8. Hukuk Dairesi 2023/2423 E. , 2025/1113 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2632 E., 2023/497 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/47 E., 2021/184 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf edil…
**8. Hukuk Dairesi 2023/2423 E. , 2025/1113 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2632 E., 2023/497 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/47 E., 2021/184 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul ili Şile ilçesi İsaköy mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1447 ada 4 parsel sayılı 1.397,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenlerine dayalı olarak, fındıklık vasfıyla, davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu İsaköy mahallesi 1447 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalılar yararına zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücüsü süre geçtikten sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "geçmiş tarihli hava fotoğrafları uzman bilirkişi aracılığıyla değerlendirildiğinde, çekişmeli taşınmaz üzerinde tespit dışı bırakılma tarihinden önce de zilyetliğin bulunduğu, raporda (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden tespit tarihine kadar zilyetliğin sürdüğü, (B) harfi ile gösterilen bölüm üzerinde ise 1992, 2013 ve 2017 yılına ait uydu fotoğraflarına göre tarımsal amaçlı bir kullanım bulunmadığı ve bu kısmın orman ağaçları ile kaplı ağaçlık vasfında olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden zilyetlik ile iktisap koşullarının oluştuğu, (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden ise, 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddesi uyarınca zilyetlikle iktisap koşullarının davalı lehine gerçekleşmediği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, bilirkişi heyeti raporunun ekindeki krokide (B) harfiyle gösterilen bölümün kadastro tespitinin iptali ile ağaçlık vasfıyla Hazine adına tesciline, geriye kalan bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.