10. Hukuk Dairesi 2023/6917 E. , 2023/10905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/902 E., 2021/1268 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/27 Esas, 2020/92 Karar Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istin
**10. Hukuk Dairesi 2023/6917 E. , 2023/10905 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/902 E., 2021/1268 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/27 Esas, 2020/92 Karar Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraflarca temyiz edilmesi ve de davalı ... Elek. Dağ. A.Ş. tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek temyiz isteklerinin süresinde olduğu işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.10.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... Elek. Dağ. A.Ş. adına avukat ... ile davacılar adına Avukat ... ve davalı ... İnş... Ltd. Şti. adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmişti. Dosyanın tekrar Dairemiz’e gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I. DAVA Davacılar vekili asıl dava dosyasında özetle; müteveffa ...'nin iş kazası neticesinde vefat ettiğini, davalıların yaşanan iş kazasında kusurlu olduklarından bahisle eş ... için 108.830,58 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuk ... için 23.737,82 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, anne ... ve baba ... için 75.000,00’er TL manevi, davacı kardeşler için 20.000,00’er TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava ettikten sonra aynı davalılara karşı davacılar anne ve baba tarafından açılan birleşen dava dosyası ile anne için 58.726,66 TL maddi, baba için 52.889,34 TL maddi tazminat talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş vekili özetle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, olayın meydana gelmesinde müteveffanın kusurlu olduğunu, müteveffanın müvekkili şirketi çalışanı olmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... İnş. Elek. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili özetle; davaya konu iş için 16186743 poliçe numarasıyla işveren mali mesuliyet sigortasının yapıldığını, davacının Zurich Sigorta A.Ş'ye ihbarının gerektiğini, olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, olayın meydana geldiği andan itibaren müvekkili şirketin gerekli olan herşeyi yaptığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisinin vefatı ile sonuçlanan iş kazasının meydana gelişinde müteveffanın %10, davalı asıl işveren ... şirketinin %35, davalı alt işveren ... İnş. Elek. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. %55 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle asıl dava dosyası yönünden eş ve çocuğun maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 85.000,00 TL, çocuk lehine 75.000,00 TL, anne ve baba lehine 30.000,00’er TL, kardeşler lehine 5.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, birleşen dava dosyası yönünden ise davacılar anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, anne-baba ile kardeşler lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, kusur oranına göre manevi tazminatın düşük belirlendiğini, kararın bu noktadan düzeltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, meydana gelen olayla davalı şirket arasında illiyet bağının bulunmadığını, müteveffanın tam kusurlu olduğunu, müteveffanın kendi çalışanları olmadığını, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... İnş. Elek. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle sigortalının kalp krizi sonucu vefat ettiğini, Kurum müfettiş raporu ile adli tıp raporuna aykırı kusur raporuna itibar edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığını, müteveffanın ölüm nedeninin direkten düşme sonucu gerçekleşmediğini, müteveffanın %40 kusurlu olduğunu, davanın reddi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu, maddi zararın TRH 2010 bakiye ömür tablosu dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, müteveffa sigortalının müvekkili şirketin işçisi olmadığını, diğer davalı şirketin işçisi olduğunu, müvekkilinin anahtar teslimi iş vermiş olması nedeniyle eser sözleşmesinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin sorumlu olmadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan ek kusur raporunda müvekkiline kusur izafe edilmediğini, ceza dava dosyasında alınan 10.05.2019 tarihli kusur raporunda müvekkili şirket işçisine kusur verilmemesi gerektiğinden bahsedildiğini, zararlı sonuçla kaza arasında illiyet bağı olmadığını, mahkemenin illiyeti yalnızca Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi raporuna göre kurmasının hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın ağır ve tam kusurlu olduğunu, tırmanacağı direğin sağlamlığını kontrol etmeden direğe çıktığını, davacıların destekte olduklarının ispat edilemediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... İnş. Elek. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, müvekkilinin tüm eğitimleri verdiğini, güvenlik malzemelerini teslim ettiğini, ölüm sebebinin direkten düşme değil, damarlarındaki tıkanma ve kronik kalp rahatsızığı sebebiyle geçirmiş olduğu kalp krizi olduğunu, bu sebeple Kahramanmaraş Necip Fazıl şehir hastahanesinde kendisine operasyonlar da yapıldığını, evrakların dosyada bulunduğunu, mahkeme tarafından bu hususun araştırılmadığını, eksik ve hatalı karar verildiğini, Kurum inceleme raporunda müteveffa sigortalının %40 kusurlu bulunduğunu, direğe çıkmadan önce verilen eğitim ve iş tecrübesi gereğince direği kontrol ederek gerekli tedbirleri alması gerektiğini, dava konusu olayda şirketten böyle bir talepte bulunulmadığı gibi, olayın meydana geldiği direk kontrol edilmeden ve gerekli tedbirler alınmadan direğe çıkarak arıza giderilmesi sonucunda direğin alttan kırılması sonucu olayın meydana geldiğini, asıl kusur bilirkişi raporu ile ek kusur bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu ve mahkeme tarafından bu çelişkili giderilmeden hatalı hüküm tesis edildiğini, asıl bilirkişi raporunda her iki davalıya kusur verilmiş iken, ek bilirkişi raporunda davalı asıl işveren ... Elekrik Dağıtım A.Ş.’ye kusur verilmediğini, mahkeme tarafından işin uzmanı elektrik mühendislerinden oluşan üç kişilik bir bilirkişi Kurulu tarafından, olaya ilişkin Adli Tıp ve SGK Teftiş ve Rehberlik Başkanlığı raporları incelenerek bir rapor istenmesi gerekirken eksik ve hatalı inceleme bilirkişi raporları sonucu hatalı karar verildiğini, davacılar bakımından hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, manevi tazminatların fazla olduğunu, birleşen davada anne ve baba lehine maddi tazminat verilmesinin doğru olmadığını, davacıların destekten yoksunluklarının söz konusu olmadığını, müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Kanunu ve AAÜT’ne aykırı olarak hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe a. Taraf vekillerinin davacı çocuk, davacılar anne-baba ve kardeşlerin maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin asıl dava dosyasında eş ... için 108.830,58 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuk ... için 23.737,82 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, anne ... ve baba ... için 75.000,00’er TL manevi, davacı kardeşler için 20.000,00’er TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava ettikten sonra aynı davalılara karşı davacılar anne ve baba tarafından açılan birleşen dava dosyası ile anne için 58.726,66 TL maddi, baba için 52.889,34 TL maddi tazminat talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince asıl dava dosyası yönünden eş ve çocuğun maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 85.000,00 TL, çocuk lehine 75.000,00 TL, anne ve baba lehine 30.000,00’er TL, kardeşler lehine 5.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, birleşen dava dosyası yönünden ise davacılar anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 14.07.2021 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde davacı çocuk, davacılar anne-baba ve kardeşlerin maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b. Taraf vekillerinin davacı eşin maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371'inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanun'un 8 inci ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen dava dosyada alınması gereken toplam karar ve ilam harcının 32.733,08 TL olarak tespit edilmesi isabetli ise de bu tutardan mahsup yapılırken asıl dava dosyasında yatırılan 418,65 TL tutarındaki tamamlama harcının gözden kaçırıldığı, yine devam eden hüküm fıkrasında 418,65 TL tutarındaki harcın dikkate alınmadığı, ayrıca davanın tamamen reddi durumu hariç olmak üzere davacı tarafa harç yüklenemeyeceği dikkate alınmadan davacılar tarafından yatırılan harç ve yargılama giderleri toplanmak suretiyle davanın kabul red oranında taraflar arasında paylaştırıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Taraf vekillerinin davacı çocuk, davacılar anne-baba ve kardeşlerin maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının harç ve yargılama giderlerine ilişkin 3 ve 4 numaralı bentlerinin tamamen silinerek yerlerine geçmek üzere; "3-Alınması gereken 32.733,08 TL harçtan peşin olarak alınan 1.853,16 TL ve birleşen dosyada yatırılan 381,23 TL 'nin mahsubu ile eksik 30.498,69 TL karar ve ilam harcının, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Davacılar tarafından asıl ve birleşen dava dosyasında yatırılan toplam 2.234,39 TL harcın davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine, 4- Tebligat ve müzekkere posta giderleri 387,43 TL, tanık talimat ücret gideri 52,70 TL, bilirkişi heyet ücret gideri 900,00 TL ve aktuerya bilirkişi ücret gideri 350,00 TL olmak üzere toplam 1.690,13 TL yargılama giderinin iş bu davanın kabul ve red durumu dikkate alınmak sureti ile takdiren 456,33 TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, bakiye 1.233,80 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," rakam ve sözcüklerinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Davacılar avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, davalılar avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılara yükeltilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.