9. Ceza Dairesi 2021/16109 E. , 2023/6983 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/127 E., 2016/66 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (İki kez) HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayı…
**9. Ceza Dairesi 2021/16109 E. , 2023/6983 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/127 E., 2016/66 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (İki kez) HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2014/127 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan (İki kez), 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz Sebebi Özetle; suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine, olayın intikalinin doğal olduğuna, ve öğrenilir öğrenilmez karakola bildirimde bulunulduğuna, rapora göre mağdurun beyanlarına itibar edilebileceğine, suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması gerektiğine, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi Özetle; mağdurun suça sürüklenen çocuk hakkında iftira atmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığına, tıbben beyanlarına itibar edilmesi gereken mağdurun kardeşinin beyanlarının da mağduru doğruladığına, olayın intikal şekli ve zamanının doğal ve hemen olduğu gözetilerek suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece ''Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar vermek gerekmiştir. Zira suçun işlendiği yönünde, mağdurun soyut beyanlarını destekleyen herhangi bir delil bulunmamaktadır. Kaldı ki mağdurun, soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında verdiği ifadelerinde, dosya münderecatı ile uyumlu olmayan çelişkili anlatımları bulunmaktadır. Soruşturma aşamasındaki ifadesinde, okula servisle gidip geldiğini beyan eden mağdur , SSÇ'un kendisini nasıl takip ettiğini, evde bulunduğu sırada suça sürüklenen çocuğun eve nasıl girebildiğini tutarlı şekilde anlatamamıştır. Yine olayın ne zaman gerçekleştiğine dair soruya 'altı yıl' şeklinde, anlatımlarıyla tutarsız olarak cevap verdiği görülmektedir. suça sürüklenen çocuğun eylemi sırasında, cinsel organını soktuğunu kesin olarak belirtmesine rağmen, gerek iddialardan hemen sonra gerekse sonraki dönemde ATK'dan alınan raporlardan anlaşılacağı üzere fiili livata bulgusu bulunmamaktadır. Cinsel istismar eylemlerinden birinin gerçekleştiği yer olarak belirttiği durakta, bu eylemin işlenmesinin pek de mümkün olmadığı yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere, Akdeniz Üniversitesinden ve ATK'dan alınan raporlarda, zeka geriliği bulunan mağdurun bayanlarına itibar edilebileceği belirtilmekle beraber, yukarıda belirtilen hususlar nazara alındığında çelişkili beyanlarda bulunan mağdurun anlatımlarına itibar etmenin mümkün olmadığı ortadadır. Dolaysıyla, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediği yönündeki iddia sübuta ermemiş ve suçun işlenip işlenmediği şüphe aşamasında kalmıştır. Şüpheden sanığın yararlanması, ceza yargılamasının evrensel prensiplerinden biri olup,buna göre sanığın mahkumiyeti yoluna gidilebilmesi için, suç teşkil eden eylemin, tüm tereddütleri giderici, somut ve kesin delillerle ispat edilmiş olması gerekir. Kamu davası açılması için yeterli görülen basit şüphe ve hatta kuvvetli şüphe, kişinin mahkumiyeti için asla yeterli değildir. Açıklanan nedenlerle SSÇ'un eylemi sabit hale gelmediğinden, 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince beraatine karar vermek gerekmiş '' şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulduğu belirlenmiştir. 2. Deliller; suça sürüklenen çocuk savunması, katılan mağdur beyanları, suça sürüklenen çocuğa ait adli sicil ve nüfus kaydı, suça sürüklenen çocuğun sosyal ve mali durumunu gösterir yazı cevabı, tanık anlatımları, Adli Tıp raporları, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi raporu, doktor raporları ve polis tutanaklarından ibarettir. IV. GEREKÇE Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümde açıklanan nedenlerle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2014/127 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.