10. Hukuk Dairesi 2010/14498 E. , 2012/1085 K. "" Dava, meslek hastalığı nedeniyle sigortalıya yapılan yardımlar sonucu oluşan Kurum zararının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra iş…
**10. Hukuk Dairesi 2010/14498 E. , 2012/1085 K.** **"İçtihat Metni"** Dava, meslek hastalığı nedeniyle sigortalıya yapılan yardımlar sonucu oluşan Kurum zararının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 62. maddesine göre; "İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur." Süresi içinde ödeme emrine yapılan itiraz ile icra takibi kendiliğinden durur (İİK mad. 66). İtiraz ile duran takibe devam edilebilmesi için, alacaklının itirazı ya mahkemede iptal ettirmesi (İİK mad. 67) veya İcra Hakimliği'nde kaldırtması (İİK mad. 68-68 a) gerekir. Somut olayda, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği tarihe ilişkin dosya içerisinde bilgi ve belge yoktur. Hal böyle olunca, ödeme emrinin davalıya ne zaman tebliğ edildiği araştırılarak icra takibine itirazın yasal süre içerisinde yapılıp yapılmadığı belirlenerek, varılacak sonuca göre karar verilmemesi isabetsizdir. 2-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesinde; “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya haksahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22 nci maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı (…)(2) Kurumca işverene ödettirilir. İşçi ve işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.” hükmüne yer verilmiştir.