(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/382 E. , 2008/2045 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.02.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereğ…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/382 E. , 2008/2045 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.02.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Kadastro işlemleri sırasında 11.232 m2 yüzölçümündeki 169 ada 39 parsel sayılı taşınmaz satın alma suretiyle geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın 24.01.1942 tarih 64 numaralı tapu kaydından geldiğini bu kayıt kapsamında kalan davalı tapusunun iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Davalı, taşınmaz üzerinde kazandırıcı zilyetliği bulunduğundan, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece 169 ada 39 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Davacı Hazinenin dayandığı kayıt, 3500 m2 yüzölçümünde ve Hazami Kezo, batıda Heydoyı Sereno, kuzeyde kayalık, güneyde ise ... sınırlarıyla çevrilidir. Gerçekten, kaydın edinme sebebi hanesinde firari ve yitik kişiden Hazineye geçtiği yazılıdır. 3402 sayılı Kadastro Kanunununn 18. maddesi hükmünce kaçak ve yitik kişilere ait iken kanunlar uyarınca Devlete kalan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma olanağı yoktur. Burada üzerinde durulması gereken önemli sorun ise, kaçak ve yitik kişi yeri olan taşınmaz bölümünün saptanmasıdır. Çünkü davacı, Hazine, 24.01.1942 tarih 64 numaralı kayda dayandığından kanunlar uyarınca Devlete kalan kaçak ve yitik kişi yeri bu kaydın kapsamı ile sınırlıdır. Diğer yandan, belirtilmelidir ki, kaçak ve yitik bir kişinin özel mülkü olmayan ancak zilyetlikle kazanılma olanağı bulunan bir taşınmaz, koşulları mevcutsa zilyetlikle mülk edinilebilir. Kayıt ve belgelerin kapsamını belirleyen 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20/c maddesine göre de, harita plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgede belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletmeye elverişli nikelikte ise, kural olarak kayıt ve belgenin kapsamı miktarı ile tayin olunur. Az yukarıda sözü edildiği üzere, davacı Hazinenin dayandığı 64 sayılı kayıt kayalık sınırı ile çevrili olduğundan kayda miktarı ile değer tanınmalıdır. Hazine kayıt kapsamı dışında kalan kısmın, firari ve yitik kişi yeri olduğunu iddia etmediği gibi, bu konuda dosyada yer alan bir beyanda olmadığından, Hazinenin dayandığı kaydın kapsamı dışındaki yerin zilyetlikle kazanılabileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece yapılması gereken ...; yerinde yeniden keşif yapılarak Hazinenin dayanağı olan 24.01.1942 tarih 64 numaralı kayıt kapsamını sabit olan sınırdan başlayarak belirlemek, bu kısmın krokisine işaret ettirmek ve davayı bu bölüme hasren kabul etmek olmalıdır. Değinilen yön gözardı edilerek dayanak kaydın 39 parseli tamamen kapsadığı kabul edilmek suretiyle, davanın yazılı olduğu şekilde sonuçlandırılması doğru olmadığından, karar bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.02.2008 günü oybirliği ile karar verildi.