bankası İkitelli Şubesindeki hesaplarına haciz konulduğunu ve yine davacı şirkete ait içerisinde 15 ton et bulunan ... ve ... plaka sayılı ticari araçların haczedildiğini, bunun üzerine davalıdan protokol gereğince takip borcunu ödeyerek banka hesaplarına ve araçlarına konan hacizlerin kaldırılmasının talep edildiğini, ancak davalı şirketin ... A.Ş. ile ... Ltd. Şti. aleyhine açtığı menfi tespit davasının sonucunu beklemesini belirttiğini, müvekkili şirket araçlarının haczedilmesi nedeniyle yeni araç kiralamak zorunda kaldığını, 60.500 TL bedelli çekin karşılığının ibraz süresi içinde bankaya yatırdığını ancak ... şirketinin çekin arkasının yazılmamasına ilişkin olarak aldığı ihtiyati tedbir kararı nedeniyle muhatap bankada hazır bulunmasına rağmen ödenmediğini bu nedenle ... şirketi aleyhine menfi tespit davası açtığını ve takip konusu alacağın %15’i oranında teminat yatırarak ihtiyati tedbir kararı aldığını ve icra veznesine yatacak paranın akip alacaklısına ödenmemesi kararı alındığını, kesin teminat mektubu ve 15.100 TL’lik nakit parayı icra veznesine yatırarak hacizlerin kaldırılmasının sağladığını beyan ederek davacı şirketin bu icra takibi dolayısıyla toplam 112,634,04 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, açıklanan bu nedenlerle 112.634,04 TL maddi tazminat ile davalının sebep olduğu icra takibi dolayısıyla davacının çalıştığı bankaların ve hizmet alıp verdiği muhtelif firmalar nezdindeki itibarının sarsılmasına neden olduğunu ileri sürerek 10.000 TL manevi tazminatın işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edimiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; , müvekkili şirketin adresinin Şanlıurfa olduğunu ve HUMK m. 9 gereğince davada yetkili mahkemenin davalının bulunduğu yer mahkemesi olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş, davacının açtığı davada hukuki yararı bulunmadığını, bu davanın davacı tarafından açılan ve halen Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ile çeliştiği, her iki dava arasında hukuki ve fiili bağ bulunduğunu, her iki davanın birleştirilmesini, birleştirilmesinin mümkün olmaması halinde Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/1020 E. Sayılı dosyasının bekletici sorun yapılması gerektiğini, davalının dava dilekçesinde belirttiği hiçbir giderin gerçekte sarfedilmediğini, sarfedilmiş olsa bile bu giderin kendilerinden talep edilemeyeceğini, davacının Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğu menfi tespit davasının kabul edilmesi ve Ankara 29. İcra Müdürlüğünün yapmış olduğu takibin iptal edilmesi halinde davacının yapmış olduğu tüm harcamaların haksız yere takip başlatan ... A.Ş.’nin ödemesi gerektiğini, çek bedelinin icra dosyasına ödenmemesi, Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesinin karan ile icra dosyasına nakit olarak bloke edilmeyip teminat mektubu konulması nedeniyle gerçekte ödenmiş paranın bulunmadığını, bu nedenle söz konusu paranın faizinin davalıdan talep edilemeyeceğini, belirtilen nedenlerle açılmış olan bu dava ile Kadıköy 5. Asliye Ticarct Mahkemesinde görülmekte olan 2010/ 393 E. Sayılı dosyası ile Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2009/ 1020 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini, dosyaların birleştirilmemesi halinde Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2009/ 1020 E. Sayılı dosyanın bekletici sorun yapılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.BİRLEŞEN İSTANBUL 5. ATM'NİN 2010/393 ESAS SAYILI DOSYASINDA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : müvekkilinin keşidecisi olduğu , ... İkitelli Şubesinin ... seri nolu 15.09.2009 keşide tarihli 60.500,00 TL bedelli çekin ticari faaliyetleri nedeniyle ... Ltd Şti' ye verdiğini, bu çekin daha sonra ciro yolu ile diğer davalı ... Ltd Şti' ye geçtiğini, iki firma arasındaki anlaşmazlık nedeniyle ...Ltd. Şti'nin Gebze 1 Asliye Hukuk Mahkemesi ve ardından Kadıköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesine müracaat ile bu çeki de kapsar biçimde ihtiyati tedbir kararı aldırdığını, çekin son olarak icra .dosyasında alacaklı görülen ... Aş' nin elinde olup, Ankara ... İcra Müd. ... sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, müvekkili şirketin çek karşılığını gününde bankada hazır ettiğini ancak tedbir kararı nedeniyle ödenemediğinden, müvekkilinin de takibe muhatap olduğunu belirterek, müvekkilinin davalılara borçlu bulunmadığının tespiti ile takip dosyasına yapılacak ödemenin dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yolunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra dosyasında konulan hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... Aş vekili cevap dilekçesinde özetle ; müvekkilinin faktoring sözleşmesi çerçevesinde diğer davalı ... Ltd Şti nin , dava dışı ..., ... Ltd Şti den olan alacağı nedeniyle verilen çeki aldığını, ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesine rağmen çek karşılığının ödenmemesinden dolayı keşideci ile birlikte tüm müracaat borçlularına karşı 01.10.2009 tarihinde icra takibi başlattıklarını, müvekkili şirketin iyi niyetli olup kendilerine karşı ödemezlik definin ileri sürülemeyeceğini belirterek müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini ileri sürmüş, ayrıca 19.03.2010 günlü duruşmada açılan bu davanın Kadıköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/1020 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi talebinde bulunmuştur.