10. Hukuk Dairesi 2025/11259 E. , 2025/16859 K. "" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1240 E., 2024/1465 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/477 E., 2021/604 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkeme…
10. Hukuk Dairesi 2025/11259 E. , 2025/16859 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1240 E., 2024/1465 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/477 E., 2021/604 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden reddine, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 6100 sayılı HMK. 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli Van Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mal Müdürlüğünde vergi memuru olarak görev yapmakta iken 03.05.1996 tarihinde emekliye ayrılan ...’in emekli sicil dosyasının tetkikinde; ilgilinin, 1971-1996 tarihleri arasında ... Belediyesi’nde geçen 24... ay 14 gün ve 1971 tarihleri arası 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması olmak üzere toplam 26... ay 14 gün hizmeti ve 4 derecenin 2. kademesi ve 650 ek gösterge intibakı üzerinden emekli olması üzerine 465,950-TL ikramiye ödendiğini ancak Sandık Teftiş Kurulu Başkanlığının ... Belediyesinde sandığa tabi görevde çalışmadığının belirlenmesi üzerine ödenen emekli aylıklarının ilgiliden yasal faizi ile beraber tahsili için icra takibine geçildiğini, borçlunun haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasını dava ve talep etmiştir II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin20.04.2021 tarih ve 2018/477 Esas ve 2021/604 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili İstinaf dilekçesinde özetle; ...’e 01.01.1998-31.01.2003 tarihleri arasına ilişkin yersiz ödeme yapıldığını ancak bilirkişi raporunda bu hususun değerlendirilmediğini, ölen davalı ...’in 17.04.1996 tarihli sahte hizmet belgesinin Ankara Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden istenmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesinin yerinde olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2023 tarih ve 2022/651 E., 2023/1279 K., sayılı kararı ile ''A-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, kamu düzenine ilişkin yapılan inceleme neticesinde Van 1. İş Mahkemesi'nin 20.04.2021 tarih,2018/4 77... /604 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, B-Dava konusu uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince davanın yargı yolu caiz olmaması sebebiyle usulden reddine," karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire kararında; "1.Yargı çeşitleri (kolları) arasındaki ilişkiye, yargı yolu denir. Bu nedenle, medenî yargıda hukuk mahkemesi ile idarî yargıdaki idare mahkemesi arasındaki ilişki, bir yargı yolu ilişkisidir. Hukukumuzda "yargı yolu" için de "görev (vazife)" terimi kullanılmaktadır. (bkz: Anayasa m. 158, I; UMK m. 7, I; İYUK m. 9 ve 14). Oysa görev, belirli bir davaya (bir yerdeki) aynı yargı kolundaki ilk derece mahkemelerinden hangisinin bakacağını belirtir. Meselâ, medenî yargıda görev, bir davaya bir yerdeki (İlçedeki) hukuk mahkemelerinden (sulh hukuk, asliye hukuk mahkemeleri ve özel mahkemelerden) hangisi tarafından bakılacağını belirtir. Bir davaya hukuk mahkemesinde mi yoksa idare mahkemesinde mi bakılacağı yargı yolu sorunudur. (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü s.722) 2.Yargı yolu ve görev kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce resen gözetilmesi gerekir. 3.İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile mülga 506 sayılı Kanun'un 134. maddesinde bu Kanunların uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir. 4.5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinde ise; “Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun'a göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1. maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanun'un 32., 34. ve 37. maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir. Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.” hükmü öngörülmüştür. 5.Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmeye göre; 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen hizmetler gözetilerek anılan Kanun hükümleri uyarınca bağlanan emekli aylığının yersiz olduğundan bahisle istirdadı istemli yapılan icra takibine itiraz istemli uyuşmazlığın çözümünde; ne 506 sayılı Kanun ne de 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda sözü edilen 101. madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış İş Mahkemesi görevli değildir. 6.Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesine göre kimler aleyhine idari yargıda dava açılabileceği açıklanmış olup, gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında idari yargı yerinde dava açılamayacağı ve dava konusu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu nazara alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile -Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden reddine, -Davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, -6100 sayılı HMK. 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli Van Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Kurumca yetkili ve görevli Mahkemede dava açılmış olmasına rağmen davanın usulden reddedildiğini, ancak genel yetkili Mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunun HMK hükümleri gereğince de açık olduğunu, ayrıca kararı kabul anlamına gelmemekle birlikte iş bu davanın usulden reddi yerine yetkili Mahkemesine gönderilmesi için gerekli hüküm kurulacağına haksız olarak usulden red kararı verildiğini, belirtilerek kararın bozulması istenmiştir. C. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.