T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2363 Karar No : 2025/215 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI): ... Yem Sanayi AŞ VEKİLİ : Av. ... II-(DAVALILAR) : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 30/05/2024 tarih ve E:2023/2527, K:2024/3477 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bandırma - Bursa - Yenişehir - Osmaneli Yüksek Standartlı Demiryolu Projesi…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2363 E. , 2025/215 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2363 Karar No : 2025/215 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI): ... Yem Sanayi AŞ VEKİLİ : Av. ... II-(DAVALILAR) : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 30/05/2024 tarih ve E:2023/2527, K:2024/3477 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bandırma - Bursa - Yenişehir - Osmaneli Yüksek Standartlı Demiryolu Projesinin belirlenen iş programına ve taahhüt edilen sürelere uygun şekilde tamamlanması ve dış kaynaklı kredi temininde aksama yaşanmaması amacıyla, Proje kapsamında ihtiyaç duyulan ve ekli harita ve listede bulundukları yer ve ada/parsel numaraları gösterilen taşınmazlar ile muhdesatın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü) tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 07/03/2023 tarih ve 32125 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 06/03/2023 tarih ve 6897 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, Balıkesir ili, Bandırma ilçesi, Ömerli Mahallesi, 132 ada 72 parsel; Doğruca Mahallesi, 133 ada 2 parsel, 142 ada, 1, 3, 4 ve 5 parsel (yeni 275 ada, 6 parsel) sayılı taşınmazların hissedarları oldukları kısım yönünden iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 30/05/2024 tarih ve E:2023/2527, K:2024/3477 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6. ve 27. maddelerine yer verilerek, Acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerektiği, burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağının tabii olduğu, Diğer taraftan, acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerektiği, Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği, Dava konusu işlemin 132 ada, 72 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden; Dava konusu işlemin dayanağı olan Bandırma - Bursa - Yenişehir - Osmaneli Yüksek Standartlı Demiryolu Projesinin km.102+278,75 - 189+816,28 kısmıyla ilgili 2942 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (g) fıkrası gereğince kamu yararı kararı alınması, kamulaştırma planında gösterilen taşınmazların aynı Kanun'un 4. maddesi ve 6. maddesinin son paragrafı uyarınca kamulaştırılması ve kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesis edilmesi hususunda 03/11/2022 tarih ve 754426 sayılı Bakanlık olurunun alındığı; kamulaştırmaya konu taşınmazlar hakkında kamulaştırma planının hazırlandığı; davalı idarelerin savunma dilekçesinde, dış kaynaklı kredi temininde aksama yaşanmaması ve projenin zamanında bitirilmesi, Bursa'nın Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlere demir yolu ağı bağlanarak hem yük hem de yolcu taşımacılığının hayata geçirilmesi amaçlarıyla acele kamulaştırma kararının alındığı, bu kararın eki listede bahsedilen taşınmazların tamamının kamulaştırma işlemine konu edilmeyeceği, taşınmazların kamulaştırılmasının demiryolu projesinin gereksinimi doğrultusunda zorunlu kalınması halinde başvurulacak en son tercih olduğu, süreç içerisinde ilave alanların kamulaştırılmasına ihtiyaç duyulmadığının anlaşılması halinde, bahse konu taşınmazların acele kamulaştırma kapsamından çıkarılacağı ifadelerine yer verildiği; Dairelerinin 04/07/2023 tarihli ara kararına verilen cevapta ise, uyuşmazlığa konu taşınmazın ilk aşamada kamulaştırılması planlanan taşınmazlar arasında yer almadığının belirtildiği, Belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, genel itibarıyla dava konusu işlemde acelelik halinin ve kamu yararının varlığından söz edilebilir ise de, uyuşmalığa konu taşınmazın ilk aşamada kamulaştırılması planlanan taşınmazlar arasında yer almadığı dikkate alındığında, ne zaman kamulaştırılacağı belli olmayan, belki de kamulaştırılmayacak taşınmazlar hakkında dava konusu acele kamulaştırma kararının alınmasının, mülkiyet hakkına müdahaleyi ölçüsüz ve orantısız kılacağı, bu itibarla, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın uyuşmazlığa konu anılan taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, Dava konusu işlemin 133 ada, 2 parsel, 142 ada, 1, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden; Her ne kadar davalı idarelerce, 04/07/2023 tarihli ara kararına verilen cevapta, anılan parsellerin ilk aşamada kamulaştırılması planlanan taşınmazlar arasında yer almadığı belirtilmiş ise de, Dairelerinin 12/10/2023 tarihli yürütmenin durdurulması kararı, savcılık düşüncesi ve 14/02/2024 tarihli ara kararı üzerine, dosyaya sunulan beyan dilekçelerinde anılan parsellerin ilk aşamada kamulaştırılması planlanan taşınmazlar arasında yer aldığının ifade edildiğinin görüldüğü, Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmazlara ilişkin dava konusu işlemde acelelik halinin ve kamu yararının bulunduğu, dolayısıyla dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın anılan parsellere ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu 132 ada, 72 parsel sayılı taşınmaz yönünden iptaline, 133 ada, 2 parsel, 142 ada, 1, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, somut uyuşmazlık kapsamında tesis edilen kararın tek dayanağını teşkil eden “anılan parsellerin ilk aşamada kamulaştırılması planlanan taşınmazlar arasında yer alması” hususunun gerekçe olamayacağı, Cumhurbaşkanı Kararı’nın tesis edilmesinin üzerinden yaklaşık 1,5 yıllık bir süre geçmiş olmasına rağmen, idarenin hiçbir işlem yapmamasının da somut olayda acelelik halinin olmadığını fiilen ortaya koyduğu, acele kamulaştırmanın dayanağı olan projenin 10 yıldan fazla bir süredir hala kesinlik kazanmadığı, projede, temellerin 2012 yılında atıldığı, ilk 8 yılda yalnızca %20’sinin tamamlanabildiği, yapılan ihalenin iptal edildiği ve yeniden ihale yapıldığı; deprem riski gerekçe gösterilerek güzergâhın sürekli değiştirildiği ve bir türlü kesinlik kazanamadığı, mülkiyet hakkının ölçüsüz şekilde ihlal edildiği, dava konusu işlemde kamu yararı ve acelelik halinin bulunmadığı ileri sürülmektedir. Davalı idareler tarafından, ülkemizin ulusal menfaatleri ve verilen uluslararası taahhütler boyutuyla kamu yararı amacını taşıyan projenin, dış kaynaklı kredi temininde aksama yaşanmadan ve yapım süreci sekteye uğramadan, belirlenen iş programına uygun şekilde tamamlanarak ivedilikle işletmeye alınabilmesi için 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi hükmüne uygun şekilde alınan Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka aykırı bir yön bulunmadığı ve 27. maddede öngörülen acelelik halinin bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca, taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan ve kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda, acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik olarak gerekli tespitler yapılıp, sebepleri de belirtilmek suretiyle başvuruda bulunulması ve bunun sonucunda da başvuruda bulunulan taşınmazlara yönelik inceleme yapılarak koşulların gerçekleşmesi halinde; Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir. Hangi kamu hizmetleri için acele kamulaştırma yönteminin kullanılacağı, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerektiği vb. hususların, Kanun'da öngörülen acele kamulaştırma koşullarını sağlayıp sağlamadığının ise, her somut olayda, yargı yerince denetlenmesi gerekmektedir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazlardan, 142 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 30/09/2006 tarih ve 1820 sayılı kararıyla tescil edilen, aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararıyla son şeklini alan Doğruca Nekropolü I. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak belirlenen alanda, kısmen 1. kısmen 3. Derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığı, uygulama projesine yönelik Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun nihai görüşünün henüz verilmediği, kaldı ki uygulama projelerinin henüz kesinleşmediği, ancak kesinleşme sonrası Kurul gündeminde değerlendirileceği dikkate alındığında, 2863 sayılı Kanun kapsamındaki taşınmazlarla ilgili olarak uygulama yapılırken, taşınmazın sit statüsü de gözetilerek Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulundan uygun görüş alınması gerektiği açık olup, görüş alınmaksızın tesis edilen acele kamulaştırma kararının uyuşmazlığa konu 142 ada 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, ilk defa 1978 yılı Yatırım Programına alınarak etüt-proje çalışmalarına başlandığı bildirilen projenin, 2012 yılında "Bursa-Yenişehir Havalimanı Kesiminde” TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü uhdesinde çalışmalara başlandığı, hattın kalan kesimlerinin ise (Bandırma-Karacabey, Karacabey-Bursa, Yenişehir Havalimanı-Osmaneli) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü uhdesinde olup 2021 yılında çalışmalara başlandığı, bu doğrultuda idarece acele kamulaştırma kararında bahsi geçen taşınmazların tamamının kamulaştırma işlemlerine konu edilmeyeceği, ilk etapta kamulaştırma sahasında kalacak taşınmazlarla ilgili kadastro kontrollük işlemlerinin hala devam ettiği hususları dikkate alındığında, gelinen aşamada dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren nedenlerin ve "acelelik hali"nin somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının iptale yönelik kısmının onanması, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının davanın reddine yönelik kısmının bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmazlar yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, ara karar cevabı bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması üzerine Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü; "Kamulaştırma" başlıklı 46. maddesinde, "Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Satın alma usulü" başlıklı 8. maddesinde; idarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamalarının esas olduğu, anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10. maddesine göre işlem yapılacağı, "Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili" başlıklı 10. maddesinde de; kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idarenin, 7. maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle, 8. madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat ederek, taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma, 3. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini isteyeceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Mülkiyet hakkı, gerek Anayasa gerek uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel insan hakları arasında olup; bu düzenlemeler uyarınca ancak kanuna ve kamu yararına dayalı olarak kısıtlanabilmesi mümkündür. Mer'i mevzuatımızda, mülkiyet hakkına yönelik müdahalelere yer verilen temel nitelikteki düzenlemelerden biri de, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'dur. 2942 sayılı Kanun'a göre idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde, eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırabilmeleri mümkündür. Anılan Kanun'da, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir. Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır. Acele kamulaştırma usulü ise, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür. Kanun'un 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılınmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediği her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmelidir. Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartların ortaya konulması gerekmektedir. Dava konusu işlemin 132 ada, 72 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden; Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararlarının "Kamu Yararı" ve "Acelelik Hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmekte ise de, uyuşmazlıkta; davalı idarelerin savunmasında dava konusu acele kamulaştırma kararının eki listede bahsedilen taşınmazların tamamının kamulaştırma işlemine konu edilmeyeceği, taşınmazların kamulaştırılmasının demiryolu projesinin gereksinimi doğrultusunda zorunlu kalınması halinde başvurulacak en son tercih olduğu, süreç içerisinde ilave alanların kamulaştırılmasına ihtiyaç duyulmadığının anlaşılması halinde, bahse konu taşınmazların acele kamulaştırma kapsamından çıkarılacağı ifadelerine yer verildiği; bu bağlamda uyuşmazlığa konu taşınmazlardan, 132 ada 72 parsel sayılı taşınmazın ilk aşamada kamulaştırılması planlanan taşınmazlar arasında yer almadığı anlaşıldığından, ne zaman kamulaştırılacağı belli olmayan, belki de kamulaştırılmayacak taşınmaz hakkında dava konusu acele kamulaştırma kararının alınmasının, mülkiyet hakkına müdahaleyi ölçüsüz ve orantısız kılacağı sonucuna varılmış olup, bu itibarla, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın uyuşmazlığa konu anılan taşınmaza ilişkin kısmında bu yönüyle hukuka uyarlık görülmemiştir. Dava konusu işlemin 133 ada, 2 parsel, 142 ada, 1, 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden; Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararlarının kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açık olup, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın "Kamu Yararı" ve "Acelelik Hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda; acele kamulaştırma kararının, Bandırma -Bursa -Yenişehir -Osmaneli Yüksek Standartlı Demiryolu Projesinin belirlenen iş programına ve taahhüt edilen sürelere uygun şekilde tamamlanması ve dış kaynaklı kredi temininde aksama yaşanmaması amacıyla alındığı anlaşılmakta olup, Türkiye'nin büyük şehirleri arasında yer alan Bursa'yı demiryolu bağlantısı ile Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlere bağlamak ve yük taşımacılığı ve yüksek hızlı trenler ile yolcu taşımacılığı yapılması amacıyla planlanan demiryolu projesinde ve bu amaçla gerekli taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğu açıktır. Proje ile Bursa'yı Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlere demiryolu ile bağlayarak, yük ve yüksek hızlı trenler ile yolcu taşımacılığı yapılmasının amaçlandığı, projenin hem ulusal menfaatler, hem de verilen uluslararası taahhütler boyutuyla büyük önem taşıdığı, projenin dış kaynakla yürütülmesi amacıyla yabancı kredi kuruluşlarıyla kredi anlaşmalarının imzalandığı, kredi anlaşmaları uyarınca, projenin öngörülen zamanda bitirilmesi ve kamulaştırma işlemlerinin aksamadan tamamlanması gerekliliği dikkate alındığında, demiryolu projesinin bir an önce tamamlanması amacıyla demiryolu güzergâhı üzerinde kalan uyuşmazlık konusu 133 ada, 2 parsel, 142 ada, 1, 3 ve 5 parsel taşınmazların kamulaştırılmasında, acelelik halinin de bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Dava konusu işlemin 142 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden; Anayasa'nın 35. maddesinin, mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir. Öte yandan, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde "SİT"; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un "İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı" başlıklı 9. maddesinde; Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamayacağı, bunların yeniden kullanıma açılamayacağı veya kullanımlarının değiştirilemeyeceği; esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işlerin inşaî ve fizikî müdahale sayılacağı düzenlenmiş, Kültür Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı ilke kararı ile Arkeolojik Sitlerin, koruma ve kullanma koşulları belirlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Dairenin ara kararı üzerine dosyaya gönderilen Balıkesir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde yer alan Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı incelendiğinde, uyuşmazlık konusu 142 ada 4 parsel (eski 2499 parsel) sayılı taşınmazın, Doğruca Nekropolü 1. ve 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde, kısmen 1., kısmen 3. Derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığı anlaşıldığından, Kurulumuzun 23/10/2024 tarihli ara kararı ile davalı idarelerden uyuşmazlığa konu 142 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulundan uygun görüş alınıp alınmadığının sorulması üzerine, davalı idarelerce verilen cevabın ve ekindeki belgelerin incelenmesinden; Balıkesir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 08/04/2021 tarih ve 2728 sayılı yazısıyla, Bandırma-Bursa demiryolu hattına ilişkin güzergahın, Doğruca Nekropolü I. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanından geçen kısımlarının, zorunlu altyapı uygulaması kapsamında kamu yararı da gözetilerek Arkeolojik Sitler Kullanma Koşullarını Belirleyen 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı ilke kararınca uygun olduğuna, uygulama projelerinin de Balıkesir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna iletildikten sonra nihai kurum görüşünün verilebileceğine karar verildiği; Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Tespit ve Planlama Dairesi Başkanlığının bila tarih ve 2886643 sayılı yazısında da; söz konusu hat üzerinde arkeolojik sit alanına ve koruma alanlarına isabet eden kısımlara yönelik uygulama projelerinin Koruma Kurulunda değerlendirilmesi gerektiği, nihai Kurum görüşünün, proje güzergahında yer alan arkeolojik sit sınırları içerisinden geçmesi nedeniyle söz konusu uygulama projelerinin Kurul gündeminde değerlendirilmesi sonrasında verilebileceğinden, bu aşamada sit sınırlarından geçen alanlarda herhangi bir fiziki ve inşai müdahalede bulunulmaması hususunun belirtildiği; davalı idarelerce de, Doğruca Mahallesi sınırlarında bulunan uyuşmazlık konusu taşınmazlara fiili olarak el atılmadığı, uygulama projelerinin de onay sürecinin tamamlanmasını müteakip nihai görüş ve değerlendirmeleri alınmak üzere Balıkesir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna iletileceğinin bildirildiği görülmüştür. Bu durumda, uyuşmazlık konusu olayda uygulama projesine yönelik Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun nihai görüşünün henüz verilmediği, kaldı ki uygulama projelerinin henüz kesinleşmediği, ancak kesinleşme sonrası Kurul gündeminde değerlendirileceği dikkate alındığında, 2863 sayılı Kanun kapsamındaki taşınmazlarla ilgili olarak uygulama yapılırken, taşınmazın sit statüsü de gözetilerek Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulundan uygun görüş alınması gerektiği açık olup, görüş alınmaksızın tesis edilen acele kamulaştırma kararının uyuşmazlığa konu 142 ada 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, Daire kararının anılan taşınmaz yönünden davanın reddine yönelik kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, davacının temyiz isteminin kısmen reddine, 2.Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 30/05/2024 tarih ve E:2023/2527, K:2024/3477 sayılı kararının iptale ilişkin kısmı ile 133 ada, 2 parsel, 142 ada, 1, 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine yönelik kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3.Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4.Daire kararının davanın 142 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın 142 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının İPTALİNE, 5.Dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından davacı tarafından temyiz aşamasında yapılan aşağıda dökümüne yer verilen ...-TL yargılama giderinin ...-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, ...-TL'sinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 6.Dairece vekalet ücretine hükmedildiğinden ve Kurulumuzca verilen işbu kararla haklılık durumu değişmediğinden, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7.Yatırılan gider avanslarından artan miktarların istemleri halinde taraflara iadesine, 8.Kesin olarak, 05/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde, “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” gerekli olan taşınmaz malların acele kamulaştırma işlemine konu edilebileceği belirtilmiştir. Anılan maddede, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, "aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller" bakımından Kanun'da açık bir düzenleme bulunmadığından, sebep unsuru bakımından idareye takdir yetkisi tanındığı açıktır. İdarenin takdir hakkının kullanıldığı işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinde, idarenin takdir hakkını ortadan kaldıracak şekilde yargı kararı verilmesinden kaçınılması hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu gibi, aynı zamanda Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen; yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı; yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği yolundaki hükmün de zorunlu bir sonucudur. Bu bakımdan "açık takdir hatası" ve/veya "ölçülülük ilkesine aykırılık" halleri hariç, idareye tanınan takdir yetkisi üzerinde yargısal tasarrufta bulunulmamalıdır. İdareye tanınan takdir hakkının, kişilerin mülkiyet hakkı üzerinde etki doğurduğu tartışmasızdır. Mülkiyet hakkı gerek Anayasa'nın 35. maddesinde, gerekse taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınmıştır. Anayasa'nın bahse konu 35. maddesinde, mülkiyet (ve miras) hakkının, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, ifade edilmiştir. Bu durumda, acele kamulaştırma işleminin Cumhurbaşkanı Kararına dayandığı hallerde, Cumhurbaşkanınca kullanılan takdir hakkı (yasal dayanağı bulunduğundan), kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığı noktasında denetime tabi tutulmalıdır. Sonuç olarak, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde Cumhurbaşkanına tanınan takdir yetkisinin hukuka uygunluk denetiminin; acele kamulaştırma işleminin kamu yararı amacına hizmet edip etmediği ve kamu yararı ile davacıların kişisel çıkarları arasında adil bir dengenin bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir. Başka bir deyişle, bu hususlar açısından açık takdir hatası bulunup bulunmadığı ve/veya ölçülülük ilkesine aykırı hareket edilip edilmediği noktasında yargısal denetim yapılmalıdır. Kanunun açık lafzında yer almayan "özel ve istisnai koşulların" gerçekleşip gerçekleşmediğinin aranılması, sosyal ve ekonomik politikalar üzerinde yargısal denetim yapma anlamı taşıyacağından, kabulü olanaklı değildir. Buna göre, hangi kamu hizmetleri için acele kamulaştırma yönteminin kullanılacağı hususu, hizmetin niteliği, özelliği, mahalli ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerektiği hususlarının hizmeti yürüten idarece belirlenip takdir edileceği gerçeği karşısında, belirtilen hususların somut bir şekilde hukuken geçerli bilgi ve belgeler ile ortaya konulması halinde Kanun'da öngörülen acele kamulaştırma koşullarının gerçekleşmiş olduğunun kabulü gereklidir. Dolayısıyla, aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen işlerde, "kamu yararı" ölçütü ve kamu yararının ve acelelik halinin belirlenmesi hususunda Cumhurbaşkanına tanınan "takdir yetkisi" çerçevesinde yargılamanın yapılması gerekmektedir. Çünkü, Cumhurbaşkanınca alınan acele kamulaştırma kararlarının asıl sebebini, bu alanlarda gerçekleştirilmesi planlanan projelerin biran evvel hayata geçirilmesi gerekliliğinin bizzat Cumhurbaşkanı makamınca takdir edilmesi oluşturmaktadır. Uyuşmazlığın yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde incelenmesinden; Dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu alanda, Bandırma - Bursa - Yenişehir - Osmaneli Yüksek Standartlı Demiryolu Projesinin belirlenen iş programına ve taahhüt edilen sürelere uygun şekilde tamamlanması ve dış kaynaklı kredi temininde aksama yaşanmaması amacıyla proje kapsamında ihtiyaç duyulan taşınmazlara yönelik dava konusu acele kamulaştırma kararının tesis edildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, kararın eki listede bahsedilen taşınmazların tamamının kamulaştırma işlemine konu edilmeyeceği, taşınmazların kamulaştırılmasının demiryolu projesinin gereksinimi doğrultusunda zorunlu kalınması halinde başvurulacak en son tercih olduğu, süreç içerisinde ilave alanların kamulaştırılmasına ihtiyaç duyulmadığının anlaşılması halinde, bahse konu taşınmazların acele kamulaştırma kapsamından çıkarılacağı anlaşılmakta ve Dairece de dava konusu acele kamulaştırma kararı, uyuşmazlık konusu parsellerin ilk aşamada kamulaştırılması planlanan taşınmazlar arasında yer alıp almadığı hususuna dayanılarak değerlendirilerek, ilk aşamada kamulaştırılmayacak taşınmazlar yönünden dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın iptaline, ilk aşamada kamulaştırılacak taşınmazlara yönelik olarak davanın reddine karar verilmişse de; ülkemizin ulusal menfaatleri ve verilen uluslararası taahhütler boyutuyla kamu yararı amacını taşıyan projenin, dış kaynaklı kredi temininde aksama yaşanmadan ve yapım süreci sekteye uğramadan, belirlenen iş programına uygun şekilde tamamlanarak ivedilikle işletmeye alınabilmesini teminen acele kamulaştırma kararının tesis edildiği, belirlenen güzergahta gerçekleştirilmesine başlanılan projenin gecikmesi halinde dış kaynaklı kredi temininde aksama yaşanmasının kaçınılmaz olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, ilk aşamada olmasa da projenin ilerleyen aşamalarında, demiryolu inşaat tekniği gereğince altyapı ve yol deplasesi, enerji nakil inşaatı/deplasesi, alt ve üst geçit inşaatı vb. durumlarda ek kamulaştırma ihtiyacı hasıl olduğunda kullanılmak üzere öngörülen taşınmazları da kapsayan ve 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi hükmüne uygun şekilde alınan Cumhurbaşkanı Kararı'nda kamu yararı ve acelelik halinin bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozularak, bu kısımlar yönünden de davanın reddine karar verilmesi, davacının temyiz isteminin reddi ile davanın reddine yönelik kısmının ise yukarıda aktarılan gerekçelerle onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum. KARŞI OY XX-2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde, “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” gerekli olan taşınmaz malların acele kamulaştırma işlemine konu edilebileceği belirtilmiştir. Anılan maddede, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, "aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller" bakımından Kanun'da açık bir düzenleme bulunmadığından, sebep unsuru bakımından idareye takdir yetkisi tanındığı açıktır. İdarenin takdir hakkının kullanıldığı işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinde, idarenin takdir hakkını ortadan kaldıracak şekilde yargı kararı verilmesinden kaçınılması hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu gibi, aynı zamanda Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen; yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı; yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği yolundaki hükmün de zorunlu bir sonucudur. Bu bakımdan "açık takdir hatası" ve/veya "ölçülülük ilkesine aykırılık" halleri hariç, idareye tanınan takdir yetkisi üzerinde yargısal tasarrufta bulunulmamalıdır. İdareye tanınan takdir hakkının, kişilerin mülkiyet hakkı üzerinde etki doğurduğu tartışmasızdır. Mülkiyet hakkı gerek Anayasa'nın 35. maddesinde, gerekse taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınmıştır. Anayasa'nın bahse konu 35. maddesinde, mülkiyet (ve miras) hakkının, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, ifade edilmiştir. Bu durumda, acele kamulaştırma işleminin Cumhurbaşkanı Kararına dayandığı hallerde, Cumhurbaşkanınca kullanılan takdir hakkı (yasal dayanağı bulunduğundan), kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığı noktasında denetime tabi tutulmalıdır. Sonuç olarak, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde Cumhurbaşkanına tanınan takdir yetkisinin hukuka uygunluk denetiminin; acele kamulaştırma işleminin kamu yararı amacına hizmet edip etmediği ve kamu yararı ile davacıların kişisel çıkarları arasında adil bir dengenin bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir. Başka bir deyişle, bu hususlar açısından açık takdir hatası bulunup bulunmadığı ve/veya ölçülülük ilkesine aykırı hareket edilip edilmediği noktasında yargısal denetim yapılmalıdır. Uyuşmazlık konusu olayda; acele kamulaştırma kararının, Bandırma -Bursa -Yenişehir -Osmaneli Yüksek Standartlı Demiryolu Projesinin belirlenen iş programına ve taahhüt edilen sürelere uygun şekilde tamamlanması ve dış kaynaklı kredi temininde aksama yaşanmaması amacıyla alındığı anlaşılmaktadır. Türkiye'nin büyük şehirleri arasında yer alan Bursa'yı demiryolu bağlantısı ile Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlere bağlamak ve yük taşımacılığı ve yüksek hızlı trenler ile yolcu taşımacılığı yapılması amacıyla planlanan demiryolu projesinde ve bu amaçla gerekli taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğu açıktır. Uyuşmazlıkta, davalı idareler tarafından, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Yüksek Standartlı Demiryolu Projesinin önemli bir etabı olan Km:102+278,75 - 189+816,28 kesiminde projenin dış kaynakla yürütülmesi amacıyla yabancı kredi kuruluşlarıyla kredi anlaşmalarının imzalandığı, kredi sağlayan kuruluşlarca, projenin öngörülen zamanda bitirilmesi ve kamulaştırma işlemlerinin aksamadan tamamlanması gerekliliği önemle vurgulandığından, projenin belirlenen iş programına ve taahhüt edilen sürelere uygun şekilde tamamlanarak dış kaynaklı kredi temininde aksama yaşanmaması amacıyla proje kapsamında bulunan taşınmazların 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasının gerekli olduğu belirtilmiştir. Bu durumda; proje ile Bursa'yı Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlere demiryolu ile bağlayarak, yük ve yüksek hızlı trenler ile yolcu taşımacılığı yapılmasının amaçlandığı, projenin hem ulusal menfaatler, hem de verilen uluslararası taahhütler boyutuyla büyük önem taşıdığı, projenin dış kaynakla yürütülmesi amacıyla yabancı kredi kuruluşlarıyla kredi anlaşmalarının imzalandığı, kredi anlaşmaları uyarınca, projenin öngörülen zamanda bitirilmesi ve kamulaştırma işlemlerinin aksamadan tamamlanması gerekliliği dikkate alındığında, demiryolu projesinin bir an önce tamamlanması amacıyla demiryolu güzergâhı üzerinde kalan uyuşmazlık konusu 142 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasında, acelelik halinin de bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının davanın 142 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden reddine yönelik kısmının onanması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz. kamulaştırma //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };