Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/1041 E. , 2024/3929 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1041 Karar No : 2024/3929 TEMYİZ EDENLER: 1- DAVALILAR I- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... II- ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av.... 2- (Davalı Yanında Davaya Katılan) ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. .... KARŞI TARAF (DAVACI): ... Mad. İnş. Nak. ve Tic. Ltd.Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararı…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/1041 E. , 2024/3929 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1041 Karar No : 2024/3929 TEMYİZ EDENLER: 1- DAVALILAR I- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... II- ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av.... 2- (Davalı Yanında Davaya Katılan) ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. .... KARŞI TARAF (DAVACI): ... Mad. İnş. Nak. ve Tic. Ltd.Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, ... ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde yer alan S:... ve S:... sicil numaralı II-(a) grubu maden ruhsatlarının sahibi olan davacı şirket tarafından, ruhsat sahaları içerisinde Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü adına tesis edilen ... sayılı ve ... sayılı hammadde üretim izin belgelerinin iptal edilmesi talebiyle yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin davalı idare işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları ve yargı kararlarının mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacı şirkete ait S:... ve S:... sicil numaralı II-(a) grubu maden ruhsatı sahaları içerisinde Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü adına tesis edilen ... sayılı ve ... sayılı hammadde üretim izin belgelerinin düzenlenmesi, süresinin uzatılması ve izne konu Projenin değiştirilmesi işlemlerine yönelik sürecin mevzuata uygun olarak işletildiği ve hukuka uygun olduğu görülmekle birlikte, işletme izinleri de bulunan maden ruhsatı sahaları ile çakışan söz konusu hammadde üretim izni belgelerinin sahalarında düzenlendiği ve uzatıldığı 2018 yılından itibaren herhangi bir üretim faaliyetinin bulunmaması, çakışma nedeniyle madencilik faaliyetlerine engel olması ve kaynak kaybına yol açması, ayrıca bölgede alternatif hammadde üretim alanlarının bulunması hususları dikkate alındığında oluşan mevcut durum karşısında kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılan hammadde üretim izni belgelerinin iptal edilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, ... sayılı hammadde üretim izinli sahanın en son süre uzatım döneminde mahallinde tetkik edildiği, ... sayılı hammadde üretim izin belgesi süresi içinde sahada hiç üretim yapılmadığı beyan edildiğinden nazari tetkik sonucu uzatıldığı, hammadde üretim izni sahalarının denetlenmesi gerektirecek bir durumla karşılaşılmadığı, ... sayılı hammadde üretim izin belgesi düzenlendikten sonra sahada Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından hammadde üretim faaliyetinde bulunulduğu ve çalışma yapılan yıllara ait faaliyet bilgi formlarının Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne iletildiği, ... sayılı sahada ise Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından faaliyette bulunulmadığı ancak Bölge Müdürlüğüne ait projeler kapsamında hammadde üretiminde bulunulacağının beyan edildiği, hammadde üretim izin belgeleri düzenlendiği tarihte mahallinde Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından inceleme yapıldığı, hammadde üretim izin belgesi düzenlenecek alanlarda herhangi bir yatırımının olmadığının tespit edildiği, Genel Müdürlüğe ortak kırma-eleme tesis projesi hakkında hiç bir bilgi verilmediğinden bahisle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından davacının davaya konu başvurusuna, hammadde üretim izin sahalarının ruhsat hukuku devam ettiği sürece ancak izin sahibi kurumca terk talep edilmesi durumunda iptal edilebildiği, bu kapsamda hammadde üretim izin belgelerinin iptali talebi konusunda yapılacak bir işlem bulunmadığı şeklinde cevap verildiği, ... sayılı hammadde üretim izinli saha için izin sahibinin 05.08.2020 tarihli dilekçesi ile izin belgesinde belirtilen mevcut projenin tamamlanmak üzere olması nedeniyle proje adının "Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü Ağında Bulunan Muhtelif Yolların Yapım, Bakım ve Onarım projesi" olarak değiştirilmesinin istenildiği ve talebin 12.08.2020 tarihli Genel Müdürlük yazıları ile uygun bulunduğu, sahada kaynak kaybı olduğuna ilişkin gerekçenin dayanaksız olduğu, davacı tarafından 2018 yılı içinde yapılan üretimin (iki maden sahası için) toplam 725 bin ton olduğu, ancak davacının yıllık üretim beyanının bin ton (her bir saha için), davacının mevcut şekilde üretimine devam etmesi halinde sahada 173 yıl yetecek kadar rezervin bulunduğu, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından hammadde üretim izin belgelerinin kamu projelerinde kamu yararı çerçevesinde kullanıldığı, dönemsel olarak artan iş yükü kapsamında stokta bekletilen hammaddeden faydanıldığı, ruhsat sahaları gibi süreklilik arz eden bir faaliyet olmayıp gerekli görüldüğü hallerde faaliyette bulunulduğu, Mahkemece teorik bir yaklaşımla hammadde üretim izin belgelerinin rezerv kaybına neden olduğu gerekçesi ve bunun uygulamada bir karşılığı olmamasına rağmen, izinlerin iptaline sebep olarak gösterilmesinin hukuka uygun olmadığı, hammadde üretim izin belgesinin hukuka uygun olduğu açıklaması yapıldıktan sonra iptal için yerindelik denetimi yapılarak hammadde üretim izin belgeleri olmasaydı üretim yapılması imkanı olduğu gerekçesiyle iptale yönelik verilen kararda hukuki denetim sınırlarının aşıldığından bahisle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idareler yanında katılan Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından ise, idareleri adına davacının işletme izni dışında kalan alanlarda, Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz köprüsü dahil) Odayeri-Paşaköy kesimi işinde kullanılmak üzere ... tarihinde ... izin numarasıyla 2-A grubu diyabaz sahasına ait 5 yıl süreli izin belgesi verildiği, bu alanın yap-işlet-devret modeli ile yapılması işi kapsamında yol yapımı çalışmalarında kullanılmak üzere görevli şirkete verildiği, Kuzey Marmara Otoyolu (3. Boğaz köprüsü dahil) Odayeri-Paşaköy kesimi işi çalışmaları tamamlanarak Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve bir kısım bağlantı yolları 26.08.2016 tarihinde trafiğe açıldığı ancak bahse konu projenin devamı niteliğinde olan Kınalı-Odayeri(bağlantı yolları dahil) kesiminin yap-işlet-devret modeli ile yapılması işi kapsamında üst yapı ve beton agregası üretiminde kullanılmak üzere görevli .... Yatırım ve işletme A.Ş.'e sözleşme gereği tahsis edildiği, 31.10.2018 tarihinde hammadde üretim izin belgesi süresinin uzatılmasının istenildiği ve davalı idarece (Mapeg) tarafından 01.08.2019 tarihli yazı ile hammadde üretim izin belgeleri süresinin 05.11.2018 tarihinden itibaren 5 yıl daha uzatıldığı, ... sayılı hammadde üretim izin belgesinin de yine davacının işletme izin alanı dışında kalan alanlarda Kuzey Marmara Otoyolu (3.Boğaz Köprüsü dahil) projesi Kınalı-Odayeri (bağlantı yolları dahil) kesimi ve civarındaki diğer yolların yapım, bakım ve onarımı işinde kullanılmak üzere verildiği, Kuzey Marmara Otoyolunun sadece köprü ve onun İstanbul içi bağlantı yollarından ibaret olmadığı, Sakarya'dan başlayıp şimdilik Kınalı'da son bulan toplam 436 km'lik bir yol ağı olduğu ve 8 etaptan oluştuğu projenin 398 km'lik 7 etaplık kesiminin tamamlandığı 8. Etap olan Nakkaş-Başakşehir kesiminin henüz yapımının tamamlanmadığı, 38 km uzunluğundaki 8. Etabın Nakkaş-Başakşehir (bağlantı yolları dahil) kesiminin YİD modeli ile yapılması işletilmesi ve devri işi kapsamında yol yapım çalışmalarının devam ettiği, ancak mahkemenin iptal kararı üzerine yapım çalışmalarının durduğu, Kuzey Marmara Otoyolunun yapımı devam eden 8. Etabına konu işi yap-işlet-devret modeli kapsamında görevli şirket olan ... Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş. Tarafından 04.01.2022 tarihinde "Çiftalan ocağı için" 14.01.2022 tarihinde ise "Ağaçlı Taş ocağı için" talepte bulunduğu, talebin 17.02.2022 tarihinde uygun görülerek otoyol yapım sürecinde kullanılmak üzere görevli şirkete tahsis edildiği, Nakkaş-Başakşehir (bağlantı yolları dahil) kesiminin YİD modeli ile yapılması, işletilmesi ve devri işi kapsamında tahsisi yapılan iki hammadde üretim izin sahasının da özellikle rezerv kapasitesi ve malzeme kalitesi yönleri ve malzemenin otoyola taşıma mesafesi (35 km) uygun nitelikteki tek seçenek olması nedeniyle kritik öneme sahip olduğu, proje sahasına nisbeten daha yakın mesafedeki özel firmalarca işletilen taş ocaklarının Yap-işlet-devret projesine ait Karayolları Teknik Şartnamesine uygun nitelikte üretim şartlarını sağlamadığı, davaya konu hammadde üretim izin sahalarının Nakkaş-Başakşehir (Bağlantı yolları dahil) kesiminin YİD modeli ile yapılması, işletilmesi ve devir işi sözleşmesi kapsamında görevli şirkete işbu dava devam ederken tahsis edildiği, temyiz edilen karar nedeniyle yüksek maddi kaynak gerektiren Yap-işlet-devret projesine ait yapım işlerinin aksadığı, yol yapım işlerinde sadece kamu yararı değil üstün kamu yararı olduğu, davaya konu hammadde üretim izin belgelerinin sadece Kuzey Marmara Otoyolunun devam eden kesimleri haricinde Kuzey Marmara projesine bağlantılı yollar kapsamında "Sarıyer-Kilyos Tüneli" projesi kapsamında ihtiyaç duyulan hammaddenin de dava konusu sahalardan temin edileceği, İstanbul havaalanına bedelsiz olarak ulaşım sağlayan tek hat olan Hasdal-Kemerburgaz-Yassıören-Subaşı Devlet yolunun emniyetle kullanılması için sürekli bakım ve onarımı için de davaya konu hammadde üretim izin sahalarının kullanılması gerektiği, Kuzey Marmara Otoyolunun uluslararası transit yol özelliği dikkate alındığında İstanbul ili dahil tüm Marmara bölgesinin afet ve deprem riski yüksek alanlar içinde kaldığı, karayollarının afet ve deprem risklerine karşı öncesi ve sonrasında oluşabilecek hasarların giderilmesine yönelik çalışmalar için Çiftalan ocak sahasının alternatifi bulunmadığı, İstanbul ilinde artan nüfusa paralel olarak ihtiyaç duyulan yol ve altyapı tesislerinin karşılanabilmesi için dava konusu hammadde üretim izin belgelerinin alternatifi bulunmadığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bölgede fazlası ile alternatif alan olduğu açıklamasının soyut ve bilimsellikten uzak olduğu, bilirkişilerin somut nitelik taşımayan öznel yorumlarda bulunduğu, mahkemeyi yönlendirici açıklamaların olduğu, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda hammadde üretim izin belgeli sahaların 2018 yılından itibaren kullanılmadığı belirtilmekteyse de söz konusu sürede Maden Kanunun 7. madde izinlerinin tamamlanma sürecinin yürütüldüğü, Çiftalan ocak sahasına isabet eden ormanlık alan için 24.06.2021 tarihinde maden işletme izni, enerji nakil hattı, kırma-eleme,pasa döküm alanı izni ile 14.06.2022 tarihli olur ile açık işletme, yol, pasa ve döküm alanı izni alındığı, ardından hüib sahasının yol yapım çalışmaları kapsamında yükleniciye tahsis edilip üretim için ön çalışmaların yürütülmeye başlandığı, davacının maden sahalarının kendilerine verilen hammadde üretim izin belgeli sahalar içinde kalmasının sonradan meydana gelen bir durum olmadığı, davacının bu durumu bilerek ihaleye girdiği, hammadde üretim izin belgelerinin veriliş tarihi ile davacıya verilen işletme izin tarihleri dikkate alındığında Karayolları Genel Müdürlüğü'nün müktesep hakkının bulunduğu, hammadde üretim izin belgelerinin olduğu bölgede davacıya ait birbirine mücavir birden fazla işletme izin alanı bulunduğu, iki saha arasında kalan belli miktardaki rezervin alınabilmesi için belgelerin iptal edilmesinin zorunlu olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Karayolları Genel Müdürlüğünce sahada dört yılı aşkın zamandır üretim yapılmadığı, idarece belirlilik ilkesine uyulmayarak madencilik çalışmalarının engellenmeye çalışıldığı, sahada kaynak kaybı oluştuğunun bilirkişi raporu ile sabit hale geldiği, sahanın büyük bir kısmı kullanılamamasına rağmen 725 ton üretim yapıldığı, temyize konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ile davalı yanında katılanın yürütmenin durdurulması talebi yönünden dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının İstanbul ili ... ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde ... ve ... sayılı II-A grubu kumtaşı işletme ruhsatı ve izni bulunmaktadır. ... sayılı II-A grubu işletme ruhsatı 22.01.2014-2024 yılları arası geçerli olup 94.96 hektarlık bir alanı, 16.02.2017 tarihinde verilen işletme izni ise 66.61 hektarlık bir alanı kapsamaktadır. ... sayılı işletme ruhsatı ise 22.01.2014-2024 tarihleri arasında geçerli olup, 99.97 hektarlık bir alanı, 20.02.2017 tarihinde verilen işletme izni ise 31.79 hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Davacı tarafından ... tarihli ... sayılı başvuru dilekçesi ile davalı MAPEG'e başvurularak ruhsat sahasında Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü adına ... tarihli ... sayılı 60.28 hektarlık alanda hammadde üretim izin belgesi ile yine aynı iş ve proje için Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü adına ruhsat alanında verilen ... tarihli ... sayılı 25.13 hektarlık hammadde üretim izin belgelerine konu 3. Boğaz Köprüsü ve bağlantı yollarının yapım işi tamamlandığı ve ocaklarda uzun süredir faaliyet bulunmadığı, şirketlerinin yüksek örtü tabakalı bu ocaklarda teknik açıdan daha uygun ve güvenli işletme faaliyetinde bulunması ve verimli, emniyetli ve planlı üretim yapılabilmesi için ruhsat sahaları içinde kalan hammadde üretim izinli sahalarda faaliyette bulunmaları gerektiği belirtilerek Maden Kanunu gereği hammadde üretim izin belgelerine konu edilen iş sona erdiğinden Karayolları Genel Müdürlüğüne bilgi verilerek ruhsatların sonlandırılması talebinde bulunulmuştur. Bu talebin zımnen reddi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Maden Kanunu'nun 14. maddesinin 18. fıkrasında "Kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için Genel Müdürlükçe ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına izin verilir. Üretim yapılacak yerlerde ruhsatlı alanlar var ise kamu yatırımının ihtiyacı olan üretim madencilik faaliyetlerine engel olmayacak ve kaynak kaybına yol açmayacak şekilde yapılır. Bu izinler çerçevesinde yapılacak üretimden Devlet hakkı alınmaz ve izinler proje süresini aşamaz. (Ek cümleler: 4/2/2015 – 6592/10 md.) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun kapsamında Yap-İşlet-Devret modeli ile yapılan kamu yatırımları için, ihale sözleşmelerinde hammadde temin sorumluluğunun görevli şirket yükümlülüğüne bırakılması hâlinde hammadde üretim izni sözleşme konusu işte kullanılmak ve proje süresiyle sınırlı olmak üzere görevli şirkete de verilir..." hükmüne yer verilmiştir. Maden Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelikte geçen ... t) Hammadde üretim izni: Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya yap-işlet-devret modeli ile yapılan kamu yatırımları için görevli şirketçe projelerde kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için verilen izni, ... ifade eder." düzenlemesi, "Müracaat" başlıklı 59. maddesinde; "(1) Yol, köprü, baraj, gölet, liman, enerji santrali gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için izin almak üzere kamu kurum ve kuruluşlarınca Ek-18’de yer alan örneğe uygun olarak yapı hammaddesi talep projesi hazırlanır. Talep yazısına eklenen bu proje ile Genel Müdürlüğe müracaat edilir. ..." düzenlemesi, "Talebin değerlendirilmesi" başlıklı 60. maddesinde; "(1) Hammadde üretim izni talep edilen alanda ruhsatlı saha bulunması halinde, yapılacak hammadde üretiminin madencilik faaliyetlerine engel olup olmayacağı ve kaynak kaybına yol açıp açmayacağı göz önünde bulundurularak mahallinde tetkik yapılır. Heyetin saha mahallinde yapacağı tetkik tarihi, hammadde talep sahibi ile ruhsat var ise ruhsat sahibine bildirilerek tetkik tarihinde saha mahallinde bulunulması istenir. İlgililerin, heyetin mahallinde yapacağı tetkike katılmamaları durumunda tetkik re’sen yapılabilir. ... " düzenlemesi, "Hammadde üretim izin belgesinin verilmesi ve uzatılması" başlıklı 62. maddesinde; "(1) Genel Müdürlükte yapılan değerlendirmeler sonucunda, hammadde üretimi için en fazla proje süresi sonuna kadar Ek-19’da yer alan hammadde üretim izin belgesi talep eden kamu kurum ve kuruluşuna verilir. ... (8) Hammadde üretim izni verilen alanın seçilmesi, küçültülmesi, büyütülmesi, yerinin değiştirilmesi, üretim faaliyetinin durdurulması, üretim izninin uzatılmasına Bakanlık yetkilidir. Alan değişikliklerinde yapı hammaddesi talep projesi ekindeki haritalar revize edilir. Kanuna göre verilmiş ruhsat alanlarında kaynak kaybına yol açacak ve işletme faaliyetlerine engel olacak şekilde hammadde üretim izni verilmez. (9) Hammadde üretim izin belgesinin uzatılması zorunluluğunun doğması halinde Ek-18’de yer alan yapı hammaddesi talep projesi ve ekinde verilmesi gerekli harita ve çizimler ile üretim izin belgesi süresi bitmeden önce Genel Müdürlüğe müracaat edilmesi zorunludur. Süre uzatım işlemlerinde de beşinci ve altıncı fıkra hükümleri uygulanır." düzenlemesi, ''Hammadde üretim izin belgesi verilen alanların denetlenmesi'' başlıklı 68. maddenin 1. fıkrasında '' Hammadde üretim izin belgesi verilen alanlarda yürütülen faaliyetler; herhangi bir şikayet, talep veya Genel Müdürlüğün uygun gördüğü hallerde mahallinde denetlenebilir..'' düzenlemesine, "Faaliyetlerle ilgili hak ve sorumluluklar" başlıklı 69. maddesinde; " (1) Üretim izin belgesi verilen alanda ruhsat olması durumunda ruhsat sahibi, ruhsat sahası içinde kamu kurum ve kuruluşu veya görevli şirketten, hammadde üretim izin belgesi verilen alanla ilgili olarak herhangi bir hak talep edemez. Hammadde üretim izin belgesi verilen alanda yapılan üretim faaliyeti ruhsat sahibi tarafından engellenemez ve faaliyete müdahale edilemez. Üretim izni verilen kamu kurum ve kuruluşu veya görevli şirket, ruhsat sahibinin faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyecek, kaynak kaybına neden olabilecek faaliyetlerde bulunamaz." düzenlemesi, ''Hammadde Üretiminin amaç dışı kullanılması ve hammadde üretim izni olmadan üretim yapılması '' başlıklı 70. maddesinin 3. fıkrasında '' Hammadde üretim izin alanından üretilen hammaddenin kamu kurum ve kuruluşunca yapılan projeler dışında kullanıldığının veya ticarete konu edildiğinin tespit edilmesi halinde, faaliyeti gerçekleştirene amaç dışı kullanılan hammaddenin ocak başı bedelinin iki katı tutarında idari para cezası verilir. Yapılan üretimin projede belirtilen amaç dışında kullanımının ikinci kez tespiti halinde hammaddenin ocak başı bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanarak izin iptal edilir.'' düzenlemesi, "Üretim izin süresinin sona ermesi" başlıklı 72. maddesinde; "(1) Yapı ve inşaat hammadde üretim izni verilen hammadde üretim izin sahibi, faaliyetin sona ermesi veya iznin iptal edilmesi halinde üretim yapılan alanı, çevre ile uyumlu hale getirerek ve emniyet tedbirlerini alarak, diğer mevzuat gereği alınan izinler ve verilen taahhütler çerçevesinde terk etmek zorundadır. Bu hususlar yerine getirilinceye kadar hammadde üretim izin sahiplerinin cezai ve hukuki sorumlulukları devam eder. (2) Terk taleplerinde, sahada gerekli emniyet tedbirlerinin ve çevresel önlemlerin alındığına dair terk raporu ve sahanın son durumunu gösterir imalât haritası verilir. Sahada faaliyette bulunulmamış ise hammadde üretim izin sahibi, sahada faaliyette bulunulmadığını ve alınacak bir önlem olmadığını Genel Müdürlüğe bildirir. Genel Müdürlük bu beyana dayalı olarak terk talebini mahallinde tetkik yapmadan da değerlendirebilir. ..." düzenlemesi getirilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının İstanbul ili, ... ilçesi,... Köyü sınırları içerisinde yer alan E... ve E:... sayılı ruhsat sahalarında Karayolları Genel Müdürlüğü adına 3. Boğaz Köprüsü ve bağlantı yollarının yapımı projesi inşaatında kullanılacak yapı hammaddesinin üretimi için II-A grubu diyabaz hammadde üretim izni belgeleri düzenlenmiştir. ... sayılı 60.28 hektarlık alan için verilen hammadde üretim izin belgesi ilk olarak 05.11.2013 tarihinden 05.11.2018 tarihine kadar verilmiş ardından 05.11.2018 tarihinden 05.11.2023 tarihine kadar süresi uzatılmıştır. Karayolları Genel Müdürlüğü adına düzenlenen ... sayılı 60.28 hektarlık alan için verilen hammadde üretim izin belgesinde projenin adı kısmında "Kuzey Marmara Otoyolu (İstanbul Boğazı 3. Karayolu geçişi dahil) ve Bağlantı Yollarının Yapım, Bakım ve Onarımı" yazmaktadır. ... sayılı hammadde izin belgesi davacının işletme ruhsatı ve izin tarihinden önce verilmiştir. Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü adına ruhsat alanında verilen ... tarihli ... sayılı kalker hammadde üretim izin belgesinde projenin adı kısmında ise ''Kuzey Marmara Otoyolu'' yazmaktadır. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün 12.08.2020 tarihli İstanbul Valiliği ile Karayolları Genel Müdürlüğüne dağıtımlı yazısında, ... sayılı hammadde üretim izin belgesi ile ilgili olarak Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, taraflarına gönderilen 05.08.2020 tarihli yazı ile proje isminin ''Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü ağında Bulunan Muhtelif Yolların Yapım Bakım ve Onarım Projesi'' olarak değiştirilmesi talebi uygun bulunmuştur. Ancak daha sonra Karayolları Genel Müdürlüğünce 06.10.2021 tarihli yazısı ile hammadde üretim izin belgesi ile ilgili ÇED muafiyetinin bozulmaması için proje adı yeniden ''Kuzey Marmara Otoyolu (İstanbul Boğazı 3. Karayolu geçişi dahil) ve Bağlantı Yollarının Yapım Bakım ve Onarımı'' olarak değişikliği talebi de idarece uygun bulunmuştur. Mahkemece uyuşmalığın çözümlenebilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişilerce, davacı şirkete ait E:... ve S:... sicil numaralı II-a grubu maden işletme ruhsatlı maden sahalarının mevcut durumu, üretim faaliyetlerine başlanıp başlanmadığı, işletme izni olup olmadığı, mevcut durumunun tespiti ile harita üzerinde koordinatlı olarak sınırlarının gösterilmesi, dava konusu Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü adına tesis edilen hammadde üretim izin belgeleri verilen sahanın mevcut durumu, üretim yapılıp yapılmadığı, davacının işletme ruhsatlı maden sahası ile Karayolları Genel Müdürlüğüne verilen hammadde üretim izin belgelerinin koordinatlarının tespiti ile bu iki alanın çakışıp çakışmadığı, çakışmanın tespiti halinde bu çakışmanın davacının maden arama ve işletme faaliyetine engel teşkil edip etmediği, üretim izin belgelerine konu projenin değiştirilmesinin hukuki bir dayanağı olup olmadığı, söz konusu prosedürün usulüne uygun işletilip işletilmediği, muhtelif yol projelerinde kullanılacak olan altyapı malzemesi temini için Karayollarının ihtiyacı olan hammaddenin davacının işletme izin sahası dışındaki bir alandan temin edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi istenilmiştir. İlk derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, heyetin, davacının işletme izinli maden sahası ile Karayolları Genel Müdürlüğü'ne verilen hammadde üretim izin belgesine konu sahalarda çakışma olmadığı, davacı şirkete ve müdahil Karayolları Genel Müdürlüğü'ne verilen sahaların II-A grubu madenler olup aynı kategoride oldukları (diyabaz, kalker, kumtaşı), dava konusu hammadde üretim izin belgelerinin verilmesinin ve üretim izin belgelerine konu projenin değiştirilmesinin hukuki bir dayanağı bulunduğu, hammadde üretim izinleri yasal mevzuata uygun olarak verildiği, ayrıca mevzuata uygun olarak proje uzatımı yapılmış olmakla birlikte, hammadde üretim izinlerinin kurum uhdesinde kaldığı sürece, idarece denetlenmemesi, üretim faaliyetlerinin olup olmadığına yönelik hiçbir yerinde teftiş yapılmaması ve rapor tutulmaması, çakışmanın madencilik faaliyetlerine engel olması, devletin gelir kaybına ve kaynak kaybına neden olması ve iki hammadde üretim izin sahasının da dört yıldan uzun bir süre atıl bırakılması nedeniyle artık yeterlilik koşulu taşımadığı, hammadde üretim izin alanlarının davacının üretim faaliyetleri ile kurulu ve kurulması düşünülen kırma-eleme tesisleri projelerini engelleyici, ürün stok yerlerinin oluşturulması ve döküm alanları gereksinimini daraltıcı durumda olduğu, davaya konu hammadde üretim izin alanlarının II-A grubu madenler olan diyabaz ve kumtaşı sahaları olması, bölge jeolojisi incelendiğinde özellikle kumtaşı olarak zengin bir maden varlığının söz konusu olması, bu nedenle, devlet kurum ve kuruluşlarına devlet yatırımlarında kullanılmak üzere bu tür madenler tahsis edilmek istendiğinde geniş bir alanda kumtaşı, kalker, ve diyabaz sahaları bulunması göz önünde bulundurulduğunda davaya konu hammadde üretim alanlarının alternatifi bölgede fazlasıyla bulunduğu kanaatine vardıklarının belirtildiği görülmüştür. Bilirkişi raporunda, hammadde üretim izin belgelerine dayalı 2018-2021 yılları arası üretim yapılmayarak maden sahasının atıl bir şekilde bekletildiği, Maden Kanununda hammadde üretim izin alanlarındaki çalışma süresi ile ilgili madde bulunmamasının, Devlet kurumlarının maden ruhsatları üzerinde alınmış hammadde üretim izin alanlarında dört yıldan uzun bir süre çalışılmaması için keyfiyet vermemesi gerektiği, kurullarının kanaatine göre, davalı idarece insiyatif alınarak maden sahalarının uzun süre çalıştırılmaması nedeniyle uygulanan yaptırım ve ruhsat iptallerinin hammadde üretim izin belgeleri için de söz konusu olabileceği, Yönetmelik maddelerinde buna uyan ve yaptırımı yasal hale getirecek maddelerde olduğu, "Kanuna göre verilmiş ruhsat alanlarında kaynak kaybına yol açacak ve işletme faaliyetlerine engel olacak şekilde hammadde üretim izni verilmez." kurallarında açıkça kaynak kaybından bahsedildiği belirtilerek, hammadde üretim izin sahalarında üretim yapılmaması noktasına odaklanılmışsa da bilirkişilerce de belirtildiği gibi Maden Kanununda hammadde üretim izin belgelerinin çalışma süreleri ile ilgili bir madde bulunmamaktadır. Hammadde üretim izin belgelerine konu madencilik faaliyetlerinde, maden ruhsatlarında olduğu gibi devamlı üretim yapılması şeklinde bir şart bulunmayıp, üretim yapılması proje amacıyla ve süresi ile sınırlanmıştır. Hammadde üretim izin belgeleri Maden Kanununda belirtilen nedenlerle belirli süreler için kamu kurum ve kuruluşları adına verilmektedir. Projelerin öngörüldüğü sürede tamamlanamaması gibi hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşunca yeniden sunulacak proje değerlendirilerek süre uzatıp uzatmama yönünde idarece karar verilmektedir. Bu nedenle de hammadde üretim izin belgesi süreleri ruhsat süresi gibi uzun tutulmamaktadır. Kamu kurum ve kuruluşlarınca projesi kapsamında ihtiyaç duyulduğu zamanlarda üretim yapılmasında sakınca bulunmamaktadır. Bunun nedeni de hammadde üretim izin belgelerinin kamu kurum ve kuruluşları adına belirli bir proje için en fazla o projenin süresi boyunca verilmesidir. Dosya kapsamından görüldüğü üzere Kuzey Marmara Otoyolunun büyük bir kısmı tamamlanmışsa da Kuzey Marmara Otoyolu ile bağlantılı yolların yapımının tamamlanmadığı, bu kısımların yapımı için Karayolları Genel Müdürlüğünce yap-işlet-devret modeli ile tamamlanmak üzere işin ilgili şirketlere verildiği, bu kapsamda hammadde üretim izni belgelerine duyulan ihtiyacın projenin konusu ve süresiyle sınırlı olmak üzere devam etmekte olduğu anlaşılmaktadır. Netice itibariyle uyuşmazlıkta hammadde üretim izin belgesinde belirtilen projenin tamamlanmadığı ve ilgili kamu kurum ve kuruluşunca hammadde üretim izin belgelerine konu sahadan çıkarılacak hammaddeye ihtiyacın devam ettiğinin beyan edildiği ve bu kapsamda alanların işi yapacak şirketlere tahsis edilebilmesi için yazışmalar yapıldığı anlaşıldığından, Kanunda dayanağı olmamasına rağmen uzun süredir üretim yapılmadığı ve bölgede alternatif yerler olduğundan bahisle aksi yönde verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamıştır. Ancak davalı yanında katılan tarafından, projenin konusu dışındaki bir takım Devlet yollarının yolların bakım ve onarımı ve farklı sebeplerle dava konusu edilen hammadde üretim izin belgelerine ihtiyaç duyulduğu belirtilmişse de projenin konusu Kuzey Marmara Otoyolu ve bağlantılı yolların yapım, bakım ve onarımı (hizmete alınıncaya kadar) işinden ibaret olup bu amaç dışında dava konusu edilen belgelere dayalı üretim yapılmasına imkan bulunmamaktadır. Hammadde izin belgelerinin proje tamamlandıktan sonra farklı nedenler ve projeden bağımsız yolların bakım ve onarımı adı altında bir üretim yapılması hallerinde bu alanların davalı idarece denetlenmesi için herhangi bir şikayet veya talep yeterli olduğu gibi Yönetmelikte hammadde üretiminin amacı dışında kullanılması halinde uygulanacak yaptırımlar sıralanmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İstanbul 8. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 27/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.