12. Ceza Dairesi 2021/10819 E. , 2024/3404 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2172 E., 2018/1910 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin red…
**12. Ceza Dairesi 2021/10819 E. , 2024/3404 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2172 E., 2018/1910 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4-1.a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, temel cezanın teşdiden belirlenmesinin hatalı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1- İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde, diyaliz hastası olan ölen ...'in tedavi amacıyla Lifos Diyaliz Merkezinde bulunduğu, tedavisini yaptırdığı ve bekleme salonuna gideceği esnada yanlışlıkla bodrum kata merdivenle inilen deponun kapısını açtığı ve dengesini kaybederek merdiven basamaklarında düştüğü, yaralanması sebebiyle hastaneye kaldırıldığı, tedavi gördüğü esnada öldüğü, merkezin mesul müdürü olan sanığın görev ve sorumluluğu ile kazanın oluşu arasında uygun illiyet bağının kurulmamasından dolayı, sanığın olayda yasal mevzuattan kaynaklı görev ve sorumluluğundan bağlı olarak kusur atfedilmeyeceği yönündeki 27/05/2016 tarihli bilirkişi raporu oluş ve dosya kapsamına uygun görülmekle hükme esas alındığı ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. 2-Bölge Adliye Mahkemesince ölen ...'in 19/03/1936 doğumlu olup suç tarihi itibarı ile yaklaşık 78 yaşında olduğu, yaşlılığı ve gördüğü tedavi nedeni ile fiziki yetersizliği yanında dikkat yetersizliği ve dağınıklığı yaşamasının da mümkün olduğu, bu bakımdan diyaliz merkezinde bulunduğu, diyaliz tedavisi gördüğü ve diyaliz merkezinden ayrılacağı esnada yanında kendisine eşlik edecek bir görevli veya hemşire bulundurulmamasının eksiklik olduğu, öte yandan ...’in giriş yaptığı ve esasen personelin kullandığı kapı üzerinde “Personel Harici Girmek Yasaktır” yazsa bile, bu kapının işi olmayan, çocuk veya kendine yetemeyecek derecede yaşlı kimselerin girişini engelemek bakımından sadece kapalı tutulmasının yetmeyeceği, kilitli tutulmaması da bir eksiklik olduğu, bu eksikliklerin varlığından ve eksikliklerin giderilmemesinden, bu konuda gereken önlemleri almamak ve yeterince denetleme yapmamaktan diyaliz merkezinin mesul müdürü olan ( aynı zamanda Lifos Diyaliz Merkezi A.Ş. yetkilisi olan) sanığın sorumlu olduğu değerlendirilerek, İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılıp, sanık hakkında TCK 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.