3. Ceza Dairesi 2021/15264 E. , 2023/2467 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU TAHLİYE TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu görevlisine karşı hakaret 27.05.2014 (kamu görevlisine karşı hakaret suçu yönünden) HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye M
**3. Ceza Dairesi 2021/15264 E. , 2023/2467 K.** **"İçtihat Metni"** TUTUKLU TAHLİYE TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu görevlisine karşı hakaret 27.05.2014 (kamu görevlisine karşı hakaret suçu yönünden) HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2019/251 Esas, 2021/77 sayılı kararı ile; sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin 1,3-a fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.06.20221 tarihli ve 2021/803 Esas, 2021/817 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; İstanbul 27 Ağır Ceza Mahkemesi 2018/168 Esas sayılı dosyasının birleştirme talebinin dosya incelenmeden reddedildiğine, örgüt üyeliğinin şartlarının oluşmadığına, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağına, bahsedilen olaylarla ilgisi bulunmadığına, suç oluşturan herhangi bir faaliyette bulunmadığına, tahliyesine karar verilmesi gerektiğine, hükmün bozulup dosyaların tamamının birleştirilerek beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/97 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğuna ve birleştirme karar verilmesi gerektiğine, gizli tanık beyanlarının hükme esas alınmalarının hatalı olduğuna, yerel mahkemenin İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin birleştirme talebini kabul etmediğine, sanığın kolluk kuvvetlerine karşı direndiği ve onları engellediği iddiasının gerçeği yansıtmadığına, kararın bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tüm gizli tanık anlatımları, aramada ele geçen örgütsel dokümanlar ile sanığın örgütün kozmik odası olarak tabir edilebilecek korunaklı odada ele geçirilmesi oda içerisinde kolluğun girmezden evvel duman gelmesi ile örgüte müzahir delillerin yok edilmeye çalışıldığı bir ortamda sanığın bu bilgi ve belgeleri bilecek konumda olması ile sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, salt örgüt üyelerinin bulunabileceği korunaklı odada bulunarak örgüt ile organik bağ kurduğu, ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk etmiş olması nedeniyle eyleminin örgüt üyeliği suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Dosya kapsamında bulunan 27.05.2014 tarihli zor kullanma tutanağından görüleceği üzere gözaltında bulunan sanıkların ve mahkememiz sanığı ...'ya doktor raporu alınması için Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine gidileceği söylenilmiş, güvenlik tedbiri gereği kelepçe takılacağı defalarca söylenmiş ve sanık ...'nın kelepçe taktırmayacakları beyanı üzerine orantılı biçimde zor kullanılarak kelepçe takılmış ve şahıslar "işkence yapmak şerefsizliktir, insanlık onuru işkenceyi yenecek, katil polisler hepinizi öldüreceğiz" şeklinde hakaret bulunarak görevlilere tükürmüş ve mukavemette bulundukları anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE a) Sanık hakkında kamu görevlisine karşı hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan incelemede; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, doktor raporu alınması için Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine gidileceği ve güvenlik tedbiri gereği kelepçe takılacağı belirtilen sanığa, kelepçe taktırmak istememesi ve akabinde orantılı biçimde zor kullanarak kelepçe takılması üzerine "işkence yapmak şerefsizliktir, insanlık onuru işkenceyi yenecek, katil polisler hepinizi öldüreceğiz" şeklinde hakaret bulunarak görevlilere tüküren ve mukavemette bulunan sanığın mahkumiyetine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. b) Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan incelemede; İddia ve kabule göre, 22.05.2014 tarihinde İstanbul Okmeydanı'nda gerçekleşen eyleme katılan sanığın 26.05.2014 tarihinde İstanbul Gençlik Federasyonunda yakalandığı, sanık hakkında "DHKP-C yapılanması olan İzmir Gençlik Derneğinin kurucusu olduğuna ve sorumlu düzeyde faaliyet yürüttüğü"ne dair gizli tanık beyanlarının bulunduğu, 22.05.2014 tarihli olaya yönelik sanığın 2911 sayılı Kanun'un 32/1 maddesi gereğince mahkumiyetine ilişkin İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesince bozulduğunun anlaşılması karşısında; UYAP kayıtlarında yapılan incelemede sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/97 Esasına kayden görülen dava dosyasının derdest olduğu görülmekle; özellikle gizli tanık beyanlarının sanığın DHKP-C yapılanması içerisinde genel faaliyetlerine ilişkin olup olay bazında bilgiler vermediği de gözetilerek mükerrer yargılama ve mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi bakımından, anılan dava dosyası kapsamında her iki dosya birleştirilip tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun buna göre takdir veya tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A-Sanık hakkında kamu görevlisine karşı hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik gerekçe bölümünde (a) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/803 Esas, 2021/817 sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B-Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik gerekçe bölümünün (b) başlığında açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/803 Esas, 2021/817 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı, suçun niteliği, mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...