4. Hukuk Dairesi 2015/5613 E. , 2016/2995 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğeri aleyhine 22/10/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma istem…
**4. Hukuk Dairesi 2015/5613 E. , 2016/2995 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğeri aleyhine 22/10/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, .. 22/11/2011 tarihli nüshasının 1. ve 14. sayfasındaki .." haberde gerçeğe aykırı bilgilere yer verildiğini, davacı hakkında dönemin .. ilini ziyareti sırasında meydana gelen olaylar nedeniyle idari soruşturma başlatıldığını ve davacıya bu soruşturma neticesinde uyarma cezası verildiğini, haberde belirtilenin aksine meslekten ihracının söz konusu olmadığını, haberdeki gerçeğe aykırı ifadeler nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüğünü belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili, davacı hakkındaki " .. " şeklindeki ifadenin sehven yazıldığını, .. 24/11/2011 tarihinde yayınlanan " .. " başlıklı haberde bu durumun düzeltilerek kamoyunun bilgisine sunulduğunu, bu sebeple davalı gazetenin davacının şeref ve haysiyeti ile oynamak yada kişilik haklarına saldırı amacının bulunmadığının yayınlanan tekzip yazısı ile ortaya konulduğunu, haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu, davacı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığını ve benzer nitelikteki haberlerin birçok basın yayın organında yer aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu haberin içeriğinin gereği gibi araştırılmadığı ve haber nedeniyle davacının kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle istem kısmen kabul edilmiştir.