8. Ceza Dairesi 2024/13155 E. , 2024/8243 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2287 E., 2019/965 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı m…
**8. Ceza Dairesi 2024/13155 E. , 2024/8243 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2287 E., 2019/965 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A-Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. B- Sanığın 02.05.2017 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2017 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C- İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2018 tarihli ve 2017/739 Esas, 2018/371 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 ve 52 nci maddesi uyarınca 6000 TL adli para cezasına karar verilmiştir. D. Kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi 11.06.2019 tarih, 2018/2287 Esas, 2019/965 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, istinaf mahkemesince hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen kanıtlara dayanılarak hüküm kurulduğuna, dosya kapsamında adli arama kararı bulunmadığına, bu durumun sanık lehine yorumlanarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın üzerinde ele geçen uyuşturucu madde ile sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın içinde bulunduğu araçta uyuşturucu madde ele geçirilmesinin erteleme kararının ihlali olduğu iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Suç tarihi olan 13.12.2014 tarihinde sanık ...'ın güvenlik güçlerince kullanmak için temin ettiği uyuşturucu maddeyle birlikte yakalandığı, soruşturma aşamasında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2015 tarih 2015/53 sayılı kararı ile suçla ilgili olarak sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilerek 1 yıl süre ile denetimli serbestik tedbirine tabi tutulduğu, sanığın 02.05.2017 tarihinde güvenlik güçlerince ikinci kez kullanmak için temin ettiği uyuşturucu maddeyle birlikte yakalandığı, oluşu ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: Polisin, şüphe üzerine durdurulan sanığa üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorduğunda sanığın montunun sağ dış cebinden uyuşturucu maddeyi çıkarıp vermesi şeklinde oluşan eylemde, 2559 sayılı PVSK'nın 4 üncü maddesinin A. fıkrası ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 27 inci maddesi hükümleri nazara alındığında şüphe üzerine durdurulan sanığın yapılacak ayrıntılı kaba üst araması sonucunda üzerinde taşıdığı uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinin kaçınılmaz olması karşısında gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardımından söz edilemeyeceği, dolayısıyla hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının da oluşmadığı anlaşıldığından, etkin pişmanlık indirimi kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında, 13.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın ihlal eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 11.06.2019 tarih, 2018/2287 Esas, 2019/965 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, diğer yönleri incelenmeksizin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.