Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2277 E. , 2024/3526 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/2277 Karar No : 2024/3526 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Huk. Müşaviri … Huk. Müşaviri Av. … DAVANIN KONUSU : 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin 4. maddesinin, 5. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının, 8. maddesinin dördüncü ve b…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2277 E. , 2024/3526 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/2277 Karar No : 2024/3526 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Huk. Müşaviri … Huk. Müşaviri Av. … DAVANIN KONUSU : 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin 4. maddesinin, 5. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının, 8. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının, 9. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının, 10. maddesinin, 15. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (ç) bentlerinin, 16. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkralarının, 28. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenlemelerde biyolog kökenli öğretim üyeleri ve elemanlarına hiçbir bilimsel ve yasal sorumluluk verilmediği, mesleki birçok haklarının ellerinden alındığı, Yönetmeliğin genelinde tüm yetki ve sorumluluğun hekimlerde toplandığı, halbuki genetik biliminin, gerek araştırma gerekse rutin hasta laboratuvar hizmeti bazında biyolog, tıbbi biyolog, moleküler biyolog, hekim, kimyager gibi çeşitli meslek grupları tarafından birlikte icra edilen multidisipliner bir bilim olduğu, sadece hekimler tarafından icra edilen bir genetik biliminin olmadığı, bu durumun evrensel multidisipliner bilim anlayışına açıkça aykırı olduğu, aslında hekimlerin temel görevinin rutin laboratuvar testi yapmak olmadığı, fiziki muayene ve klinik fenotipik değerlendirme ile hastaya tanı koymak ve tedavi etmek olduğu, genetik testler ile ilgili laboratuvar hizmeti eğitim sürecinin tamamen laboratuvar içinde geçen biyolog, tıbbi biyolog ve moleküler biyologlar tarafından yürütülen bir süreç olduğu, hekimlerin eğitimleri sırasında genetik laboratuvar süreci ile ilgili hiçbir uygulamalı eğitim almadıkları, bu bağlamda genetik testlerin analizlerinin yapılması ve değerlendirilmesi hususunda eğitimlerinin bulunmadığı, dava konusu hükümlerin bilime aykırı olduğu, ülkemizde yıllardır genetik/tıbbi genetik alanında gerek araştırma gerekse rutin laboratuvar hizmeti bazında çalışarak ülke bilimine ve hasta sağlığına katkıda bulunan hekim dışı meslek gruplarının hiçe sayıldığı, anılan düzenlemenin bünyesinde anti-bilimsel, anti-yasal, etik dışı maddeler ve çeşitli usul hataları barındırdığı, yapılan tüm testlerin sorumluluğunun bu konularda uzmanlaşmış biyolog kökenli kişilerde olması ve imza yetkisinin bu kişilere tanınması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, Anayasanın 56. maddesi ile Devlete verilen sağlık hizmetlerini yürütme görevinin 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Sağlık Bakanlığına verildiği, bu kapsamda sağlık hizmeti sunulan yerlerin Bakanlıktan ön izin ya da ruhsat belgesi alması ve sağlık hizmetleri yönüyle denetime tabi olarak faaliyette bulunmaları gerektiği, mülga Yönetmeliğin aradan geçen 22 yıl süreden sonra ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığı, sağlık alanındaki gelişmeler dikkate alınarak ihtiyaca cevap veren daha kapsamlı bir düzenleme yapma ihtiyacının hasıl olduğu, dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı, davacının Yönetmeliğin geneline ve maddelerine yönelik itirazlarının temelinde biyologlara yetki verilmemiş olması olgusunun bulunduğu, oysa tababette yetki meselesinin bu Yönetmeliğin konusu olmadığı, yetkinin tamamen tıpta uzmanlık mevzuatına ilişkin olduğu, bu konuda yapılan hukuk normlarının tamamının yüksek mahkemelerin yargısal denetiminden geçtiği ve bu düzenlemelerde kanuna aykırılık tespit edilmediği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda yer alan doktora tanımı ile tıpta uzmanlığın farklı kavramlar olduğu ve birbirinin yerine ikame edilemeyeceği, 1219 sayılı Kanun'a göre uzmanlık yetkisinin tabiplere ait bir yetki olduğu, 1219 sayılı Kanun'un Ek-1 sayılı çizelgesinde tıbbi genetiğin, 4 yıl eğitim süresi olan bir uzmanlık ana dalı olarak, çocuk genetik hastalıklarının da Ek-3 sayılı çizelgesinde çocuk sağlığı ve hastalıkları ana dalının yan dalı olarak düzenlendiği, çekirdek eğitim müfredatlarında bütün ana ve yan dallar gibi genetik ana ve yan dal uzmanlık dallarında kazandırılması hedeflenen klinik ve girişimsel yetkinliklerin ayrıntılı olarak yer aldığı, bu bakımdan bu iki dalda uzman olanların yetkisi ve bu istikamette düzenleme getiren dava konusu Yönetmelik hükümlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava, 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin 4. maddesinin, 5. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının, 8. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının, 9. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının, 10. maddesinin, 15. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (ç) bentlerinin, 16. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkralarının, 28. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının iptali istemiyle açılmıştır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun, 3. maddesinin 1. fıkrası a) bendinde; Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği, c) bendinde; bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği, bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılacağı, gerek görüldüğünde özel sağlık kuruluşlarının her türlü ücret tarifeleri sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanacağı, kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık kuruluşları veya sağlık işletmelerinde verilen her türlü hizmetin fiyatları Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit ve ilan edileceğine yönelik sağlık hizmetinin temel esasları düzenlenmiş, "Yönetmelikler" başlıklı 9. maddesinin c) bendinde; bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği, hükmü yer almış, Ek 11. maddesinde de; Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemlerin Sağlık Bakanlığınca denetleneceği belirtilmiş ve uygulanacak idari yaptırımlar düzenlenmiştir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 352. maddesinin 1/b) bendinde; herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamak amacıyla, Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütmek, görevi de Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri arasında sayılmış, 355. maddesinin 1. fıkrasının a) bendinde; her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak, c) bendinde; kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek, görevi Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında yer almış, 508. maddesinde de; Bakanlığın görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabileceği hükme bağlanmıştır. Davalı idareye Yasayla tanınan yetkiye istinaden uyuşmazlığa konu alanda düzenleme yapma yetkisi tanınmış olup, anılan Yasa hükümleri dayanak alınmak suretiyle dava konusu olan 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Dava konusu Yönetmelik, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla yayımlanmıştır. Yönetmeliğin 4. maddesi tanımlar başlığı ile düzenlenmiş, davacı tarafından merkez sorumlusu ve mesul müdürün tanımlarının bu maddede yapılmadığı bir eksik düzenlemenin söz konusu olduğu ileri sürülmüştür. Mevzuat hazırlama Usul ve Esasları hakkında Yönetmeliğe göre, Yönetmelikle yapılan düzenlemede bir "Tanımlar" maddesine yer verilecek ve tanımlar alfabetik sıralamaya göre bent veya alt bentlerle sıralanacak olmasına karşın, içerikte yer alan her kavramın tanımlanması gereğinden söz edilmemiştir. Eğer kavramın neyi ifade ettiği düzenlemenin içeriğinden anlaşılıyorsa böyle bir mecburiyetten söz edilemeyeceği gibi ilk defa kullanılan ya da içerikte de açıklanmayan kavramlar için bir eksikten söz edilmesi mümkün olup, mevcut düzenlemede merkez sorumlusu ve mesul müdür için tanımlar maddesinde tanımlama yapılmadığı nedeniyle bir eksik düzenlemeden söz edilemez. Yönetmeliğin, "Komisyonun teşkili" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Merkezin hizmetlerinin geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması amacıyla ve genetik hastalıklar değerlendirme işlemleri ile ilgili bilimsel görüş vermek üzere, Bakanlıkça, Komisyon oluşturulur. 2. fıkrasında; Komisyon, Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzmanı ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur. Komisyon üyeleri Genel Müdürün teklifi ile Bakan tarafından görevlendirilir. 3. fıkrasında; Başkan tarafından gerek görülmesi halinde yurt içinden veya yurt dışından uzmanlar toplantıya davet edilebilir veya görüşleri alınabilir. Toplantıya davet edilen uzmanlar Komisyon çalışmaları ile ilgili oylamaya katılamaz. (4) Bakan tarafından görevlendirilen üyeler iki yıl süre ile görev yapar. Süresi dolan üyeler tekrar görevlendirilebilir. Herhangi bir sebeple boşalan üyelik için kalan süreyi tamamlamak üzere yeni üye görevlendirilir. (5) Seçilmiş üyelerden mazeretsiz olarak üst üste iki toplantıya katılmayanların üyelikleri sona erer. (6) Komisyonun sekretaryası Genel Müdürlük tarafından yürütülür." kuralı getirilmiştir. Dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırdığı Yönetmelikte Klinik veya Tıbbi Genetik Bilim Dalı öğretim üyelerinden iki, Tıbbi Biyoloji.(Moleküler Biyoloji, Moleküler Genetik) Bilim Dalından iki öğretim üyesinin katılımı gerekmekte iken, mevcut düzenleme ile tıbbi biyoloji alanından katılımın sağlanmadığı, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzmanı ve bir çocuk genetik uzmanının katılımının uygun bulunduğu bir düzenlemenin yapıldığı görülmektedir. Mevcut Yönetmelik bütün olarak değerlendirildiğinde, yürürlükten kaldırılan Yönetmelikten farklı olarak olarak düzenlendiği, tıpta genetik uzmanlığı yapmış olanların bu merkezlerin oluşumunda ve geliştirilmesinde esas alındığı, Komisyon tarafından, Merkezin çalışma alanlarına uygun olarak sağlamaları gereken asgari standartlar ve kalite standartlarının belirlenmesi ve kullanılan yöntemlere ilişkin görüş bildirmek gibi görevleri yerine getireceği dikkate alındığında, bu merkezlerde hizmeti yürütecek olan hekimlerin katılımıyla bir komisyonun oluşumunda hizmetin gereğine aykırılık görülmemiştir. Yönetmeliğin 8. maddesinde; "(1) Gerçek ve tüzel kişiler ile özel sağlık kurum ve kuruluşları planlama kapsamında Bakanlıkça ilan edilecek kurallar çerçevesinde Merkez açar. Açılış ile ilgili iş ve işlemler Bakanlıkça yürütülür. (2) Merkez, sağlık kurum veya kuruluşları bünyesinde veya müstakil olarak kurulabilir. (3) Bünyesinde birden fazla hastanesi bulunan üniversite ile eğitim ve araştırma hastaneleri, farklı kampüslerde olmak şartıyla ikinci bir merkez açabilir. 4. fıkrasında; Gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılan özel merkezlerin sahipliğinin ve merkez açma yetkisine sahip hekimlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması zorunludur. 5. fıkrasında; Merkezde, merkez sorumlusu hekimlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması zorunludur." kuralı yer almıştır. Bu madde hükmü ile merkezlerin açılması yalnızca hekimlere tanınmış olup, yönetmeliğin yürürlüğe konuluş amacı ile değerlendirildiğinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma zorunluluğu getirilmesinde ve tıbbi genetik alanında çalışabilme, tıpta bir uzmanlık eğitimi sonucunda elde edilebilmekte ise, bu uzmanlık eğitimini alanların genetik değerlendirme merkezlerini açması tabi olup, tıbbi biyoloji bilim dalı uzmanlarının çalışma alanlarının, genetik alanındaki tıp uzmanları ile aynı kapsamda değerlendirilemeyeceğinden, her iki uzmanlık eğitiminin niteliğinin birbirinden farklı olması nedeniyle böyle bir belirleme yapılmasında hukuki isabetsizlik bulunmamakla birlikte gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılacak olan özel merkezlerin sahipliğinin ve açacak olan hekimlerin hangi nitelikleri haiz olması gerektiği ortaya konulmamıştır. Bu itibarla bir belirleme yapılmayarak, hekimler olarak genel bir ibare ile bu yetkinin verilmesinde amaca uyarlık bulunmamıştır. Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasında; Merkezin çalışma yapabilmesi için Bakanlıktan ruhsat alması zorunludur. Yeni açılış, taşınma ve birleşme gibi nedenlerle ruhsatlandırma gerektiren durumlarda Merkezde görevli mesul müdür, Ek-1/a’da belirtilen belgelerle birlikte Müdürlüğe başvuruda bulunur. Dosyada eksiklik ve/veya uygunsuzluk olmaması halinde, Müdürlükten en az biri inşaat mühendisi veya mimar olmak üzere iki personel ve merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir hekim olmak üzere üç kişiden oluşan ekip tarafından yerinde inceleme yapılır. Merkezin açılacağı ilde denetime katılmak üzere merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir hekim bulunmaması halinde Bakanlıkça bu şartlara haiz bir hekim görevlendirilir. Eksiklik bulunmaması halinde, hazırlanan başvuru dosyası ve Müdürlük tarafından tutulan inceleme raporu Bakanlığa gönderilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında; İnceleme sonrasında uygun bulunan başvurular, Bakanlıkça oluşturulan denetim ekibi tarafından yerinde denetlenir. Denetim sonucu bir rapor hazırlanarak Bakanlığa sunulur. Bakanlıkça uygun bulunan kurum ve kuruluş adına Ek-8’de yer alan ruhsat, merkez sorumlusu adına da Ek-9’da yer alan Merkez Sorumlusu Belgesi düzenlenir." kuralı yer almıştır. Kuralda, merkezin faaliyete geçebilmesi için ruhsat alma zorunluluğu getirilmiş, ruhsat için yapılan başvuruda sunulan bilgi ve belgelerde bir eksiklik bulunmaması halinde yerinde yapılacak bir inceleme öngörülmekle birlikte, bu incelemede bulunacak kişiler belirtilirken, bir merkez sorumlusununu da bulunması gereğine yer verilmiş, ancak merkez sorumlusu niteliklerini haiz olan hekimin bu niteliklerinin neler olduğu yönetmelik içeriğinde belirlenmemiştir. Merkezi açma yetkisinin tıbbi genetik uzmanlarına tanınmış olması nedeniyle merkezin sorumluluğunun da yine söz konusu hekimlere verilmesinde amaca aykırılık bulunmamasına karşın, Merkez sorumlusu olabilme için belli nitelikler aranılması ve bu niteliklerin neler olduğunun ortaya konulması,Yönetmelikle yapılan düzenlemenin yeni uyuşmazlıklar doğurmaması gereğidir. Dolayısıyla merkez sorumlusu olacak hekimlerin de bu nitelikleri taşıyıp taşımadığının hukuki denetimi mümkün kılınmış olacak ve olası tartışmaları ortadan kaldıracaktır. Böyle bir belirleme yapmadan yanı aranılacak niteliklerin neler olduğu ortaya konulmadan bu niteliklere sahip olmayan bir hekimin merkez sorumluluğunda bulunamayacağı sonucuna varılması olası değildir. Aksi halde merkez sorumlusu adına düzenlenecek olan belgenin, aranılan nitelikleri haiz bir hekim adına düzenlenip düzenlenmediği ve hizmetin aranılan nitelikleri haiz kişilerce yürütüldüğü tespitinin yapılmasını sağlamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Yönetmeliğin "Faaliyet ve uygunluk belgesi" başlıklı 10. maddesinde; "(1) Ruhsat, genetik poliklinik hizmeti ve laboratuvar hizmetini bir arada veren sağlık kurum ve kuruluşlarına verilir. Sadece poliklinik hizmeti verilmesi halinde ise Ek-12’de yer alan faaliyet belgesi Müdürlükçe düzenlenir ve bir örneği Bakanlığa gönderilir. (2) Muayenehanelerde verilen genetik poliklinik hizmeti için 15/2/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen uygunluk belgesinin bir örneği Bakanlığa gönderilir." kurala bağlanmıştır. Ruhsatın, genetik poliklinik hizmeti ve laboratuvar hizmetini bir arada veren sağlık kurum ve kuruluşlarına verileceği, yalnızca poliklinik hizmeti verenler için bir faaliyet belgesinin düzenleneceğini öngören kuralda hizmetin gereğine aykırılık bulunmamıştır. Yönetmeliğin 15. maddesinin 1. fıkrasında; "Merkez personelinin nitelikleri belirtilmiş, a) bendinde; Mesul müdür; hastane bünyesinde bulunan Merkezlerde, hastanenin başhekimi veya mesul müdürü; tıp merkezlerinde kuruluşun mesul müdürü, Merkezin mesul müdürüdür. Hastane bünyesinde bulunmayan özel merkezlerde ise tam zamanlı olarak görev yapan hekim veya merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir kişi, merkez mesul müdürü olarak görevlendirilir. Bu Merkezlerde merkez sorumlusu, ihtiyaç halinde mesul müdürlük görevini de yürütebilir. Kamu kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde, mesul müdür merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz ise merkez sorumlusu olarak da görev alabilir." c) Teknik sorumlu, moleküler biyoloji ve genetik lisans eğitimini veya moleküler biyoloji ve genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik veya tıbbi biyoloji ana dallarından birinde doktora eğitimini tamamladıktan sonra ruhsatlı bir merkezde en az bir yıl deneyimlerini belgelendiren kişiler laboratuvar teknik sorumlusu olabilir. Merkez sorumlusu aynı zamanda teknik sorumlu olabilir. ç) Merkezde en az bir tıbbi laboratuvar teknikeri veya tıbbi laboratuvar teknisyeni bulundurulur." kuralı getirilmiştir. Anılan madde hükmünde, hastane bünyesinde bulunan Merkezlerde, hastanenin başhekimi veya mesul müdürünün, tıp merkezlerinde, kuruluşun mesul müdürünün Merkezin mesul müdürü olabileceği belirtilmiş iken, hastane başhekiminin veya mesul müdürünün ve tıp merkezi mesul müdürünün hangi niteliklere sahip olması halinde bu merkezin de mesul müdürlüğünü yapabileceği açıklanmamış, buna karşın hastane bünyesinde bulunmayan özel merkezlerde ise tam zamanlı olarak görev yapan bir hekimin yine hekimin taşıması gereken nitelikler belirlenmeksizin veya merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir kişi, yani bir hekim olması gerekmekle birlikte nitelikleri açıklanmadığı halde bir hekimin, merkez mesul müdürü olabileceği belirtilmiştir. Anılan madde hükmünde, Kamu kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde, mesul müdürün, merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz ise merkez sorumlusu olarak da görev alabileceği düzenlenmiş olmakla birlikte merkez sorumlu olabilmenin nitelikleri belirlenmediğinden, mesul müdürün hangi nitelikleri taşıdığı ve merkez sorumlusu için aranılan niteliklerin neler olduğu saptanmadığından, bu hizmeti yürütecek olanların aranılan nitelikleri sahip olup olmadığının hukuki denetimi mümkün kılınmamakta ve uygulamada tüm merkezler için aynı nitelikleri haiz sorumlu müdür ve merkez sorumlusu istihdamının, objektif, tarafsız bir uygulamanın gerçekleştirilmesi hali ortadan kaldırılmaktadır. Oysa yürürlükten kaldırılan Yönetmelikte mesul müdür Genetik uzmanı veya Pratisyen hekim olarak tanımlanmış dolayısıyla bir mesul müdür için temel koşul kurala bağlanmıştır. Aynı fıkranın (c) bendinde, moleküler biyoloji ve genetik lisans eğitimini veya moleküler biyoloji ve genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik veya tıbbi biyoloji ana dallarından birinde doktora eğitimini tamamlayanların teknik incelemede yer aldıkları dikkate alındığında, laboratuvar sorumlusu olmaları hizmetin gereğidir. Laboratuvar sorumlusu olarak görev yapan bu uzmanlara ise merkez sorumluluğunun verilmemesinde Yönetmeliğin bütünü ve düzenlenme amacıyla çelişir bir yön bulunmamıştır. 15. maddenin 1/(ç) bendi yönünden ise; merkezde bir tıbbi laboratuvar teknikeri veya teknisyeni bulundurulması zorunluluğu getirilmiş, bu tekniker veya teknisyenin uzmanlık alanının belirlenmemiş olmasına karşın, çalışılan alandaki incelemeleri gerçekleştirecek uzmanlık alanına sahip olmaları hizmetin gereği bir zorunluluk olup, çalışmaları yapabilecek olanların tek tek sayılmaması eksik bir düzenleme olarak nitelendirilmemiştir. Yönetmeliğin "Personelin görev ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları" başlıklı 16. maddesinin 2. fıkrasında; "Merkez sorumlusunun görevleri şunlardır: a) Merkez personelinin tüm faaliyetlerini izlemek, eğitim almalarını sağlamak. b) Tıpta uzmanlık eğitimi veren kurum ve kuruluşlarda eğitimle ilgili faaliyetleri eğitim sorumlusunun koordinasyonunda yürütmek. c) Cihazların bakım ve kalibrasyonları ile test kalibrasyonlarını uygun periyotlarda yapmak ya da yaptırmak, değerlendirmek ve gerekli düzeltici/önleyici faaliyetleri yapmak ya da yaptırmak. ç) Merkezin güvenliği de dâhil olmak üzere, Merkezin yönetimi ve tüm faaliyetlerinin mevzuata ve kalite yönetim sistemine göre yürütülmesini sağlamak ve bu iş ve işlemlerin yürütülmesi için iş bölümü yapmak. d) Denetimlerde istenilen bilgi ve belgeleri sunmak. 3. fıkrasında; Merkez sorumlusu veya çalışma belgesi alan hekimlerin ortak görevleri şunlardır: a) Merkezin ihtiyaçlarını tespit etmek, kalite standartlarına uygun çalışılmasını sağlamak. b) Hastalar ile ilgili uygulamalar ve testlerin zamanında yapılmasını ve sonuçların kayıt altına alınmasını, hizmet talebinde bulunan kişi, kurum veya kuruluşa zamanında rapor edilmesini sağlamak. c) Gerektiğinde diğer tıpta uzmanlık alanları ile işbirliği yaparak genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet vermek. 4. fıkrasında; Merkezlerde yapılan tetkiklerin yasal sorumluluğu, merkez sorumlusu ile tetkiki onaylamaya yetkili olan hekimlerin uhdesindedir. 6. fıkrasında; Tekniker ve teknisyenler ile diğer meslek mensupları görevlerini, 22/5/2014 tarihli ve 29007 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelikte belirtilen görev tanımları çerçevesinde ifa eder." kurala bağlanmıştır. 16. maddenin 2. ve 3. fıkrası içeriğinde merkez sorumlusunun görev ve sorumlulukları belirlenmiştir. Yetkinin verildiği merkez sorumlusu için verilen görev ve sorumluluklarda ve 6. fıkrada yapılan belirlemede amaca aykırılık bulunmamıştır. Anılan maddenin 4. fıkrasına yönelik olarak; Merkezlerde yapılan tetkiklerin yasal sorumluluğu merkez sorumlusu ve yetkili hekime verilmiştir. Ancak, moleküler biyoloji ve genetik lisans eğitimini veya moleküler biyoloji ve genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik veya tıbbi biyoloji ana dallarından birinde doktora eğitimini tamamladıktan sonra ruhsatlı bir merkezde en az bir yıl deneyimlerini belgelendiren, laboratuvar teknik sorumluluğu verilen kişiler yönünden, bizzat laboatuvarda görev yapacak olmalarına karşın bu tetkiklerin imzalanması ve yasal sorumluluğu konusunda bir yetki tanınmamış olmasının hukuk bir eksiklik olduğu sonucuna varılmıştır. Yönetmeliğin "Hizmet alımı ve satımı" başlıklı 28. maddesinin 3. fıkrasında; "Hastane bünyesinde hizmet vermeyen Merkezler, çalışma ruhsatına esas faaliyet alanıyla ilgili bünyesinde yapılamayan testler için başka genetik hastalıklar değerlendirme merkezinden, dış laboratuvar test hizmeti alabilir. 4. fıkrasında; "Hizmet alımı veya dış laboratuvar test hizmet alımı durumunda aşağıdakilere uyulması zorunludur: a) Hizmetin bu yol ile karşılandığı hususunda hastaya ve/veya yakınlarına bilgi verilmesi. b) Tetkiki çalışan kurum ve kuruluş isminin ve adresinin tetkik sonuç raporunda yer alması." kuralı yer almıştır. Hastane bünyesinde hizmet vermeyen Merkezlerin, çalışma ruhsatına esas faaliyet alanıyla ilgili bünyesinde yapılamayan testler için başka genetik hastalıklar değerlendirme merkezinden, bir laboratuvardan test hizmeti alabilmesi mümkün kılınmış, yurt dışından böyle bir hizmetin alınabileceği yolunda bir açıklama yer almadığından, dış laboratuvar testinin yurt içi bir merkezin laboratuvar testi olduğu anlaşılmakla hukuki isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının, 9. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının, 15. maddesinin birinci fıkrasının (a), bendinin, 16. maddesinin dördüncü fıkrasının, iptaline, davanın; dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin, 5. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının, 10. maddesinin, 15. maddesinin birinci fıkrasının c) ve ç) bendinin, 16. maddesinin ikinci, üçüncü ve altıncı fıkralarının, 28. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına yönelik kısmının reddine, karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği, 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, davacı tarafından, anılan Yönetmeliğin 4. maddesinin, 5. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının, 8. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının, 9. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının, 10. maddesinin, 15. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (ç) bentlerinin, 16. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkralarının, 28. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İlgili Mevzuat: 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği; Ek 11. maddesinde de, sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemlerin Sağlık Bakanlığınca denetleneceği hükümlerine yer verilmiştir. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesi görevi Sağlık Bakanlığına verilmiş olup, 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (b) bendinde, organ ve doku nakli, kan ve kan ürünleri, diyaliz, üremeye yardımcı tedavi, evde sağlık, yanık, yoğun bakım gibi özellikli planlama gerektiren sağlık hizmetlerini planlamak ve bu hizmetleri sunan kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (f) bendinde, planlama ve standartlar oluşturulması için gerekli komisyonları kurmak; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir. Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği hazırlanmış ve 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Hukuki Değerlendirme: Yukarıda yer verilen ve dava konusu Yönetmeliğin dayanakları arasında sayılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Sağlık Bakanlığının, ülke genelindeki sağlık hizmetinin dengeli, planlı, verimli, kaliteli ve koordineli sunulmasında asli yetkili otorite olduğu; Anayasayla Devlete sağlık hizmeti alanında verilen görevlerin anılan Bakanlık aracılığıyla yerine getirildiği; dava konusu Yönetmelik bakımından ise, Sağlık Bakanlığının genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, Devlet ve vakıf üniversiteleri, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerine ve gerçek kişilere ait genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemeye yönelik düzenleme yapmaya yetkili olduğu tartışmasız olup, anılan yetkiye dayanılarak dava konusu Yönetmelik yayımlanmıştır. Dava konusu Yönetmelik hükümlerinde biyologlara yetki verilmemesine ilişkin hukuka aykırılık iddiasının incelenmesi: Türkiye'de tıp mesleğini icra edeceklere ilişkin temel düzenleme olan 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 1. maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır.” hükmü; 8. maddesinde ise “Türkiye'de icrayı tababet için bu kanunda gösterilen vasıfları haiz olanlar umumi surette hastalıkları tedavi hakkını haizdirler. Ancak her hangi bir şubei tababette müstemirren mütehassıs olmak ve o unvanı ilan edebilmek için Türkiye Tıp Fakültesinden veya Sıhhıye Vekaletince kabul ve ilan edilecek müessesattan verilmiş ve yahut ecnebi memleketlerin maruf bir hastane veya laboratuvarından verilip Türkiye Tıp Fakültesince tasdik edilmiş bir ihtısas vesikasını haiz olmalıdır.” hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun'un yukarıda yer verilen hükümlerine göre, tababet icra etmek ve herhangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek Tıp Fakültesi mezunu olan tabiplere hasredilmiştir. Öte yandan, 6225 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile 1219 sayılı Kanun'a eklenen Ek 13. maddede, sağlık meslek mensupları sayma suretiyle belirlenmiş; lisans, yüksek lisans, doktora, uzmanlık gibi alacakları eğitimler, sertifika sahibi olmaları gibi haller ile hekimlerle birlikte yapabilecekleri işler belirlenmiştir. Ayrıca maddede; tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensuplarının hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamayacağı ve reçete yazamayacağı, sağlık meslek mensuplarının iş ve görev ayrıntıları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde çalışma şartları, iş ve görev tanımları; sertifikalı eğitime ilişkin usûl ve esaslar ile tabiplerce veya tabiplerin yönlendirmesiyle ilgili sağlık meslek mensubu tarafından uygulanmak şartıyla insan sağlığına yönelik geleneksel/tamamlayıcı tedavi yöntemlerinin alanları, tanımları, şartları ve uygulamasıyla ilgili usul ve esasların da Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenmesi öngörülmüştür. Aktarılan maddeye dayanılarak Sağlık Meslek Mensupları İle Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik, 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış olup sağlık meslek mensupları ve sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarını kapsamaktadır. Yönetmeliğe göre; “sağlık meslek mensupları”, tabip, diş tabibi, eczacı, hemşire, ebe ve optisyen ile 1219 sayılı Kanun'un ek 13. maddesinde tanımlanan diğer meslek mensuplarını; “sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensupları” ise, sağlık meslek mensubu olmadığı halde, sağlık hizmet sunumu çerçevesinde özgün görevi olan ve bu alanda çalışan diğer meslek mensuplarını ifade etmektedir. Sağlık meslek mensuplarının unvanlara göre iş ve görev tanımları Yönetmeliğe ekli Ek-1 sayılı tabloda, sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının unvanlara göre iş ve görev tanımları da Ek-2 sayılı çizelgede gösterilmiştir. Biyologlar, anılan Yönetmeliğin Ek-2 sayılı tablosunda yer almakta olup, iş ve görev tanımları, "a) Sağlık kurum ve kuruluşlarında hematoloji, endokrinoloji, immünoloji, mikrobiyoloji, biyokimya, bakteriyoloji, parazitoloji, genetik, moleküler biyoloji, anatomi, patoloji, histoloji, sitoloji, embriyoloji, morfoloji, toksikoloji, metabolizma, biyoistatistik, tıbbi biyoloji, kan ve kan ürünleri, biyolojik ürünler, infertilite laboratuvarları gibi alanlarda görev alır. b) Canlı organizmalar hakkında bilgiyi artırmak, yeni bilgiler ortaya koymak, yeni ürünler, işlemler ve teknikler geliştirmek amacıyla yapılan bilimsel araştırmalar ve araştırma-geliştirme çalışmalarında görev alır. c) Biyoteknolojik araştırma-geliştirme çalışmalarında görev alır. ç) Bilimsel araştırmalarda; problemin tanımlanması, amacın belirlenmesi, hipotezin geliştirilmesi, deney ve testlerin tasarlanması ve yürütülmesi ile elde edilen verilerin analiz edilerek sonuçlarının yorumlanması, bu doğrultuda tıbbi alanda uygulanmasına yönelik öneriler geliştirilmesi ve raporlanmasında görev alır." olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede davalı idareye verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan dava konusu Yönetmeliğe bakıldığında, Yönetmeliğin amacının, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi maksadıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olduğu; anılan Yönetmelik'te planlama kapsamında açılacak olan genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinde çalışacak personelin nitelikleri ile görev ve sorumluluklarının ayrıntılı olarak belirlendiği, buna göre, merkezde, merkezin faaliyeti ve denetimi ile ilgili her türlü işlem ile idari işlerden bizzat sorumlu olan mesul müdür dışında, mesul müdür tarafından görevlendirilen merkez sorumlusunun görev aldığı, merkez sorumlusu olarak ise, anılan Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan 10/06/1998 tarih ve 23368 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliği'nde düzenlenen halinin aksine tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1. maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişinin görevlendirileceği anlaşılmaktadır. Nitekim mülga Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliği'nin 14. maddesine göre, klinik genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik dallarında uzman veya bilim doktoru ünvanını almış bir tabibin genetik tanı merkezi sorumlusu olabilmesinin yanı sıra bu konularda uzmanlık veya bilim doktoru ünvanı olmayan, ancak bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yurtiçi ve yurtdışında bu konularda çalışmaların yapıldığı bir merkezde beş yıl veya daha fazla bir süre çalışan ve yaptıkları çalışmaları ve yayınlarını belgeleyen ve belgeleri Komisyonca onaylanmış kişilerin de genetik tanı merkezi sorumlusu olarak görevlendirilebileceği düzenlenmişken; dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, -davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle- "Mesul müdür tarafından, tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi merkez sorumlusu olarak görevlendirilir. Merkez, özel hastane bünyesinde açılacak ise, merkez sorumlusu olma yetkisini haiz her hekim için tıbbi genetik kadrosu bulunması zorunludur. Merkez sorumlusu merkezde tam zamanlı olarak görev yapar. Bir merkezde bu nitelikleri haiz birden fazla personel olması halinde, Müdürlüğe bildirmek ve izin almak kaydıyla izin, hastalık durumu gibi hallerde merkez sorumlusunun yerine vekâlet edebilir. Merkez açma yetkisini haiz kişiler adına sadece bir merkez sorumlusu belgesi düzenlenir. Mesai saatleri dışında başka Merkezde ancak ikinci hekim olarak, Müdürlüğe bildirilmek kaydıyla çalışabilir ayrıca kadro aranmaz." kuralına yer verilmiştir. (Dava açıldıktan sonra 08/01/2021 tarih ve 31358 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklik ile merkez sorumluları arasına çocuk genetik uzmanları da dahil edilmiştir.) Söz konusu hükümde atıf yapılan "Mevcut merkezlerin uyumu" başlıklı geçici 1. maddenin ikinci fıkrasında ise, "18/7/2009 tarihinden sonra doktora yapmış olan hekimler hiçbir şekilde uzman yetkisi kullanamazlar. 18/7/2009 tarihinden önce doktora yapmış ve bir genetik hastalıklar tanı merkezinde en az 2 yıl aktif olarak çalışarak genetik tetkikler yapmış ve raporlamış olduğunu belgeleyen hekimlerin Genetik Tanı Merkezi Sorumlusu olma hakları saklıdır." kuralı (11/1/2020 tarih ve 31005 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan düzeltme ile 10/1/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinin geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasında sehven eksik yayımlanan “hekimlerin hakları” ibaresi “hekimlerin Genetik Tanı Merkezi Sorumlusu olma hakları” şeklinde değiştirilerek düzeltilmiştir.) yer almıştır. Adı geçen merkez sorumlusunun görevlerinin de Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrasında "merkez personelinin tüm faaliyetlerini izlemek, eğitim almalarını sağlamak; tıpta uzmanlık eğitimi veren kurum ve kuruluşlarda eğitimle ilgili faaliyetleri eğitim sorumlusunun koordinasyonunda yürütmek; cihazların bakım ve kalibrasyonları ile test kalibrasyonlarını uygun periyotlarda yapmak ya da yaptırmak, değerlendirmek ve gerekli düzeltici/önleyici faaliyetleri yapmak ya da yaptırmak; merkezin güvenliği de dâhil olmak üzere, merkezin yönetimi ve tüm faaliyetlerinin mevzuata ve kalite yönetim sistemine göre yürütülmesini sağlamak ve bu iş ve işlemlerin yürütülmesi için iş bölümü yapmak; denetimlerde istenilen bilgi ve belgeleri sunmak." şeklinde sıralandığı görülmüştür. Bununla birlikte merkezlerde merkez sorumlusu dışında çalışma belgesi ile çalışan hekimlerden bahsedilmiş, merkez sorumlusu veya çalışma belgesi alan hekimlerin ortak görevleri ise 16. maddenin üçüncü fıkrasında "merkezin ihtiyaçlarını tespit etmek, kalite standartlarına uygun çalışılmasını sağlamak; hastalar ile ilgili uygulamalar ve testlerin zamanında yapılmasını ve sonuçların kayıt altına alınmasını, hizmet talebinde bulunan kişi, kurum veya kuruluşa zamanında rapor edilmesini sağlamak; gerektiğinde diğer tıpta uzmanlık alanları ile işbirliği yaparak genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet vermek" şeklinde belirlenmiştir. Yine Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan "Merkez sorumlusu dışındaki merkez sorumlusu olma özelliğine sahip diğer hekimler adına Müdürlük tarafından Ek-11’de yer alan Çalışma Belgesi düzenlenir." kuralına yer verilmiş ve merkezlerde yapılan tetkiklerin yasal sorumluluğu, merkez sorumlusu ile tetkiki onaylamaya yetkili olan hekimlerin uhdesinde bırakılmıştır. Buna göre, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinde, merkez sorumlusu olan ya da merkez sorumlusu olma özelliğine sahip hekimlerin görev ve sorumlulukları kapsamında testlerin yapılması ve sonuçların kayıt altına alınarak rapor edilmesi, genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet verme gibi iş ve işlemler tababet icrasına ilişkin olduğundan, bunları ifa edecek kişilere hekim olma zorunluluğu getirilmesi ve tıbbi tanı ile tedavi planının uygulanmasında ve izlenmesinde hekimlerin tercih edilmesi pek tabiidir. Bu durumda, tababet icra etme ve hasta tedavi edebilme hakkının hekimler için esas olduğu, gelişen teknoloji ile birlikte genetik alanındaki bilimsel ve tıbbi gelişmeler doğrultusunda tıbbi genetik alanında uzmanlık yetkisini haiz hekimlerin yetiştirildiği ve bu kapsamda yetişmiş uzman sayısının yeterli düzeye ulaştığı göz önünde bulundurulduğunda, sağlık hizmetinin kalitesini ve personel standartlarını yükseltmek amacıyla öngörüldüğü anlaşılan dava konusu düzenlemelerde sağlık meslek mensubu olmayan, sağlık hizmet sunumu çerçevesinde özgün görevi olan ve bu alanda çalışan diğer meslek mensuplarından olan biyologlara yer verilmemesinde hukuka aykırı bir yön ve eksiklik bulunmamaktadır. Diğer taraftan, dava konusu edilen Yönetmelik hükümlerinde tababet icra etme konusunda biyologlara yetki verilmemekte ise de, Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre, moleküler biyoloji ve genetik lisans eğitimini veya moleküler biyoloji ve genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik veya tıbbi biyoloji ana dallarından birinde doktora eğitimini tamamladıktan sonra ruhsatlı bir merkezde en az bir yıl deneyimlerini belgelendiren kişilerin, teknik sorumlu olarak görev yapabilecekleri görüldüğünden, davacının Yönetmelik kapsamında biyologların dışlandığı yönündeki iddialarına da itibar edilmemiştir. Davacının dava konusu düzenlemelerde biyologlara yer verilmediğine dair ana iddiası dışında, dava konusu edilen maddelere ilişkin diğer iddiaların incelenmesi: Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesi yönünden: Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin dava konusu 4. maddesinde tanımlara yer verilmiş olup, buna göre, bu Yönetmelikte geçen, Bakanlık, Sağlık Bakanlığını; genel müdür, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürünü; genel müdürlük, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünü; komisyon, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezi Bilim Komisyonunu; merkez, genetik hastalıklarda tanı ve genetik danışmanlık hizmeti verilmesi amacıyla açılan, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerini; müdürlük, il veya ilçe sağlık müdürlüklerini ve teknik personel, merkezlerde görevli merkez açma yetkisine sahip hekim, tekniker/teknisyen ve teknik sorumlularını ifade etmektedir. Davacı tarafından maddede, merkez sorumlusu ve mesul müdür kavramlarının iş, görev, eğitim durumları ile niteliklerine ilişkin tanımlarının eksik olduğu, bu durumun yetki ve sorumluluk karmaşasına sebebiyet verdiği, biyolog tanımına yer verilmemesinin hukuka aykırılık oluşturduğu ileri sürülmektedir. Dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesinde merkez personelinin nitelikleri belirtilmiş olup, anılan maddede, kimlerin mesul müdür ve merkez sorumlusu olarak görevlendirileceği; 16. maddesinin birinci fıkrasında ise mesul müdürün, merkezin faaliyeti ve denetimi ile ilgili her türlü işlemde Müdürlüğün ve Bakanlığın birinci derecede muhatabı olduğu, idari işlerden bizzat sorumlu olduğu belirtilmiş ve görev, yetki ve sorumlulukları düzenlenmiştir. Söz konusu 16. maddenin ikinci fıkrasında, merkez sorumlusunun görevleri; üçüncü fıkrasında da merkez sorumlusu veya çalışma belgesi alan hekimlerin ortak görevlerine yer verilmiştir. Bu durumda, Yönetmelikte merkezlerde çalışacak personelin nitelikleri, görev ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarının ayrıntılı olarak düzenlenmesi karşısında, tanımlar maddesinin eksik düzenlendiğinden bahsedilmesi mümkün olmadığından, dava konusu 4. maddede bu yönden hukuka aykırı bir hususun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, tanımlar kısmında biyologlara ilişkin bir tanıma yer verilmemiş ise de, Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, moleküler biyoloji ve genetik lisans eğitimini veya moleküler biyoloji ve genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik veya tıbbi biyoloji ana dallarından birinde doktora eğitimini tamamladıktan sonra ruhsatlı bir merkezde en az bir yıl deneyimlerini belgelendiren kişilerin laboratuvar teknik sorumlusu olabileceğinin kurala bağlandığı ve tanımlar kısmında da teknik personelin, merkezlerde görevli merkez açma yetkisine sahip hekim, tekniker/teknisyen ve teknik sorumlular şeklinde tanımlandığı görüldüğünden, davacının biyologlara yer verilmediği iddiasına itibar edilmemiştir. Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası yönünden: Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin "Komisyonun teşkili" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, merkezin hizmetlerinin geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması amacıyla ve genetik hastalıklar değerlendirme işlemleri ile ilgili bilimsel görüş vermek üzere, Bakanlıkça bir Komisyon oluşturulacağı düzenlenmiştir. Anılan maddenin dava konusu edilen ikinci fıkrasında, "Komisyon, Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzmanı ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur. Komisyon üyeleri Genel Müdürün teklifi ile Bakan tarafından görevlendirilir."; üçüncü fıkrasında ise "Başkan tarafından gerek görülmesi halinde yurt içinden veya yurt dışından uzmanlar toplantıya davet edilebilir veya görüşleri alınabilir. Toplantıya davet edilen uzmanlar Komisyon çalışmaları ile ilgili oylamaya katılamaz." kuralına yer verilmiştir. Dava konusu Yönetmeliğin 1. maddesine bakıldığında, Yönetmeliğin maksadının, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olduğu görülmektedir. Yönetmeliğin tümünün incelenmesinden ise, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin, gerçek ve tüzel kişiler ile özel sağlık kurum ve kuruluşları tarafından sağlık kurum veya kuruluşları bünyesinde veya müstakil olarak kurulabilmelerine imkân tanındığı, bu merkezlerde genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi için gerekli iş ve işlemlerin yapıldığı, bu merkezlerin sorumlusunun, tıbbi genetik uzmanları ile çocuk genetik uzmanları (08/01/2021 tarih ve 31358 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklik ile çocuk genetik uzmanları dahil edilmiştir.) ve Yönetmeliğin geçiş hükmünde sayılan kişilerin olması gerektiği, bu merkezlerin hizmetlerinin geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması amacıyla ve genetik hastalıklar değerlendirme işlemleri ile ilgili bilimsel görüş vermek üzere bir Komisyon oluşturulduğu, bu Komisyona, merkezin çalışma alanlarına uygun olarak sağlamaları gereken asgari standartlar ve kalite standartlarının belirlenmesine, merkez tarafından kullanılan yöntemlere ve Bakanlık tarafından ihtiyaç duyulan bilimsel ve teknik konularda gerekli çalışmalara ilişkin Bakanlığa tavsiye niteliğinde görüş verme görevi verildiği, Bakan Yardımcısının onayından sonra ise bu tavsiye kararlarının uygulanmaya başlandığı anlaşılmaktadır. Ülkemizde tıbbi genetik alanında yaşanan gelişmeler sonrası duyulan gereklilik dolayısıyla yayımlanan dava konusu Yönetmelik ile oluşturulan Komisyon üyelerinin Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzmanı ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi kişiden oluşacağı yönünde düzenleme yapıldığı, böylece hizmetlerin geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması amacıyla ve genetik hastalıklar değerlendirme işlemleri ile ilgili bilimsel tavsiye kararı alacak olan Komisyonun tıpta uzmanlık eğitimi neticesinde tıbbi genetik uzmanı ile çocuk genetik uzmanı olanlardan teşkil ettiği görülmektedir. Bu durumda, anılan Komisyonun oluşumunda genetik alanda uzmanlığını almış olan hekimlere yer verilmesinde, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin amacı, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin niteliği ve Komisyonun görevleri göz önünde bulundurulduğunda, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir yön bulunmadığından dava konusu edilen maddenin birinci fıkrasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Dava konusu edilen Yönetmeliğin 5. maddesinin üçüncü fıkrasında ise Komisyon başkanı tarafından gerek görülmesi halinde yurt içinden veya yurt dışından uzmanların toplantıya davet edilebileceğinin veya görüşlerinin alınabileceğinin kurala bağlandığı, bu kapsamda ihtiyaç duyulması halinde her zaman biyologların dinlenilmesinin ve toplantılara katılmasının mümkün olduğu görüldüğünden düzenlemede toplantıya davet edilecek uzmanların niteliklerine ilişkin belirsizlik bulunduğundan ve bu kişiler arasında biyologlara yer verilmediğinden söz edilemeyecektir. Buna göre, Yönetmeliğin dava konusu 5. maddesinin üçüncü fıkrasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları, 9. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 10. maddesi yönünden: Dava konusu Yönetmeliğin "Kuruluş" başlıklı 8. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılan özel merkezlerin sahipliğinin ve merkez açma yetkisine sahip hekimlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması zorunludur." kuralına ve beşinci fıkrasında, "Merkezde, merkez sorumlusu hekimlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması zorunludur." kuralına; "Başvuru ve ruhsatlandırma" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasında "Merkezin çalışma yapabilmesi için Bakanlıktan ruhsat alması zorunludur. Yeni açılış, taşınma ve birleşme gibi nedenlerle ruhsatlandırma gerektiren durumlarda Merkezde görevli mesul müdür, Ek-1/a’da belirtilen belgelerle birlikte Müdürlüğe başvuruda bulunur. Dosyada eksiklik ve/veya uygunsuzluk olmaması halinde, Müdürlükten en az biri inşaat mühendisi veya mimar olmak üzere iki personel ve merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir hekim olmak üzere üç kişiden oluşan ekip tarafından yerinde inceleme yapılır. Merkezin açılacağı ilde denetime katılmak üzere merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir hekim bulunmaması halinde Bakanlıkça bu şartlara haiz bir hekim görevlendirilir. Eksiklik bulunmaması halinde, hazırlanan başvuru dosyası ve Müdürlük tarafından tutulan inceleme raporu Bakanlığa gönderilir." kuralına; davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle üçüncü fıkrasında, "İnceleme sonrasında uygun bulunan başvurular, Bakanlıkça oluşturulan denetim ekibi tarafından yerinde denetlenir. Denetim sonucu bir rapor hazırlanarak Bakanlığa sunulur. Bakanlıkça uygun bulunan kurum ve kuruluş adına Ek-8’de yer alan ruhsat, merkez sorumlusu adına da Ek-9’da yer alan Merkez Sorumlusu Belgesi düzenlenir." kuralına; "Faaliyet ve uygunluk belgesi" başlıklı 10. maddesinde ise, "(1) Ruhsat, genetik poliklinik hizmeti ve laboratuvar hizmetini bir arada veren sağlık kurum ve kuruluşlarına verilir. Sadece poliklinik hizmeti verilmesi halinde ise Ek-12’de yer alan faaliyet belgesi Müdürlükçe düzenlenir ve bir örneği Bakanlığa gönderilir. (2) Muayenehanelerde verilen genetik poliklinik hizmeti için 15/2/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen uygunluk belgesinin bir örneği Bakanlığa gönderilir." kuralına yer verilmiştir. Davacı tarafından, Yönetmeliğin 8. maddesinde, merkez açma yetkisinin yalnızca hekimlere tanındığı, bu yetkinin yalnızca hekimlere tanınmasının ve biyolog kökenli öğretim üyelerinin ve görevlilerinin sadece teknik sorumlu olarak görev yapabilmesinin hukuka ve bilime aykırı olduğu; benzer şekilde Yönetmeliğin 9. maddesinde merkez sorumlusunun hekim olarak ifade edildiği, faaliyet ve uygunluk belgesi verilmesine ilişkin kuralları düzenleyen 10. maddesinde de görevli hekim ibaresine yer verildiği, hükümlerde yer verilen hekimlerin niteliklerinin ve uzmanlıklarının belirsizlik içerdiği, düzenlemelerde biyologlara görev verilmemesinin hukuka ve liyakat kurallarına aykırı olduğu iddia edilmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere, tababet icra etme ve hasta tedavi edebilme hakkının hekimler için esas olduğu, gelişen teknoloji ile birlikte genetik alanındaki bilimsel ve tıbbi gelişmeler doğrultusunda tıbbi genetik alanında uzmanlık yetkisini haiz hekimlerin yetiştirildiği ve bu kapsamda yetişmiş uzman sayısının yeterli düzeye ulaştığı göz önünde bulundurulduğunda, sağlık hizmetinin kalitesini ve personel standartlarını yükseltmek amacıyla öngörüldüğü anlaşılan dava konusu düzenlemelerde genetik alanda uzmanlığını almış hekimlere yer verilmesinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, hekimlerin nitelikleri ve uzmanlıklarının Yönetmelik kapsamında açıkça düzenlendiği görüldüğünden herhangi bir belirsizlikten söz edilemeyeceği, sağlık meslek mensubu olmayan, sağlık hizmet sunumu çerçevesinde özgün görevi olan ve bu alanda çalışan diğer meslek mensuplarından olan biyologlara yer verilmemesinde davacının iddiaları doğrultusunda bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentleri ile 16. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkraları yönünden: Dava konusu Yönetmeliğin "Personel" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasında, merkez personelinin nitelikleri belirtilmekte; buna göre anılan fıkranın (a) bendinde, "Mesul müdür; hastane bünyesinde bulunan Merkezlerde, hastanenin başhekimi veya mesul müdürü; tıp merkezlerinde kuruluşun mesul müdürü, Merkezin mesul müdürüdür. Hastane bünyesinde bulunmayan özel merkezlerde ise tam zamanlı olarak görev yapan hekim veya merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz bir kişi, merkez mesul müdürü olarak görevlendirilir. Bu Merkezlerde merkez sorumlusu, ihtiyaç halinde mesul müdürlük görevini de yürütebilir. Kamu kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde, mesul müdür merkez sorumlusu olma niteliklerini haiz ise merkez sorumlusu olarak da görev alabilir." kuralı; (c) bendinde, "Teknik sorumlu, moleküler biyoloji ve genetik lisans eğitimini veya moleküler biyoloji ve genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik veya tıbbi biyoloji ana dallarından birinde doktora eğitimini tamamladıktan sonra ruhsatlı bir merkezde en az bir yıl deneyimlerini belgelendiren kişiler laboratuvar teknik sorumlusu olabilir. Merkez sorumlusu aynı zamanda teknik sorumlu olabilir." kuralı; (ç) bendinde, "Merkezde en az bir tıbbi laboratuvar teknikeri veya tıbbi laboratuvar teknisyeni bulundurulur." kuralı yer almaktadır. Personelin görev ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarının düzenlendiği dava konusu 16. maddenin ikinci fıkrasında ise, merkez sorumlusunun görevleri, merkez personelinin tüm faaliyetlerini izlemek, eğitim almalarını sağlamak; tıpta uzmanlık eğitimi veren kurum ve kuruluşlarda eğitimle ilgili faaliyetleri eğitim sorumlusunun koordinasyonunda yürütmek; cihazların bakım ve kalibrasyonları ile test kalibrasyonlarını uygun periyotlarda yapmak ya da yaptırmak, değerlendirmek ve gerekli düzeltici/önleyici faaliyetleri yapmak ya da yaptırmak; merkezin güvenliği de dâhil olmak üzere, Merkezin yönetimi ve tüm faaliyetlerinin mevzuata ve kalite yönetim sistemine göre yürütülmesini sağlamak ve bu iş ve işlemlerin yürütülmesi için iş bölümü yapmak ve denetimlerde istenilen bilgi ve belgeleri sunmak olarak sıralanmıştır. Anılan maddenin üçüncü fıkrasında, "Merkez sorumlusu veya çalışma belgesi alan hekimlerin ortak görevleri şunlardır: a) Merkezin ihtiyaçlarını tespit etmek, kalite standartlarına uygun çalışılmasını sağlamak. b) Hastalar ile ilgili uygulamalar ve testlerin zamanında yapılmasını ve sonuçların kayıt altına alınmasını, hizmet talebinde bulunan kişi, kurum veya kuruluşa zamanında rapor edilmesini sağlamak. c) Gerektiğinde diğer tıpta uzmanlık alanları ile işbirliği yaparak genetik danışmanlık, test süreci, sonuçlar, sonuçların yorumlanması ve ileri tetkik gerekliliği konusunda hizmet vermek." kuralına; dördüncü fıkrasında "Merkezlerde yapılan tetkiklerin yasal sorumluluğu, merkez sorumlusu ile tetkiki onaylamaya yetkili olan hekimlerin uhdesindedir." kuralına; altıncı fıkrasında ise, "Tekniker ve teknisyenler ile diğer meslek mensupları görevlerini, 22/5/2014 tarihli ve 29007 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelikte belirtilen görev tanımları çerçevesinde ifa eder." kuralına yer verilmiştir. Sağlık hizmeti sunumunun niteliği ve önemi göz önüne alındığında, bu merkezlerde görev alacak personelin niteliklerinin, çalışma koşullarının, görev ve yetkilerinin belirlenmesinde ve gelişen teknoloji ile birlikte genetik alanındaki bilimsel ve tıbbi gelişmeler doğrultusunda genetik alanında uzmanlık yetkisini haiz hekimlerin sayısının da yeterli düzeye ulaştığı dikkate alınarak getirildiği anlaşılan dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin 28. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları yönünden: Yönetmeliğin "Hizmet alımı ve satımı" başlıklı 28. maddesinin dava konusu edilen üçüncü ve dördüncü fıkralarında, hastane bünyesinde hizmet vermeyen merkezlerin, çalışma ruhsatına esas faaliyet alanıyla ilgili bünyesinde yapılamayan testler için başka genetik hastalıklar değerlendirme merkezinden, dış laboratuvar test hizmeti alabileceği; hizmet alımı veya dış laboratuvar test hizmet alımı durumunda ise, hizmetin bu yol ile karşılandığı hususunda hastaya ve/veya yakınlarına bilgi verilmesi ve tetkiki çalışan kurum ve kuruluş isminin ve adresinin tetkik sonuç raporunda yer almasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Davacı tarafından "dış laboratuvar" ibaresinin açık olmadığı, bu ibarenin neyi ifade ettiğinin belirsiz olduğu iddia edilmektedir. Düzenleme ile, bir hastanenin bünyesinde yer almayan merkezlerin, çalışma ruhsatına esas faaliyet alanıyla ilgili bünyesinde yapılamayan testler için başka genetik hastalıklar değerlendirme merkezinden, test hizmeti alabilme imkanı tanınarak bu yöndeki ihtiyacını giderebilmesinin sağlık hizmetinin aksamadan yürütülmesi ve kamu yararı ile hizmet gerekleri bakımından hedeflendiği görülmekle, söz konusu dış laboratuvar ibaresinden başka bir merkezden hizmet alınmasının kastedildiği, yurt dışı ya da yurt içi şeklinde bir ayrımdan bahsedilmediği açıktır. Bu itibarla, dayanağı Kanun hükümlerine uygun olarak, davalı idareye verilen yetki çerçevesinde kaliteli ve nitelikli sağlık hizmeti sunumu amacıyla getirilen dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.