10. Hukuk Dairesi 2021/10027 E. , 2021/16503 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmadan sonra ilâmında belirtilen nedenlerle davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Dosyadaki yazı…
**10. Hukuk Dairesi 2021/10027 E. , 2021/16503 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmadan sonra ilâmında belirtilen nedenlerle davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Yargıtay Hukuk Genel Kurulun 16.03.2005 tarihli 2005/13 - 97 Esas, 2005/150 Karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; bilindiği gibi, ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. ve ardından gelen maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiş; 176. maddede, davanın her iki tarafının da, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurulabileceği; 177. maddede, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği belirtilmiştir. Bunun yanında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176/2. maddesine göre de; Aynı davada, tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. Uyuşmazlıkla doğrudan ilgisi bulunduğundan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun, 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. - 1948/3 K. ve belirtilen içtihatın değiştirilmesine gerek olmadığına dair 13.05.2016 tarih ve 2015/1 E. - 2016/1 K. sayılı kararları uyarınca ve ıslah tarihi dikkate alındığında bozmadan sonra ıslah yapılabilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun ile HMK’ nın değişen 177/2. fıkrasında “ Yargıtay’ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” hükmü ile bozma kararından sonra ıslah yapılabileceği belirtilmiş ise de, eldeki davada ıslah tarihi 14.01.2020 olup, anılan değişikliğin uygulanması mümkün olmadığından, bozma sonrası davacı kurum vekilinin talep sonucunu ıslah ederek artırdığı miktar nazara alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı tarafın bu yönleri amaçlayan itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.