13. Hukuk Dairesi 2016/27903 E. , 2019/11603 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, hissedarı oldukları taşımazın kamulaştırılması davasını takip etmesi için davalı avukata vekalet verdiklerini, …
**13. Hukuk Dairesi 2016/27903 E. , 2019/11603 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, hissedarı oldukları taşımazın kamulaştırılması davasını takip etmesi için davalı avukata vekalet verdiklerini, mahkemece verilen kararın temyiz edilmiş olup henüz kesinleşmediğini, mahkemenin 25.07.2013 tarih, 2010/3 ve 2013/105 K. Sayılı ilamı uyarınca; ... tarafından, 851.104,71 TL ... Bankası ... Şubesine yatırıldığı, yatırılan bu paranın 446.829,00 TL'sinin tapu senedindeki hisselerine karşılık gelen miktarın davacılara ait olduğunu, ancak davalı olan avukat tarafından çekilen bu paranın ödenmediğini, paranın davalı tarafından uzunca bir süre önce çekildiğini öğrenmeleri üzerine davalı vekili 19.12.2014 tarihli azilname ile vekillikten azlettiklerini ileri sürerek; 433.576,00 TL alacağın ödenemsi gereken tarihten işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-6100 sayılı HMK'nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HMK.nun 298/2 maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK.nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.