Başvurucu, iş akdinin feshedilmesi üzerine 12/1/2011 tarihinde açtığı işe iade davasının makul sürede sonuçlanmadığını ve Yargıtayın yerleşik içtihadına aykırı olarak reddine karar verildiğini belirterek, eşitlik ilkesinin, adil yargılanma ve sosyal güvenlik haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, yargılamanın yenilenmesi ve maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, iş akdinin feshedilmesi üzerine 12/1/2011 tarihinde açtığı işe iade davasının makul sürede sonuçlanmadığını ve Yargıtayın yerleşik içtihadına aykırı olarak reddine karar verildiğini belirterek, eşitlik ilkesinin, adil yargılanma ve sosyal güvenlik haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, yargılamanın yenilenmesi ve maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 18/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 31/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 2/10/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 31/10/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, güvenlik müdürü olarak çalışmakta iken iş akdinin alt işveren RGS Güvenlik A.Ş. tarafından feshedilmesi üzerine 12/1/2011 tarihinde, üst işveren MS İstanbul İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine işe iade davası açmıştır. Davalı şirketin husumet itirazı üzerine başvurucu, husumette yanılma nedeniyle davanın gerçek hasım olan RGS Güvenlik A.Ş.' ye yöneltilmesi talebinde bulunmuştur. Ankara İş Mahkemesi, husumette yanılma nedeniyle davayı gerçek hasım ve alt işveren olan RGS Güvenlik A.Ş.’ye yöneltmiş, 30/5/2012 tarih ve E.2011/37, K.2012/477 sayılı kararıyla, feshin verimsizlik ve performans düşüklüğüne dayandırıldığı, ancak bu konuda davacının savunmasının alındığına dair bir belge sunulmadığı, bu nedenle fesih için gerekli şartlara uyulmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, RGS Güvenlik A.Ş. yönünden davanın kabulüne, feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine, MS İstanbul İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. RGS Güvenlik A.Ş.’nin temyiz istemi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesi 18/4/2013 tarih ve E.2012/33211, K.2013/12480 sayılı ilâmıyla; işe iade davasının işçinin hizmet edimi ile yükümlü olduğu işverene karşı açılması gerektiğini belirtmiş, davanın husumette yanılma sonucu, gerçek hasım olan alt işveren yerine asıl işverene karşı açılması durumunda, davanın alt işverene yöneltilmesi suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, ancak somut olayda fesih bildiriminin davacıya alt işveren RGS Güvenlik A.Ş. tarafından yapıldığı bu nedenle dürüstlük kuralları gereği husumette yanılma durumundan söz edilemeyeceğini belirterek, davanın kabulü yönündeki kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve davanın usul yönünden reddine hükmetmiştir. Karar başvurucuya 13/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 18/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi ve maddesinin (1) numaralı fıkrası, 30/1/1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası, maddesinin birinci fıkrası ve maddesi, 22/5/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun maddesinin üçüncü fıkrası (Bkz. B.No: 2014/1981, 18/9/2014, §§ 17–22).