Başvurucu, “uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçunu işlediği iddiasıyla yargılandığı davanın halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, “uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçunu işlediği iddiasıyla yargılandığı davanın halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 24/1/2014 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 4/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 9/7/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında 31/1/2003 tarihinde gözaltına alınmıştır. İstanbul 2 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesi Yedek Hakimliğince 4/2/2003 tarih ve 2003/6 Sorgu sayılı karar ile başvurucunun “uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçundan tutuklanmasına karar verilmiştir. Başvurucu ve diğer üç şüpheli hakkında İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 6/2/2003 tarih ve E.2003/151 sayılı iddianamesi ile “uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçunu işledikleri iddiasıyla İstanbul 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi (İstanbul 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesi yerine kurulan, CMK madde ile görevli), 29/3/2005 tarihinde başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Anılan Mahkemece 13/4/2006 tarih ve E.2003/68, K.2006/96 sayılı karar ile başvurucunun “uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis ve 000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın, savcılık makamı ve başvurucu tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Ceza Dairesi, 10/4/2007 tarih ve E.2006/8818, K.2007/4335 sayılı ilâmıyla hükmün bozulmasına karar vermiştir. Bozma üzerine, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada 23/9/2008 tarih ve E.2007/259, K.2008/208 sayılı karar ile başvurucunun “uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçundan 7 yıl 6 ay hapis ve 000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine, Yargıtay Ceza Dairesi, 18/9/2013 tarih ve E.2010/37790, K.2013/7752 sayılı ilâmıyla "... önceki hükmün Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine sanık aleyhine bozulduğu, 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/1- maddesi gereğince sanıktan bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan, sanık müdafiinin beyanı ile yetinilerek ve yazılı şekilde karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması..." nedeniyle hükmün başvurucu açısından bozulmasına karar vermiştir. Bozma kararı sonrasında yargılama sürecinin halen devam ettiği anlaşılmıştır. Başvurucu, 24/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları; 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları.