(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4742 E. , 2008/11271 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki müdahalenin ve muarazanın men'i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, dava dışı Türkiye Denizcilik işletmeleri A.Ş. ile aralarında en son 2002 tarihinde 1 yıl süreli kira söz…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4742 E. , 2008/11271 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki müdahalenin ve muarazanın men'i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, dava dışı Türkiye Denizcilik işletmeleri A.Ş. ile aralarında en son 2002 tarihinde 1 yıl süreli kira sözleşmesinin düzenlendiğini, o zamandan beri kiracılığının sürdüğünü, davalı belediyenin ihtarname göndererek dava dışı Türkiye Denizcilik İşletmeleri ile yapılan protokol ve özelleştirme nedeniyle taşınmazın tüm haklarının kendisine devredildiğini bildirerek taşınmazdan tahliyesini istediğini, oysa mecurun 6570 sayılı kanuna tabi olduğunu, mahkeme kararı olmaksızın tahliye edilemeyeceğini ileri sürerek müdahalenin ve muarazanın giderilmesini istemiştir. Davalı, dava dışı .... AŞ. den özelleştirme kapsamında ... AŞ ye ait taşınmazların tüm haklarının 15.3.2005 tarihli protokolle devralındığını, kiralananın 6570 sayılı yasa kapsamında kalmadığını, mecurun 5393 sayılı Belediye Kanununun 15.maddesi ve 2886 sayılı yasanın 75.maddesi kapsamında kaldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacı ile dava dışı .... AŞ arasında yapılan kira sözleşmesi ekindeki özel şartlar 19.maddesi ve davalının ihtarname göndererek sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirdiğine dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacının dayandığı kira sözleşmesi 19.3.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl sürelidir. Dava konusu kiralanan alanın bulunduğu iskele tümü ile ilk maliki olan T.Denizcilik İşletmeleri tarafından, davalı belediyeye 15.3.2005 tarihinde devir edilmiş, yeni malik olan davalıda 23 .11.2006 tarihli ihtarname ile kiralananın 7 gün içinde boşaltılmasını davacıdan istemiştir.Bir davada ileri sürülen maddi vakıaların hukuki nitelendirmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulup uygulamak doğrudan hakimin görevidir. (HUMK.76.md.) Kiralanan yer büfe olup, bu niteliğine göre, 6570 sayılı kanunun 1.maddesi kapsamında kalmaz ve hakkında bu yasa hükümleri uygulanamaz. Öyle olunca davacının dayandığı kira sözleşmesi Borçlar Kanunun hükümlerine tabi adi kira sözleşmesi niteliğindedir. Sözleşmede belirtilen bir yıllık sürenin sonu olan 19.3.2002 tarihinden itibaren de BK.263.maddesi hükmüne göre gayrimuayyen süre uzamıştır. Mal sahibi olan kiralayan ancak BK.262.maddenin 2.fıkrasının 1.bendi hükmüne göre altı aylık müddetin bitiminden üç ay evvel feshi ihbarda bulunması lazımdır. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin feshi ve tahliye istenebilmesi için 19.9.2006 tarihinde başlayan altı aylık dönemin bitmesinden üç ay önce davalının feshi ihbarda bulunması ve dönem sonunda da tahliye istemesi gerekir. Davalının 23.11.2006 tarihli ihtarla kiralanın yedi gün içinde boşaltılmasını istemesi ve çekişme yaratması doğru değildir. Bu nedenle dava tarihi itibariyle davacının kiracılığının devam ettiğinin kabulü ile bu yöne ilişkin çekişmenin giderilmesine karar verilmesi gerekir. Öte yandan dava konusu taşınmaz davalı belediyenin mülkiyetine geçtiğine göre, 3.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunun 15.maddesinin (g) bendinin 5.fıkrasının son cümlesi ile Belediye taşınmazları hakkında 2886 sayılı yasanın 75.maddesinin uygulanacağı hükmü getirilmiştir. Buna göre kiralanan musakkaf olsa dahi, belediyeye ait ise 6570 sayılı yasa kapsamında kalmaz. Mahkemece açıklanan bu hususlar nazara alınmadan aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararı temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.