Ceza Genel Kurulu 2016/767 E. , 2017/72 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 11. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 30.12.2011 Sayısı : 353-342 Sanıklar ..., ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan TCK'nun 204/1, 43/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis; dolandırıcılık suçundan aynı Kanunun 158/1-e, 43/1, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 104.160 Lira adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoks…
**Ceza Genel Kurulu 2016/767 E. , 2017/72 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : 11. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 30.12.2011 Sayısı : 353-342 Sanıklar ..., ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan TCK'nun 204/1, 43/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis; dolandırıcılık suçundan aynı Kanunun 158/1-e, 43/1, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 104.160 Lira adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına ilişkin Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 30.12.2011 gün ve 353-342 sayılı hükmün, sanıklar ....ve .... müdafileri ile sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 12.11.2015 gün ve 20509-30821 sayı ile; "...Suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanması yerine iadesine karar verilmesi yasaya aykırı; sanıklar ... ile ... müdafileri ve ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bozulmasına, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının üçüncü bendindeki 'Sosyal Güvenlik Kurumuna iadesine' ibaresi çıkartılarak yerine 'dosyada delil olarak saklanmasına' yazılmak suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek onanmasına" karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 18.03.2016 gün ve 414821 sayı ile; "1-Sahte olduğu kabul olunan reçeteleri düzenlediği iddia olunan ...Eczanesi sahibi sanık ... ve bu sanık tarafından vekaletname verilerek yetkili olarak çalıştırılan sanık ... arasında, soruşturma aşamasında ...'ın, bütün işlemlerde diğer sanık ...'ın sorumlu olduğu yolundaki savunması karşısında, menfaat çatışması bulunması ve CMK'nun 152. maddesi hükmüne aykırı olarak ortak müdafiinin hukuki yardımından faydalanmalarının sanıklar ... ve ...'ın savunmalarında zafiyet oluşturacağının gözetilmemesi, 2-Suça konu reçeteler üzerinde ilave yoluyla yapılan ve diğer yazı ve rakamlara göre farklılık arz ettiği kabul edilen yazı ve rakamların, 12.03.2009 tarihli bilirkişi raporundaki 'reçetelerde tahrifat yapıldığı veya başka şahıslar tarafından ilaç ilave edildiği kanaati olmamıştır, kanaatimizce ilaçlar ilgili hekimin el ürünüdür' şeklindeki tespit de göz önüne alındığında, reçeteyi düzenleyen hekimlere ve diğer sağlık görevlilerine ait olup olmadığı usulüne uygun olarak yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenip sonucuna göre her üç sanığın da hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,