T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/993 - 2026/454 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/993 KARAR NO : 2026/454 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.05.2024 NUMARASI : 2021/136 Esas 2024/395 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 13.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06.04.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/993 - 2026/454 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/993 KARAR NO : 2026/454 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.05.2024 NUMARASI : 2021/136 Esas 2024/395 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 13.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06.04.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 05.01.2019 tarihinde, davalı ... Sigorta Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, Nenehatun kavşağına geldiği sırada aynı kavşağa sağ tarafından giren davalı ... Sigorta Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ...plakalı araca çarparak bahse konu aracın da Nenehatun Caddesi girişinde davacı yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağına ve ceza yargılamasında alınan kusur raporuna göre, ... plakalı araç sürücüsünün asli, ...plakalı araç sürücüsünün ise tali kusurlu, davacının ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini belirterek HMK'nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 50,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsil tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacının davadan önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesine göre başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluklarının olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderlerinden sorumluluklarının bulunmadığını, kaza tarihinden itibaren avans faiz talebinin de haksız olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davacının davadan önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesine göre başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderlerinden sorumluluklarının bulunmadığını, hasar dosyası kapsamında davacıya 62.600,78 TL ödeme yapıldığını ve 20.01.2021 tarihli ibraname ile davalı sigorta şirketinin ibra edildiğini, davacının tazminat alacağının kalmadığını, kaza tarihinden itibaren avans faiz talebinin de haksız olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; adli trafik uzmanı bilirkişiden alınan 11.03.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın kusursuz olduğu, davalı ... Sigorta Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ...plakalı araç sürücüsü ...'in %25, davalı ... Sigorta Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in %75 oranında kusurlu olduğu, davacının maluliyetinin tespiti için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 26.11.2021 tarihli raporda, davacının özür oranının %0 olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %4 oranında kaybettiği, 3 ay süre ile iş göremezlik hâlinde kaldığı, 1 hafta süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2.İhtisas Kurulu tarafından Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 10.10.2023 tarihli raporda, davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından 18.01.2021 tarihinde davacıya 62.600,78TL yapılan ödemenin toplamda davacının daimi, geçici maluliyet, tedavi gideri ve bakıcı gideri de dahil olmak üzere tüm zararını karşıladığı, davalılar arasında 2918 sayılı Kanunun gereğince müteselsil sorumluluk olduğu, kusurun zararı ödeyen sorumluların kendi iç ilişkilerinde önemli olduğu, her bir sigorta şirketini ayrı ayrı sorumlu tutarak tazminat hesabı yapılmasının davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını ve hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, davacının maluliyetine ilişkin olarak Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 26.11.2020 tarihli raporda davacının maluliyet oranı %8 olarak belirtilmesine rağmen hükme esas alınan raporda, davacının maluliyetinin bulunmadığının belirtilmesinin raporlar arasında çelişki oluşturduğunu, mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı ... Sigorta Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı araca çarpması sonucu bu aracında davacı yaya ...'a çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri isteminde bulunmuş, mahkemece adli trafik uzmanı bilirkişiden alınan 11.03.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın kusursuz olduğu, davalı ... Sigorta Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ...plakalı araç sürücüsünün %25, davalı ... Sigorta Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacının maluliyetinin tespiti için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 26.11.2021 tarihli raporda, davacının özür oranının %0 olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %4 oranında kaybettiği, 3 ay süre ile iş göremezlik hâlinde kaldığı, 1 hafta süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2.İhtisas Kurulu tarafından Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 10.10.2023 tarihli raporda, davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından 18.01.2021 tarihinde davacıya 62.600,78 TL yapılan ödemenin toplamda davacının daimi, geçici maluliyet, tedavi gideri ve bakıcı gideri de dahil olmak üzere tüm zararını karşıladığı, davalılar arasında 2918 sayılı Kanunun gereğince müteselsil sorumluluk olduğu, kusurun zararı ödeyen sorumluların kendi iç ilişkilerinde önemli olduğu, her bir sigorta şirketini ayrı ayrı sorumlu tutarak tazminat hesabı yapılmasının davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. Davacının dava konusu kaza sonucu yaralandığı, sağ fibula proksimal uçta fraktür meydana geldiği, maluliyetinin tespiti için Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 26.11.2021 tarihli raporda, davacının maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %4 oranında kaybettiği, 3 ay süre ile iş göremezlik hâlinde kaldığı, 1 hafta süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun tespit edildiği, davacının davadan önce Polatlı Duatepe Devlet Hastanesinden aldığı 26.11.2020 tarihli raporda davacının fibuladaki kırık nedeniyle antaljik yürüyüşden dolayı maluliyet oranının %8 olarak tespit edildiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2.İhtisas Kurulundan alınan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 10.10.2023 tarihli raporda, davacının daha önce alınan raporlarının değerlendirildiği, fibula başında meydana gelen kırığın iyileştiği, yapılan muayenesinin doğal olduğu, farklı yönetmeliklerin uygulanması nedeniyle maluliyet oranlarının farklı olabileceği, bu durumun çelişki olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek davacının maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği ve hükme esas bahse konu raporun kaza tarihi itibariyle yargıtay tarafından kabul edilen Yönetmeliğe göre, davacının muayenesi yapılarak ve tedavi evrakları incelenerek düzenlendiği ve hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğuna dair istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usûl ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n