6. Hukuk Dairesi 2014/11669 E. , 2014/13120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Manisa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/06/2014 NUMARASI : 2013/812-2014/547 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, işyeri ihtiyacı sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm dav
**6. Hukuk Dairesi 2014/11669 E. , 2014/13120 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Manisa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/06/2014 NUMARASI : 2013/812-2014/547 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, işyeri ihtiyacı sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, oğlu Mustafa'nın askerden geldiğinden ve işyeri ihtiyacının varlığından bahisle, ayakkabı çanta satış yeri olarak kullanılmak üzere kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Davalı ihtiyacın samimi olmadığını, davanın reddini savunmuş, mahkemece ihtiyaç iddiasının samimi olduğundan bahisle kiralananın tahliyesine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK.’nun 350/1. maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK.’nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir. Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir. Olayımıza gelince; Davaya dayanak ve taraflar arasında düzenlenen yazılı kira sözleşmesi 01/11/1997 başlangıç tarihli ve beş yıl sürelidir. Taraflar arasındaki sözleşme, sözleşme bitiminden sonra yürürlükten kaldırılan 6570 sayılı Yasanın 11.maddesi ile yeni Türk Borçlar Kanunu'nun 347.maddesi gereğince birer yıllık dönemler halinde yenilenerek son kira dönemi olan 01/11/2012-31/10/2013 dönemine kadar uzamıştır. Yukarıda açıklanan hususlara göre davanın, dönem sonundan itibaren bir ay içinde açılması gerekirken dava dönem bitiminden önce 30/10/2013 tarihinde açılmıştır. Ayrıca davacı tarafından gönderilen 13/08/2013 keşide, 16/08/2013 tarihli aktin feshine ilişkin ihtar, dönem sona ermeden gönderilmiş ise de, davacının dava hakkını koruyan bu ihtar ancak 01/11/2013 dönemi ile başlıyan yeni dönem kira yılı için süre kesici niteliktedir. Bu durumda, yenilenen kira dönemi bitmeden önce 30/10/2013 tarihinde açılan dava, süresinde açılmadığından mahkemece davanın süreden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.