5. Hukuk Dairesi 2025/13224 E. , 2025/18170 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1304 Esas, 2025/1063 Karar KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/414 Esas, 2022/1122 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırıla…
5. Hukuk Dairesi 2025/13224 E. , 2025/18170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1304 Esas, 2025/1063 Karar KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/414 Esas, 2022/1122 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 58... , 1 61... ve 1 69... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmediğini, gerekli ve yeterli bilgi ve belgenin toplanmadığını, bilirkişi raporlarında Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/426 Esas sayılı dosyasında emsal olarak alınan taşınmaz daha değerli iken ticari yapı yoğunluğu, talep gibi kriterler öne sürülerek dava konusu taşınmazın daha değerli gösterildiğini, arsa değerleme tablosunda kullanılan kriterlerin hatalı belirlendiğini, karışık kapama meyve ağaçlarının her bir türün yaşına uygun olarak gelir gider farkının ortaya konulduğu periyodik gelirlerin kapitalizasyonu yöntemine uygun olarak değerleme yapılması gerektiğini, tesislerin yaşlarına göre ortalama ana ve yan ürün verimleri, girdi ve ürün fiyatları kullanılarak her bir yaş için ortalama gelir ve masrafların analiz edilmesi gerektiğini, aynı parselin bir kısmında karışık kapama meyve bahçesi diğer bir kısmında da tek yıllık ürün yetiştiriliyor ise tek yıllık ürün gelirlerinin meyveler için periyodik gelirlerin kapitalizasyonu yöntemine göre değerlendirilmesini, karışık kapama meyve ağaçlarının her bir türün yaşına uygun olarak gelir gider farkının ortaya konulduğu periyodik gelirlerin kapitalizasyonu yöntemine uygun olarak değerleme yapılması gerektiğini, bilirkişi kurulunun kullandığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün verilerinin tek başına kullanılmasının kabul edilemeyeceğini, patlıcanın yaygın münavebe ürünü olarak kullanılmaması gerektiğini, net gelir yönteminin kullanılabilmesi için; yöredeki yaygın münavebe, yaygın münavebede yer alan bitkilerin ortalama verimleri, ürünlere ait üretim masrafları ve hasat dönemi çiftçi eline geçen ortalama satış fiyatı vb. parametrelere ihtiyaç duyulduğunu, objektif değer artırıcı unsur olarak kabul edilen özelliklerin, kapitalizasyon oranının belirlenmesinde esas alınan unsurların aynen tekrarlanarak fazladan objektif ölçü kabul edilmek şartıyla kamulaştırma değerlerinin yükseltildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, bilirkişi kurulu raporlarına yapılan itirazların değerlendirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazlar ile eksik ve üstün yönleri, vergi beyanları, cins ve nevi, uygun emsal seçimi vb. hususların dikkate alınmadan ve yeterli inceleme yapılmadan düzenlendiğini, emsal olarak alınan taşınmazın uygun emsal olmadığını, taraflarınca sumulan emsalin hesaplama dışında tutulduğunu, bina değerlerinin bilirkişi raporlarının verildiği tarihteki 2022 yılına ait birim değerlerden hesaplanması gerektiğini, Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/27 Esas sayılı dosyası ile .. İlçesi .. mevkinde (.. Merkez .. .. mevki 1 30... ve 2 parsel sayılı taşınmazlar) yapılan kamulaştırma işlemi ile dava konusu taşınmazlar ile aynı yönde ilçeye 8 km uzaklıkta taşınmazlar hakkında yapılan kamulaştırmalarda 2006 yılı değerleri ile arsa metrekare bedelinin 874,00 TL olarak belirlendiğini, dava konusu taşınmazdaki yapıların yaşları ve yıpranma paylarının yüksek alındığını, yapı için belirlenen bedellere 2022 yılı inşaat maliyet endeksi artışının uygulanmasının gerektiğini, baraj kamulaştırması nedeniyle araziler, evler ve tüm yaşam alanları yok olduğundan ve taşınmaz sahiplerinin geçmişinden koparak yer değiştirmeleri gerektiğinden taşınma ve yeni yer bulmaları ve bu arada geçecek süre de dikkate alındığında bir objektif artışının yapılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki taşınmazların zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, değer biçilmesinde ve davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde bir isabetsizlik olmadığı, Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/27 Esas sayılı dosyası ile .. Köyünde bulunan .. Mevki 1 30... ve 2 parsel sayılı taşınmazlar için yapılan kamulaştırmada ve Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/657 Esas, 2016/295 Karar sayılı dosyasına konu taşınmaz için yapılan kamulaştırmalarda 2015 yılı değerleri ile 978,25 TL/m² değer biçildiği ve bu dosyaların Yargıtay incelemesinde geçtiğini bildirerek kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiği iddia edilmiş ise de belirtilen davaların eski tarihli olması ve bu taşınmazların dava konusu taşınmaz ile aynı mahalde bulunmamaları sebebiyle itirazın yerinde görülmediği, ancak 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği gözetilerek tespit edilen kamulaştırma bedeline Anayasa'nın 46 ncı maddesi gereği kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar etmiş kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazların zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrası (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ile 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine; "Kamulaştırma bedeli olarak belirlenen 3.846.177,45 TL bedelden acele el koyma kararı ile tespit edilen 1.188.918,97 TL bedel ile İlk Derece Mahkemesinin kararı ile tespit edilen 1.634.970,28 TL bedel arasındaki 446.051,31 TL fark bedele davanın açılış tarihi olan 04.12.2020 tarihinden 4 ay sonrası olan 05.04.2021 tarihinden ilk karar tarihi olan 08.04.2021 tarihine kadar, bakiye 2.211.207,17 TL bedele 05.04.2021 tarihinden ikinci karar tarihi olan 16.11.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine; faizin davacı idareden alınarak davalılara verilmesine;" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.