4. Hukuk Dairesi 2020/1514 E. , 2021/161 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Moda Konfeksiyon San. Tic. AŞ aleyhine 08/05/2014 gününde verilen dilekçe ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesine dayalı alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/12/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenil…
**4. Hukuk Dairesi 2020/1514 E. , 2021/161 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Moda Konfeksiyon San. Tic. AŞ aleyhine 08/05/2014 gününde verilen dilekçe ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesine dayalı alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/12/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 79. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; dava dışı ... Tekstil San. Tic. ve Pazarlama AŞ’nin vergi borçları nedeniyle hakkında 6183 sayılı Kanun’a göre takibe geçildiğini, bu nedenle davadışı vergi borçlusu şirket ile ticari ilişkisi bulunan davalı şirkete de anılan Kanun’un 79. maddesi kapsamında haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ihbarnameye davalı şirket tarafından yasal süresinde itiraz edilmediğini, dava dışı vergi borçlusu şirketin haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinden sonra 2013 yılı Temmuz döneminde davalı şirkete 346.338 TL tutarında mal ve hizmet satışı yaptığının tespit edildiğini, davalı şirketin haciz ihbarnamesi tebliğinden sonra kesilen bu fatura nedeniyle vergi dairesine ödeme yapmadığını belirterek haciz ihbarnamesindeki tutar olan 196.604,50 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; dava dışı şirketle aralarında kira sözleşmesinin bulunduğunu, kira borcuna karşılık, kira sözleşmesinin yapıldığı 13/01/2007 tarihinde 120 adet bononun (15.000$x120) dava dışı vergi borçlusu şirkete verildiğini, söz konusu 346.338 TL tutarındaki faturanın 2013 yılı kira bedeline ilişkin olarak dava dışı şirket tarafından davalı şirket adına kesildiğini, ancak bu fatura nedeniyle dava dışı şirkete yeni bir ödeme yapmadıklarını, kira borcunu daha önce ödemiş bulunduklarını, dava dışı şirketin davalı şirketten bir alacağının kalmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek davalı şirketin, vergi borçlusu dava dışı şirkete borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.