3. Hukuk Dairesi 2014/2572 E. , 2014/4070 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (KADIKÖY 2.A.H.M.) TARİHİ : 07/06/2012 NUMARASI : 2010/471-2012/321 Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalılardan C.. Ü.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili…
**3. Hukuk Dairesi 2014/2572 E. , 2014/4070 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (KADIKÖY 2.A.H.M.) TARİHİ : 07/06/2012 NUMARASI : 2010/471-2012/321 Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalılardan C.. Ü.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin bir arkadaşı vasıtası ile tanıştığı davalılar ile yurtdışından birlikte balık ithali yapmaları konusunda anlaştığını, bu nedenle müvekkilinin Gine'den yapılacak ithalat işinde kullanılmak üzere 5.000 Euro, Pakistan'dan yapılacak ithalat için 5.000 USD, gümrük masrafları için 6.500 TL ve ayrıca 1.700 TL'yi davalılara verdiğini, ancak gümrükten çekilen malları teslim alan davalıların müvekkiline sadece 9.000 TL ödemede bulunduklarını, geriye kalan 16.100 TL'yi istemesine karşın davalıların ödeme yapmaya yanaşmadıklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 16.100 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar cevap dilekçesinde; davacı ile kâra ve zarara eşit oranda ortak olduklarını, taraflarınca gerçekleştirilen iki ayrı balık ithali işinden zarar edildiğini, ayrıca satış yapılan bir firmadan olan alacağın ise davacı tarafından tahsil edilemediğini, bu nedenlerle davacıya toplam 10.000 TL ödeme yaptıklarını, ancak davacının dolandırıldığını ileri sürerek kendilerini adli makamlara şikayet ettiğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, hukukçu bilirkişiden aldırılan rapor içeriğinden; taraflar arasında deniz ürünleri ithalatı amacı ile adi ortaklık kurulduğu, buna göre ortaklığa davacının 25.734,10. TL, davalıların ise 6.650 TL sermaye koyduğu, davacının koyduğu sermayenin 10.218 TL'sini geri aldığı, şirketin zarar etmesi sebebi ile de zarar payı 3.722,90 TL olan davacının kalan sermaye payının 11.793,20 TL olduğu, BK. nun 538. maddesi uyarınca sermaye payının tasfiye payı içerisinde kabul edilmemesi nedeniyle davalıların davacının kalan sermaye payını ödemesi gerektiği, adi ortaklığın 3. kişilerden olan alacaklarının ise davalılarca tahsili imkanının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 11.793,20 TL nin karar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalılardan C.. Ü.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 04.06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hakimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir (HUMK.nun madde 76, HMK madde 33).