9. Ceza Dairesi 2021/2513 E. , 2021/10300 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel saldırı (mağdureler ... ile ...'a karşı) HÜKÜM : Mahkumiyet ( mağdure sayısınca) İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlerde uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 102/1 yerine 102/1F ola
**9. Ceza Dairesi 2021/2513 E. , 2021/10300 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel saldırı (mağdureler ... ile ...'a karşı) HÜKÜM : Mahkumiyet ( mağdure sayısınca) İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlerde uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 102/1 yerine 102/1F olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş ve hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre sanığın farklı tarihlerde reşit mağdurelerin arkalarından yaklaşarak kalçalarını sıkma şeklindeki fiziksel temas içeren eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve mahkemece sanık hakkında temel cezaların alt sınırdan belirlenmesi sebebiyle nihai ceza miktarlarının değişmediği, bu nedenle kanun değişikliğinin lehe veya aleyhe sonuç doğurmayacağı gözetildiğinde, muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, eleştiri dışında hükmedilen cezaların nevi ve miktarları itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 27.12.2021 tarihinde Üye ...'un beraat yönünde karşı oyu ile oy çokluğu ile karar verildi. Karşı Oy Dava dosyasına göre; Mağdureler, 29.03.2013 günü İstanbul Gaziosmanpaşa 23 Nisan İlköğretim Okulu karşısındaki durakta beklerken gördükleri sanığın tenha zamanlarda daha önceden laf atıp, sarılıp, kalçalarını sıktığını iddia ederek kolluğa ihbar etmeleri üzerine sanık yakalanmıştır. Olay günü sanığın mağdurlara karşı işlediği hiçbir fiil yoktur. Sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de katılan mağdurlara karşı basit cinsel saldırıda bulunmak suçundan TCK'nun 102/1. maddesinden ayrı ayrı 2 şer yıl hapis cezasıyla cezalandırılmıştır. Dava dosyasında sanığın mağdurelere karşı bu suçu birkaç hafta öncesinde işlediğine dair mağdurların beyanını doğrulayan hiçbir delil yoktur. Mağdurlar olaydan sonra hemen şikayetçi olmadıkları gibi bu durumu anlattıkları bir tanıkları da bulunmamaktadır. Durakta gerçekleştiği iddia edilen cinsel saldırıları gören yoktur. Olay yerini gösteren bir kamera kaydı da bulunmamaktadır. Sanığın ikrar niteliğinde bir suçu itirafı da olmadığından yalnızca mağdur beyanı ile bir cinsel suç ispatlanamaz. Mağdur beyanını doğrulayan kuvvetli, yan ya da başka bir delil olmalıdır. Bütün elden gelen çaba gösterilmesine rağmen hiçbir delil elde edilemediği hallerde eğer mağdur beyanı ile sonuca gidilmek zorunda kalınmışsa bu ifadenin sınanarak doğruluğu, güvenilirliği ve inanılırlığı araştırılmalıdır. Mağdurlar daha önceden olayı kolluğa intikal ettirmemişler ve herhangi bir başvuruları olmamıştır. Durakta kendilerine laf atıp sarkıntılık yapan kişinin sanık olduğunu iddia ederek olay günü yakalanması için birlikte emniyeti aramışlardır. Emniyeti arama konusunda mağdur beyanları birbiriyle çelişkilidir. Yine mağdurlar karşılıklı olarak her birine yapılan cinsel saldırıları görmemişler ve tanıkta değildirler. Davada talep edildiği halde sanıkla duruşmada yüz yüze gelerek bir teşhiste yapılmamıştır. Mağdurların yanıldıklarına ve okul durağının kalabalık olduğu için suçun işlenemeyeceğine dair sanığın savunmasını geçersiz kılan hiçbir sebep yoktur. Mağdurların beyanlarını doğrulayan başkaca bir delil olmadığından mahkumiyet hükmü verilemez. Delil olmayan hallerde yalnızca mağdur beyanına itibar edilemez. Mağdurlara karşı cinsel saldırı suçunu sanığın işleyip işlemediği şüpheli olduğundan mahkumiyet hükmünün bozulması gerekirken onanmasına dair sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.