3. Hukuk Dairesi 2017/1126 E. , 2018/11650 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalılar aleyhine açtığı gayrimenkul harici satış sözle…
**3. Hukuk Dairesi 2017/1126 E. , 2018/11650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalılar aleyhine açtığı gayrimenkul harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında alınan bilirkişi raporunda, alacağın 21.911,34 TL olarak belirlendiğini, mahkemece taleple bağlı kalınarak lehine 8.000 TL'ye hükmedildiğini, bakiye 13.911,34 TL alacağın tahsili için davalılar aleyhine başlattığı icra takibine, davalılar tarafından yapılan itiraz üzerine, takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davacının bahsettiği tazminat davasının henüz kesinleşmediğinden derdestlik itirazında bulunduklarını beyan ederek; davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece; davaya dayanak icra takibindeki talebin gayrimenkulun aynına ilişkin olduğu ve kesinleşmeden takibe konulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-)Dava; icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Vesayet altındaki davacıyı temsilen vasisi tarafından açılan davada, 27/06/2014 tarihli dava dilekçesi ekinde ...'e vasi tayinine ilişkin mahkeme ilamı ibraz edilmiş ancak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 4721 sayılı TMK'nun 462. maddesi uyarınca, vesayet makamından izin alındığına dair bir ilam dosyaya sunulmamıştır. Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder. ( TMK 448. md.) 743 sayılı TMK 405/8 maddesi, sulh hukuk mahkemesinin iznine tabi tutulan işler arasında (derhal alınması gereken geçici tedbirler müstesna olmak üzere) husumeti de saymış; böylece gerek vesayet altındaki kişi adına vasi tarafından dava açılabilmesini gerekse de vesayet altındaki aleyhine açılmış bir davada kısıtlının vasi tarafından temsil edilebilmesini vasinin sulh mahkemesinden izin alması koşuluna bağlamıştır. 4721 sayılı TMK'nun 462/8. maddesi de, vasinin vesayeti altındaki kişi adına dava açabilmesini vesayet makamının iznine tabi kılmış olup; 743 sayılı TMK'dan farklı olarak, vesayet altındakine karşı açılmış olan davalar yönünden bu izin koşulunu kaldırmıştır.