12. Ceza Dairesi 2012/25726 E. , 2013/19098 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak bebeğin ölüm tarihi olan 11.07.2007 yerine 11.02.2008 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı …
**12. Ceza Dairesi 2012/25726 E. , 2013/19098 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak bebeğin ölüm tarihi olan 11.07.2007 yerine 11.02.2008 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiştir Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Dosya içeriğine göre; 28.12.2006 doğumlu olan bebeğin rahatsızlanması üzerine 09.01.2007 tarihinde Türkoğlu Merkez Sağlık Ocağında doktor ... tarafından muayene edilip gribal enfeksiyon teşhisi konularak pediatri polikliniğine sevk edilmesi üzerine 10.01.2007 tarihinde Kahramanmaraş Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde çocuk sağlığı uzman doktoru olarak görev yapan sanık doktor ... tarafından yapılan muayene sonucu akut tonsilit teşhisi ile ilaç yazılarak evine gönderilmesi ve bebeğin rahatsızlığının artması üzerine 11.07.2007 tarihinde yine Türkoğlu'nda bulunan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi acil polikliniğine götürülmesi ve burada görev yapan pratisyen hekim ... tarafından bronşit teşhisi konularak, sanık doktor ... tarafından reçete edilen ve sabah-akşam olmak üzere ½ miktarda yapılacağı belirtilen genta isimli iğnenin doktor İstiklal tarafından verilen talimat ile yarı oran yerine tam olarak yapılması ve çocuk polikliniğine sevk edilmesi sonucu ailesi tarafından eve getirilen bebeğin aynı gün iğnenin yapılmasından 1 saat kadar sonra ölmesi şeklinde meydana gelen olayda; 1- Soruşturma aşamasında haklarında tefrik kararı verilmiş olan doktorlar ... ve ... hakkında açılmış bir dava bulunup bulunmadığının araştırılıp, açılmış dava bulunması ve mümkün olduğu takdirde bu dosyanın inceleme konusu olan dava dosyası ile birleştirilmesi, birleştirme mümkün bulunmadığı takdirde dosyanın onaylı örneğinin alınıp dosya içerisine konulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Dosya kapsamına göre; bebeğin ölüm sebebi ile ilgili olarak Adana Adli Tıp Grup Başkanlığınca düzenlenen otopsi raporunda ileri çürüme nedeniyle kesin ölüm sebebinin tespit edilemediğinin belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunca düzenlenen 03.10.2007 tarihli raporda zamanında klasik otopsi yapılarak iç organ değişimleri araştırılmamış olmakla birlikte dosyada mevcut tıbbi belgeler, tanık beyanları ve olayın gelişimi dikkate alındığında bebeğin ölümünün septisemiden meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiş, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 26.12.2007 tarihli raporunda; 09.01.2007 tarihinde bebeği muayene eden doktor ...'in bebeği pediatri polikliniğine sevkinin uygun olduğu, 10.01.2007 tarihinde sevk edilen 12 günlük bebeğin uzman doktor ... tarafından yatırılarak hastanede tedavi edilmesinin uygun olacağı, üst solunum yolları enfeksiyonu saptayarak ayaktan tedavisinin planlanmasının tıp kurallarına uygun olmadığı, hekimin eksik eylemi bulunduğu belirtilmesine rağmen, Yüksek Sağlık Şurasınca ise hastaya zamanında otopsi yapılmaması bedeniyle ölüm sebebinin tespit edilemediği bu nedenle hastayı takip eden Dr. Oktay ..., Dr. ... ve Dr. ...'in eylemleri ile ölüm arasında illiyet bağı kurulamayacağı ve herhangi bir kusur atfadilemeyeceği kararına varılmış olması karşısında bebeğin tedavisine iştirak eden doktorların eylemlerinin meydana gelen olay üzerinde etkisi ve ölümde kusurlarının bulunup bulunmadığının hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.