6. Hukuk Dairesi 2022/142 E. , 2023/3890 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/245 E., 2021/279 K. İHBAR OLUNAN : ... DAVA TARİHİ : 06.01.2012 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön incele
**6. Hukuk Dairesi 2022/142 E. , 2023/3890 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/245 E., 2021/279 K. İHBAR OLUNAN : ... DAVA TARİHİ : 06.01.2012 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1-Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında düzenlenen 07.01.2010 tarihli sözleşme ile Adana İl Emniyet Müdürlüğü hizmet binası yapım işinin üstlenildiğini, temel imalatı sırasında yapılan kazıda yeraltı suyu ile karşılaşıldığını ve gerekli önlemlerin alınarak suyun çalışma alanı dışında tahliye edildiğini, davalı tarafından su tahliye bedeli için fazla ödeme yapıldığı gerekçesi ile müvekkilinin hakedişinden haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek, haksız kesinti bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davacı vekili 08.05.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 266.952,11 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme konusu işin devamı sırasında yoğun yer altı suyu ile karşılaşıldığını, ÖZEL-1 poz numarası ile su boşaltma zammı birim fiyatının oluşturulduğunu ve ödeme yapıldığını, ancak sonradan fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2015 tarihli ve 2012/15 Esas, 2015/642 Karar sayılı kararıyla; toplanan tüm delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davacı müteahhidin hakedişlerinden 266.952,11 TL olarak kesilen bedelin davacı müteahhide geri ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 266.952,11 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1- Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2- Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 27.04.2017 tarih ve 2016/1499 Esas, 2017/1820 Karar sayılı kararı ile, 07.01.2010 tarihli sözleşme ile davacı yüklenici davalı iş sahibine ait Adana İl Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binası Yapım işini anahtar teslimi götürü bedelle üstlendiği, sözleşmenin 8.2-1-1. maddesinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin sözleşmenin ekleri arasında sayıldığı, davacı tarafça dava konusu kesintinin 13 nolu ara hakedişte yapıldığı belirtilmesine rağmen, dosya içerisinde bulunan 15.04.2011 tarihli 13 nolu hakediş raporunda su tahliye bedelinden fazla ödeme nedeniyle yapılmış bir kesinti görülmediği, ayrıca dosya üzerinde 2 kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, 1. bilirkişi kurulu raporunda fazla ödeme miktarı 266.951,11 TL’nin yüklenici hakedişinden kesilmesi gerektiğini, 2. bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda 266.952,11 TL'nin yükleniciye iade edilmesi gerektiğini bildirdiği, farklılığı gidermek için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olup, 2. bilirkişi kurulunun önceki bilirkişi kurulu raporundan farklı olan rapor ve ek raporunun hükme esas alınmasının gerekçesinin açıklanmadığı, bu durumda mahkemece dava edilen fazla ödeme nedeniyle kesintinin hangi hakedişten yapıldığının taraflardan sorulup tesbit edilerek, bu hakediş tutanağı ve varsa itiraz dilekçesi sureti davalı iş sahibinden celp edilip, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. maddesine uygun biçimde yüklenicinin itirazı bulunup bulunmadığı, kesintinin yapıldığı ara hakedişin yüklenici tarafından olduğu gibi kabul edilmiş sayılıp sayılmayacağı değerlendirilerek, yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan önceki raporlar arasındaki farklılık ve çelişkiyi giderecek şekilde gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna uygun bir karar verilmesi, dava edilen kısım için dava, ıslahla artırılan bölüm yönünden ıslah harcının yatırıldığı tarihten faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli ve 2017/348 Esas ve 2018/86 Karar sayılı kararıyla, bozmaya uyularak, davacının 18/04/2011 tarihli dilekçesi ile Q değeri ile ilgili olarak 15/04/2011 tarihli 13 numaralı hakediş ile yapılan 224.250,00 TL kesintinin düzeltilmesini talep ettiği, ayrıca 15/04/2011 tarihli 13 numaralı hakedişi de itiraz kaydı ile imzalandığı, bu nedenle Yargıtay ilamında bahsedilen süresi içinde itirazın yapıldığı, davaya konu inşaatta yer altı suyu debisinin Q=684 m³ saat olarak alınması ve yükleniciden 13 numaralı hakediş ile kesilen KDV dahil 224.250,20 TL'nin iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 224.250,20 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1- Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2- Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 20.06.2019 tarih, 2019/1428 Esas ve 2019/2899 Karar sayılı kararı ile, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de; bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, mahkemece yeniden oluşturulan bilirkişi kurulundan rapor alınmış ise de, alınan bilirkişi kurulu raporunda 13 nolu hak edişin iç sayfaları dosya içinde bulunmadığından bu hak edişten dava konusu edilen kesintinin yapılıp yapılmadığının kontrolünün mümkün olmadığı açıklandığı halde ve uyulan bozma ilamında belirtilmesine rağmen dava edilen fazla ödeme nedeniyle kesintinin hangi hak edişten yapıldığı taraflardan sorulup tespit edilmemiş, bu hak ediş tutanağı ve varsa itiraz dilekçesi sureti davalı iş sahibinden celp edilmemiş ve az yukarıda özeti yazılı bozma ilamında belirtilen inceleme ve değerlendirmeler yapılmadan bilirkişi kurulundan rapor alınarak hüküm tesis edilmesi yoluna gidildiği, bu durumda mahkemece yapılacak işin, bozma ilamında belirtildiği şekilde dava edilen fazla ödeme nedeniyle kesintinin hangi hak edişten yapıldığının taraflardan sorulup tespit edilerek bu hak ediş tutanağının (iç sayfaları da dahil) ve varsa itiraz dilekçesi suretinin davalı iş sahibinden celp edilmesi, bozma ilamında yazılı gerekli araştırma ve incelemelerin yapılıp bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak oluşacak sonuca uygun karar verilmesinden ibaret olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak, 02/11/2020 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile dava konusu alacak miktarı ile alakalı olarak yapılan hesaplamalar neticesinde davacının 224.250,20 TL yönünden davasında haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 224.250,20 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının itirazının YİGŞ’in 39. maddesine uygun bir itiraz olmadığını, davacının henüz ödeme ve kesinti yapılmadan önce bir dilekçe verdiğini, konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadığını, müvekkili tarafından yapılan hesaplamanın doğru olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanununun 355 nci ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Davacı yüklenicinin 18.04.2011 tarihli ve 7512 kayıt numaralı yazısında hakedişten kesinti yapılması halinde ihtirazi kayıtla hakedişi imzalayacağını, davalı idareye bildirdiği, dava konusu kesintinin 15.04.2011 tarihli 13 numaralı hakedişte yapıldığı, ancak hakedişte 19.04.2011 tarihli imzalar bulunduğu gibi, onay tarihinin 22.04.2011 olduğu, davacı yüklenici 18.04.2011 tarihli dilekçesi ile dava konusu alacak bakımından ihtirazi kaydını davalı iş sahibine bildirdiğinden ve hakedişi de ihtirazi kayıtla imzaladığından itirazının usulen uygun olduğu anlaşılmıştır. 3.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.